HÜDAPAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç Akit TV ekranlarında gündemi değerlendirdi Zehir tacirlerine ve dijital prangalara savaş açtı: "Gençlik yozlaşmıyor, yozlaştırılıyor!"
Toplumun ahlak kalelerini hedef alan uyuşturucu, kumar ve dijital bağımlılık bataklığına karşı HÜDA PAR'dan tarihi bir uyarı geldi. Akit TV ekranlarında gündemi sarsan açıklamalarda bulunan Mersin Milletvekili Faruk Dinç, sadece polisiye tedbirlerin yetmeyeceğini vurgulayarak, nesli korumak için topyekun bir "arındırma" harekatı çağrısında bulundu.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Adalet Bakanlığı, uyuşturucu, fuhuş, yasa dışı bahis ve organize suç örgütleri gibi toplumun kanayan yarası haline gelen suçlarla mücadelede çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Toplum sağlığını tehdit eden uyuşturucu suçlarına karşı daha etkin ve caydırıcı önlemler üzerinde çalışan Bakanlık, sosyal medya platformlarında işlenen suçlara yönelik yeni düzenlemeleri de gündemine aldı. Suç ve suçluyla etkin mücadeleyi esas alan Bakanlık hem yasal düzenlemeler hem de sahadaki uygulamalarla kararlılığını ortaya koyarken, toplumun huzur ve güvenliğini tehdit eden bu yapılarla mücadelede kapsamlı ve titiz bir süreç yürütüyor. Bu kapsamda Türkiye Büyük Millet Meclisi de gerekli yasal altyapının oluşturulması için yoğun mesai harcarken, ilgili komisyonlarda çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü ve Meclis’in bu alanda adeta canhıraş bir şekilde çalışıyor. Yapılması planlanan düzenlemelerin hem suçla mücadelede etkinliği artırması hem de dijital mecralarda sorumluluk bilincini güçlendirmesi hedeflenirken HÜDAPAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Akit TV Ankara stüdyolarında katıldığı programda Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri haline gelen uyuşturucu bağımlılığı, dijital bağımlılık, gençlik politikaları ve uluslararası gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Programda Türkiye’de özellikle gençleri tehdit eden bağımlılık türlerine dikkat çeken Dinç, uyuşturucu kullanımının her geçen yıl arttığını ve toplumun tüm kesimlerini etkileyen ciddi bir güvenlik ve ahlak sorunu haline geldiğini ifade etti. Uyuşturucunun yalnızca bireysel bir sorun olmadığını vurgulayan Dinç, “Bu illet; can güvenliğini, mal güvenliğini, nesil güvenliğini ve toplumun geleceğini tehdit eden çok yönlü bir tehlikedir” dedi.
“UYUŞTURUCU, TERÖR KADAR BÜYÜK BİR TEHDİTTİR”
Uyuşturucu ticareti yapan yapıların organizasyon gücüne dikkat çeken Dinç, bu yapıların zaman zaman terör örgütlerinden daha geniş bir etki alanına sahip olabildiğini belirtti. Dinç, “Bugün baktığımızda uyuşturucu tacirleri toplumun tamamını hedef alıyor. Bu zehir, ayrım yapmadan herkesin kapısına dayanabilecek bir tehdit haline gelmiştir” ifadelerini kullandı. Geçmiş yıllara ait veriler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Dinç, bir yıl içerisinde yüz binlerce operasyon yapıldığını, on binlerce kişinin tutuklandığını hatırlatarak sorunun boyutunun her geçen gün büyüdüğüne işaret etti. Ancak tüm bu operasyonlara rağmen kullanım oranlarının artmasının, mevcut mücadele yöntemlerinin yetersiz kaldığını gösterdiğini dile getirdi.
“SADECE POLİSİYE TEDBİRLERLE ÇÖZÜM MÜMKÜN DEĞİL”
Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin çalışmalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Dinç, sorunun çok boyutlu ele alınması gerektiğini söyledi. Eğitim, sağlık, aile ve sosyal politikaların bu süreçte birlikte hareket etmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Dinç, şu değerlendirmede bulundu: “Bir yerde bataklık varsa sadece sivrisineklerle mücadele ederek sonuç alamazsınız. Asıl yapılması gereken o bataklığı kurutmaktır. Uyuşturucu baronlarıyla, üreticilerle ve dağıtıcılarla kökten mücadele edilmeden bu sorun çözülemez.”
GENÇLİK UYARISI: “YOZLAŞMIYOR, YOZLAŞTIRILIYOR”
Gençlerin içinde bulunduğu duruma da değinen Dinç, gençliğin doğası gereği temiz ve yönlendirilmeye açık olduğunu belirterek, “Gençler yozlaşmıyor, maalesef yozlaştırılıyor. Manevi boşluklar, yanlış rol modeller ve dijital mecraların etkisi gençleri farklı arayışlara itiyor” dedi. Özellikle sosyal medya ve dijital platformların bağımlılık süreçlerinde önemli bir rol oynadığını ifade eden Dinç, ekran bağımlılığı, sanal kumar ve internet bağımlılığının da en az madde bağımlılığı kadar tehlikeli hale geldiğini vurguladı.
“ZORUNLU TEDAVİ ŞARTI GETİRİLMELİ”
Uyuşturucuyla mücadele kapsamında hazırladıkları kanun teklifine ilişkin bilgi veren Dinç, mevcut mevzuatta önemli boşluklar bulunduğunu belirtti. En dikkat çekici önerilerinden birinin bağımlılar için zorunlu tedavi uygulaması olduğunu dile getiren Dinç, “Bir bağımlı tedavi olmayı reddedebiliyor. Bu durum hem kendisi hem de toplum için ciddi riskler oluşturuyor. Zorunlu tedavi şartı getirilmeli” dedi. Bunun yanı sıra, uyuşturucu suçlarına karışan kamu görevlilerine yönelik cezaların artırılması gerektiğini ifade eden Dinç, örgütlü şekilde bu işi yapanlara da daha ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini söyledi.
STK’LARA KRİTİK ROL
Sivil toplum kuruluşlarının önemine de dikkat çeken Dinç, özellikle bağımlılıkla mücadelede gönüllülük esasına dayalı çalışmaların daha başarılı sonuçlar verdiğini ifade etti. Dinç, bağımlı bireylerin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik ve manevi destekle de rehabilite edilmesi gerektiğini belirtti. “Bu mesele sadece bir bakanlığın değil, hepimizin meselesidir” diyen Dinç, toplumun tüm kesimlerine ortak mücadele çağrısında bulundu.
FİLİSTİN MESAJI: “VİCDAN HAREKETİ BÜYÜYOR”
Programın son bölümünde uluslararası gelişmelere değinen Dinç, özellikle Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Gazze’de devam eden saldırıların tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini belirten Dinç, uluslararası toplumun yeterli tepkiyi göstermediğini ifade etti. Daha önce insani yardım girişimlerine katıldığını hatırlatan Dinç, Filistin’e destek amacıyla yürütülen küresel vicdan hareketlerinin önemine vurgu yaptı. Farklı ülkelerden insanların bir araya gelerek yardım organizasyonları düzenlediğini belirten Dinç, bu girişimlerin insanlık adına umut verici olduğunu söyledi. Önümüzdeki günlerde uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek toplantılara da katılacağını ifade eden Dinç, Gazze’deki ablukanın kaldırılması ve saldırıların durdurulması için daha güçlü adımlar atılması gerektiğini sözlerine ekledi.