"İmamoğlu suç örgütü" davasında flaş gelişme
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 65. duruşması sona erdi. Duruşmada bazı tutuksuz sanıkların savunması alındı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, usule ilişkin beyanda bulundu.
Demir, duruşmanın yapılmaya başlandığı yeni duruşma salonunu değerlendirerek, "Affedersiniz ama burası Maksim sahnesine benziyor. Burada adil yargılama yapılamayacağı nedeniyle yargılamanın asıl yeri olan İstanbul Adliyesi'nde yapılmasını umuyoruz." ifadelerini kullandı.
İmamoğlu'nun savunma yapmamasına ilişkin Demir, susma hakkını kullanan sanığın her zaman bundan feragat edip, savunma yapabileceğini belirtti.
Demir, İmamoğlu'nun bu hakkını kullanmak yönünde bir kararı olmadığını ancak mahkemenin farklı gerekçelerle bunu tutanağa bu şekilde geçirdiğini öne sürdü.
İmamoğlu'nun savunma hakkından vazgeçmediğini belirten Demir, müvekkilinin sorgusunun yapılmasını ve duruşmaya savunmasının alınmasıyla başlanmasını talep etti.
Duruşmada, bazı sanıkların avukatlarının da beyanları dinlendi.
Mahkeme heyeti, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.
İmamoğlu'nun savunması alınacak
Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda konuşan Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Mahkeme başkanı veya hakim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder." maddesi kapsamında, 61. duruşmada salondan çıkarılan izleyiciler hakkındaki tedbirin devam edeceğini ifade etti.
İBB Boğaziçi İmar'ın dosyalarının davaya getirilmesiyle ilgili müzekkere yazacaklarını kaydeden Aylan, reddi hakim talebiyle ilgili de daha önceden karar verdiklerini belirtti.
Aylan, İmamoğlu'nun savunmasının alınmasıyla ilgili talebe ilişkin, "Susma hakkından feragat yasal olarak sanığın hakkı. Geçen celse savunma yapmadığı için susma hakkı olarak değerlendirdik. Sırayla devam edeceğiz, uygun yerde savunmanızı alacağız. Savunmayı engelleme gibi bir durum söz konusu değil." dedi.
5 tutuksuz sanığın savunması alındı
Duruşmada daha sonra salonda hazır bulunan tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı.
Tutuksuz sanık Mehmet Şahin, üzerine atılı suçlamayı reddetti ve hakkındaki "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi.
Hakkında fazla beyan bulunmadığını, buna rağmen şüpheli olarak dosyada yer aldığını savunan Şahin, "Hakkımda verilen beyanlar asılsızdır. Adem Soytekin'le (sanık) eskiden beri tanışıklığım vardır. Soytekin ile 19 Mart'tan önce aramızda geçen telefon görüşmesinin İBB dosyasıyla alakası yoktur. 19 Mart'tan önce İBB soruşturmasından haberdar değildim." diye konuştu.
Tutuksuz sanıklardan Ayşe Hitchins, niye burada olduğunu bilmediğini iddia ederek, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
Hitchins, beraat talebinde de bulundu.
İddianamede şahsımla ilgili iki eylem var"
Başka suçtan tutuklu Baki Aydöner, tedbiren görevden uzaklaştırılmış CHP Genel Merkez yöneticisi ve Parti Meclisi üyesi olduğunu anlattı.
Aydöner, "İddianamede şahsımla ilgili iki eylem var. Ben CHP'liyim diye birçok kişi siyasi savunma yapmamı bekleyecek ama savunmamı hukuki yapacağım. Dosyadan tutuklanan canım kardeşim Bulut Aydöner'in ağabeyiyim. 13 ay sonra ilk defa burada tokalaşabildik. Çünkü ben ayrı dosyadan tutuklu olduğum için yan yana bile gelemedik, yan yana bile oturamıyoruz. Benim ve kardeşimin davaya dahil olma sebebimiz CHP'deki siyasi kariyerim." iddiasında bulundu.
Aziz İhsan Aktaş'ın kendisine 100 bin dolar rüşvet verdiği gerekçesiyle Gaziosmanpaşa Belediyesine ilişkin davadan tutuklandığını aktaran Aydöner, "Aziz İhsan Aktaş bana para vermediğini söyledi. Davamız tutuklu olarak devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Aydöner, üzerine atılı suçlamaları reddederek, şunları kaydetti:
"Eğer bir kişinin malını, mülkünü zorla elinden almışsak, şayet boğazımızdan tek bir haram lokma geçmişse bunun hukuk önünde en ağır şekilde hesabını vermekten de kaçınmayız. Bugün de huzurunuzdayız, karşınızdayız. Sadece tek kişinin kendisini kurtarmak için uydurma beyanlarıyla benim ve kardeşimin hürriyetinin elinden alınmasını kabul edebilmem mümkün değildir. Takdir, karar sizin tabii ki de ama bu konuda geçmişi belli olan ve bizi buraya ateşin içine çekmek isteyen birisinin üzerinden ceza alırsak gerçekten vicdanen çok üzüleceğim. Çünkü bugüne kadar sabıkamızı, ticaretimizi tertemiz tutmamızın sebebi bu."
Bu arada Mahkeme Başkanı Aylan, duruşmada 325 tutuksuz sanığı dinleyeceklerini belirterek, savunma süresi konusunda uyarılarda bulundu.
Eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu, iddianameye konu rüşvet suçlamasını kabul etmedi.
Çakılcıoğlu, iddianamede yer alan ve açık hava reklam alanlarıyla ilgili olan eylem 117'ye ilişkin, "Eylem 117'de belirtilen konuların tarihlerinin önemli bir kısmı benim görev süreme dahil değildir. Eylem 117'deki suçlamaları da kesinlikle kabul etmiyorum." dedi.
"Müzisyenler, sanatçılar zaten ticaretten anlamaz"
Sanıklardan Ercan Saatçi, kimlik tespitinde sanatçı olduğunu söyledi.
Aylık gelirinin 300 ila 400 bin lira arasında olduğunu ve sabıkası bulunmadığını aktaran Saatçi, bir aile şirketine mensup olması nedeniyle burada olduğunu öne sürdü.
Saatçi, "Aile şirketinde ne imza ne de başka bir yetkim vardır. Hayatımda ihale görmedim ve nasıl yapılır inanın bilmiyorum. Müzisyenler, sanatçılar zaten ticaretten anlamaz. Bir para aklama eylemi iddia ediliyor. Banka dekontlarına kadar her şeyi tarafınıza sunduk. Şirketi incelemenizi talep ediyorum. Örgüte üyelik diye bir şey okudum. Vallahi ben hiçbir örgüte üye olmadım. Ben milliyetçi bir insanım. İddiaların her birini reddediyorum. Beraatimi ve yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum." diye konuştu.
Tutuksuz 5 sanığın dinlendiği duruşma savunmaların alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.