Milyonlarca yıllık gizemli dünya kapılarını açtı! Bayramda akın akın oraya koştular
Zonguldak'ın doğa harikası ve jeolojik zenginliğiyle büyüleyen mekanlarından Gökgöl Mağarası, Kurban Bayramı tatili boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Şehrin gürültüsünden kaçıp tarihin derinliklerine yolculuk yapmak isteyen binlerce kişi, tatilde soluğu bu gizemli adreste aldı.
Zonguldak'ta doğal güzellikleri ve jeolojik zenginlikleriyle öne çıkan Gökgöl Mağarası, arife günü ve Kurban Bayramı süresince 5 bin 884 ziyaretçiyi ağırladı.
Kent merkezine yakın konumda bulunan mağara, sarkıt, dikit, sütun ve travertenlerden oluşan zengin jeolojik yapısının yanı sıra doğayla bütünleşen yürüyüş alanlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Turizme açık 875 metrelik bölümüyle hizmet veren mağara, çevreyle temas koparılmadan ilerlenebilen yürüyüş aksı, cam köprüler ve seyir terasıyla gezilebiliyor. Giriş bölümündeki bilgilendirme panoları da ziyaretçilere mağaranın oluşumu ve özellikleri hakkında bilgi sunuyor.
Yaklaşık 3 bin 350 metre uzunluğuyla Türkiye'nin en uzun 10'uncu, Zonguldak'ın ise ikinci büyük mağarası konumundaki Gökgöl Mağarası'nın geçmişi karbonifer dönemine kadar uzanıyor.
Yaklaşık 350 milyon yıllık oluşuma sahip mağaranın içerisinden geçen yer altı deresindeki su ise doğal bir sifon aracılığıyla Erçek Deresi'ne ulaşıyor.
Damlataş oluşumları bakımından oldukça zengin olan mağarada, girişten büyük çöküntü salonuna kadar uzanan bölümler "Fosil Giriş", "Astım Salonu", "Harikalar Salonu" ve "Mucizeler Salonu" olarak adlandırılıyor.
Özellikle mağara atmosferinin astım hastalarına iyi geldiğine yönelik bilgiler nedeniyle sağlık ve yaşam turizmi açısından da ilgi gören Gökgöl Mağarası'nı arife günü 757, Kurban Bayramı'nın birinci günü 680, ikinci günü 1509, üçüncü günü 1446 ve dördüncü günü 1492 kişi ziyaret etti.
İstanbul'dan mağarayı ziyaret için gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, gazetecilere Batı Karadeniz'deki doğal güzellikleri görmek için kente geldiklerini söyledi.
Ovalı, Gökgöl Mağarası'nı çok beğendiklerini belirterek, "Bu zamana kadar gördüğüm en güzel mağaraydı. İçerisinde nehrin aktığı, çok orijinal, sarkıtların, dikitlerin olduğu, çok beğendiğim bir mağaraydı. Yolumuz düşerse tekrar gelirim. Zonguldaklı bir arkadaşım 'Madem Zonguldak'a gidiyorsun, mutlaka görmeden dönme.' dedi. Onun için geldim." ifadelerini kullandı.