İnme sessizce geliyor! Sağlık Bakanlığı uyardı, belirtileri sakın görmezden gelmeyin
29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında Sağlık Bakanlığı, inmenin aniden gelişen ve acil müdahale gerektiren bir tıbbi durum olduğunu hatırlattı. Bakanlık, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, vücutta uyuşma veya güçsüzlük gibi belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Erken müdahale hayat kurtarırken, şüpheli durumlarda derhal 112 Acil Servis’e başvurulması öneriliyor.
Sağlık Bakanlığı resmi sosyal medya hesabından inme ile ilgili detayları paylaştı. İnmenin, aniden gelişen ve hızlı müdahale gerektiren tıbbi bir acil durum olduğu belirtildi. İşte Bakanlığın o paylaşımı;
Uzmanlar, inmenin beyin damarlarının tıkanması veya yırtılması sonucu ortaya çıkan acil bir durum olduğunu belirterek, erken müdahale ve rehabilitasyonun kalıcı hasar riskini büyük ölçüde azalttığını bildirdi.
Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniğinden Doç. Dr. Mehmet Demir, 29 Ekim Dünya İnme Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, inmenin, beyin damarlarının tıkanması veya yırtılması sonucu ortaya çıkan ani bir beyin hasarı olduğunu söyledi.
İnme sırasında beyne giden kan akımı ne kadar uzun süre kesilirse, kalıcı hasar ve sakatlık riskinin o kadar arttığını belirten Demir, "İnme, kalp krizi kadar acil bir durumdur ve halk arasında 'beyin krizi' olarak da adlandırılır. İlk 4,5 saat içinde gelen uygun hastalara damar içi pıhtı çözücü tedavi uygulanabiliyor. İlk 6 saate kadar, bazı durumlarda 24 saate kadar mekanik trombektomi yapılabiliyor." dedi.
Demir, ancak geç kalmanın bu tedavi şansını ortadan kaldırdığını ve kalıcı felç riskini artırdığını kaydederek, "Belirtiler başladığında, yani yüzde eğilme, konuşma bozukluğu, kolda veya bacakta güçsüzlük fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112 aranmalı ve hasta en yakın inme merkezine ulaştırılmalıdır. Beklenen her dakika, geri dönüşsüz beyin hücresi kaybı anlamına gelir." diye konuştu.
Toplumda inme farkındalığını artırmak için uygulanan FAST testinin hayati önem taşıdığını aktaran Demir, "FAST testi, öğretmenlerden aile bireylerine, iş yerindeki ilk yardım ekiplerine kadar herkesin kolaylıkla uygulayabileceği bir yöntemdir. Bu farkındalık her yıl binlerce kişinin hayatını kurtarabilir." ifadelerini kullandı.
"YAŞ İLERLEDİKÇE DAMAR SERTLİĞİ VE PIHTILAŞMA EĞİLİMİ ARTAR"
Doç. Dr. Demir, inmelerin yaklaşık yüzde 80'inin damar tıkanıklığına bağlı olduğunu belirterek, hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, ritim bozuklukları, yüksek kolesterol, sigara kullanımı ve obezitenin başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını aktardı.
Bu faktörlerin kontrol altına alınmasının inme riskini büyük ölçüde azalttığını vurgulayan Demir, "Ayrıca yaş ilerledikçe damar sertliği ve pıhtılaşma eğilimi artar. Bu da 60 yaş üzerindeki bireylerde inme riskini yükseltir. Genetik yatkınlık ve stresli yaşam tarzı da dolaylı risk unsurları arasında yer alır." bilgisini paylaştı.
Demir, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin inme merkezinde, tedavi sürecinin acil servisten nörolojiye uzanan hızlı bir algoritmayla yönetildiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Acil serviste inme alarmı verildiğinde, nöroloji ve radyoloji ekipleri eş zamanlı olarak bilgilendirilir. Bilgisayarlı tomografi hızla çekilir, kanama dışlanır. Uygun hastalarda damar içi pıhtı çözücü tedavi başlatılır, gerekirse anjiyografik trombektomi uygulanır. Tedavi sonrası hastalar inme ünitesi veya yoğun bakımda izlenir. Bu süreç hastanemizde 7/24 işler durumdadır."
