• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hayırda Yarışmak ve Öne Geçmek

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Hayırda Yarışmak ve Öne Geçmek

Hayır, Kur’an’ı Kerim’de iyilik, hasenat, salih amel manasına kullanılır bazen de mal ve servet olarak kullanılır. Biz iyilik, hasenat ve salih amel manasını ele alacağız.

Yüce Allah Kur’an’da genelde imandan hemen sonra salih amel kavramını zikreder.

Misal Asr suresinde, “Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna..” (Asr 3)

Tîn Suresinde de, “Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.” (Tîn 95/6) buyrulur.

Allah’u Teâlâ Kur’an’da “hayırda yarışın” “Onlar ki hayırda yarışırlar ve öne geçmek isterler…” buyurur.

Ve mü’minlerin vasfı olarak da hayırda yarışmayı zikreder.

Kur’an’ı hayatlarında bir bir tatbik eden Efendimiz (s.a.s.) ve sahabe-i kiram, bu sebeple olsa gerek hep hayırda yarışmışlar.

Ukbe bin Hâris (r.a.) şöyle anlatır:


 

Bir keresinde Medîne’de Rasûlullah (s.a.s.)’in arkasında ikindi namazı kılmıştım. Allah Rasûlü selâm verip namazı bitirdi ve sür’atle yerinden kalktı. Safları yararak hanımlarından birinin odasına gitti. Cemaat, Peygamber (s.a.s.)’in bu telâşından endişe ettiler. Efendimiz kısa bir süre sonra döndü. Bu acele davranışı sebebiyle ashâbının meraklanmış olduğunu gördü ve şöyle buyurdu:

“Odamızda birazcık altın -veya gümüş- olduğunu hatırladım. Beni hayırda acele etmekten alıkoymasın diye hemen dağıtılmasını emrettim.” (Buhârî, Ezân, Nesâî, Sehv)

Hz. Âişe’den (r. anhâ) rivayet edildiğine göre, Resûl-i Ekrem’in ailesi bir koyun kesmişlerdi. Peygamber (s.a.s.) bir ara: “Ondan geriye ne kaldı?” diye sordu. Hz. Aişe: Sadece bir kürek kemiği kaldı, cevabını verdi.


 

Bunun üzerine Hz. Peygamber; “Desene bir kürek kemiği hariç, hepsi duruyor!” buyurdu. (Tirmizî, Sıfatu’l-kıyâme)

Hz. Ömer (r.a.), neredeyse hayatı hayırda Hz. Ebubekir’e yetişmek veya onu geçmekle geçmiş.

Resûlullah (s.a.s.), bir emir veya dilekte bulunduğunda sahabenin koşarcasına onu yerine getirmeye çalıştığını görüyoruz. Bu sebeple de onların hayatları tıpkı Peygamber efendimizin hayatı gibi Kur’an’la anılarak Kur’an’laşıyor.

Evet, hayır-iyilik, şer ve kötülüğün zıddıdır. İnanan müslüman kötülüğe yanaşmaz, Kur’an’ın ifadesiyle kötülükten şiddetle kaçınır. Ve Müslümanlar kötülükte bir araya gelmez; Allah’ın yasaklarında yardımlaşmazlar.


 

Sadece iyilikte bulunur, iyilikte ve hayırda, güzel amellerde bulunarak birbirleriyle yarışırlar.

Peygamberimiz (s.a.s.)şöyle buyurmuş, “İnsanlardan öyleleri vardır ki, onlar hayra anahtar, şerre de kilittirler. Öyleleri de vardır ki, şerre anahtar, hayra kilittirler. Allâh’ın, ellerine hayrın anahtarlarını verdiği kimselere ne mutlu! Allâh’ın, şerrin anahtarlarını ellerine verdiği kimselere de yazıklar olsun!” (İbn-i Mâce, Mukaddime, 19)

Yüce Allah ise şöyle buyurur: “İşte bunlar iyiliklere koşup, bu uğurda yarışırlar.” (Mü’minûn 23/61)


 

“…Mescid-i Harâm’a girmenizi engellediler diye bir topluma karşı duyduğunuz kin, sakın aşırı gitmenize sebep olmasın. İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın, günah ve haksızlık yolunda yardımlaşmayın. Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın cezası çetindir.” (Mâide 12/2)
Sonuç, her Müslüman Allah ve Resûlünü her husuta örnek olmakla mükelleftir. Kur’an ve sünnetin anlattığı, emir ve tavsiye ettiği Mümine yakışır özellikleri taşımak ve korumak durumundadır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23