Hüda Par uyardı: Yeni bir darbenin kilometre taşları döşeniyor!
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Sait Şahin, "Hükümeti uyarıyoruz. Ulusalcı ve milliyetçi Kemalistler eliyle yeni bir darbenin kilometre taşları döşeniyor" dedi.
Ağrı'da partisinin il kongresinde konuşan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Sait Şahin, milliyetçi Kemalistlerin devlete yerleştiğini ve yeni bir darbeye zemin hazırlandığını söyledi.
"ADALET TESİS EDİLİRSE, İNSANLIK HUZUR BULACAK"
Allah'ın adaleti emrettiğini, bundan dolayı da HÜDA PAR olarak siyasetin merkezine insanı, mücadelelerinin merkezine ise adaleti koyduklarını dile getiren Şahin, "Çünkü Allah, insanı değerli yaratmıştır. Yaratılışın, hayatın merkezine insanı koymuştur. İnsana değer vermiştir. 'Biz insanı çok şerefli yarattık, çok değerli kıldık.' diyerek insanı merkeze almıştır. Allah-u Teâlâ insanı merkeze almış ise bizim de insanı merkeze koymamız lazım. İnsan yaşarsa devlet yaşar ve insan yaşarsa dünya yaşar, orada adalet tesis olur. Adaleti mücadelemizin temeline koyduk. Çünkü Allah-u Teâlâ 'Adalet' dedi. 'Muhakkak ki Allah adaleti emrediyor.' Ve peygamberlerin önüne adalet gibi bir görev koydu. Önceliklerini adalet yaptı. Kitabın merkezine adaleti koydu. Tevhidin merkezine adaleti koydu. Adalet tesis edilirse, insanlık huzur bulacak, kardeşlik oluşacak, güven olacak ve gelecek sağlam temeller üzerine bina edilecek. Ama adaletten uzaklaşılır ise kardeşlik bozulur, birlik dağılır; güven, huzur kaosa dönüşür. Ve gelecek maalesef tehlikeye girer. Bu memlekette uzun yıllar boyunca idarede adalet terk edildiği için, adaletten uzaklaşıldığı için kardeşliğimiz bozuldu. Birliğimiz dağıldı ve güven ortadan kalktı, huzurumuz ve geleceğimiz tehlikeye girdi. Adalete dönmek zorundayız. Çünkü adalete dair sıkıntılarımız var, sorunlarımız var, adalete dair gidermemiz gereken arızalarımız var." diye konuştu.
"28 ŞUBAT'IN 'ZİNDAN KUŞLARI' VAR"
28 Şubat yargısının yaşattığı mağduriyetlere dikkat çeken Şahin, "Her ne kadar birileri, '28 Şubat bitti.' diyor ise de maalesef Türkiye'de 28 Şubat bitmedi. Ne sebepleri sonuçları itibariyle ne de mağduriyetleri itibariyle bitmedi. Evet, birilerinin mağduriyetleri giderildi. Sayın Cumhurbaşkanı'nın katılımı ile galası gerçekleştirilen "Gurbet Kuşları" isimli film, bu dönemde başörtüsünden dolayı okuyamamış, gurbete gitmiş 28 Şubat başörtüsü mağdurlarını anlatıyordu. Evet, bu hafızanın bu şekilde canlı tutulmuş olması çok önemli fakat 28 Şubat, 'Başörtülerinden dolayı gurbette okumak zorunda bırakılmışlardır' mağduriyetinden ibaret bir darbe ve mağduriyet değildir. 28 Şubat sadece Gurbet Kuşları'ndan ibaret bir mağduriyet değildir. 28 Şubat'ın 'zindan kuşları' var. Cumhurbaşkanı'nın ifadesi ile 20 yıldır zindanlarda çürüyen kardeşlerimiz var. Zindanlarda 600'e yakın mağdur Müslümandan bahsediyoruz. Bu az bir sayı değil. Çocuklarıyla, anne babalarıyla, akrabalarıyla belki yüz binleri bulan bir mağduriyet var. Ve zindan kuşları adalet bekliyor. Zindan kuşları özgürlük bekliyor. Özgürlüklerinin sağlanmasını bekliyor. Onlar özgürlüklerine kavuşmadığı müddetçe, 28 Şubat'ın oluşturduğu tahribat onarılmadığı müddetçe 28 Şubat bitmiş değildir. Belki o dönemde gurbette okumak zorunda olan birileri milletvekili olmuş olabilir, birileri bakan olmuş olabilir, birileri şu anda iktidarda olabilir ama 28 Şubat bitmemiştir. 28 Şubat'ın bitmesi için adaletin tesis edilmesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.
"KEMALİSTLER DEVLETE YERLEŞİYOR"
Şahin, " Milliyetçi Kemalistler devlete yerleşiyor ve devletin içerisinde kendi borusunu öttürüyor. Yeni bir tehlike yine baş gösteriyor. Buradan yine Sayın Erdoğan'ı uyarıyoruz, Hükümeti uyarıyoruz. Eski derin devletin kilometre taşları yine döşeniyor. Yeni bir darbenin kilometre taşları döşeniyor. Çünkü eski derin devletin bir ayağı ulusalcı Kemalistler idi ise bir ayağı da emniyet üzerinden milliyetçi Kemalistler idi. Bunlar 60 darbesini, 71 ihtilalini, 80 darbesini, 97'deki 28 Şubat'ı gerçekleştirenlerdi. Bunlar darbe konusunda tecrübeliler. Bir taraftan ulusalcı Kemalistler FETÖ'nün boşaldığı yerlere doluşuyor, bir taraftan da milliyetçi Kemalistler devleti ele geçirmeye çalışıyor. İşte bu, tehlike demek, tekrardan eski devletin güçlenmesi demek. Biz de buradan haykırıyoruz." dedi.