• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Hastane değil sanki mezbaha!

Yeniakit Publisher
2013-04-12 21:57:00 - 2013-04-12 21:57:25
Hastane değil sanki mezbaha!

Ramle Hapishanesi’nde 22 yıl kalan ve İsrail’in Hamas’la yaptığı esir takası anlaşmasıyla özgürlüğüne kavuşan Sellame, “Hapishanelerdeki Filistinlilerin durumu tahmin edilenden çok daha kötü. Doktorlar, her hastaya aynı ilacı veriyor ve ilaçlar bağımlılık

GAZZE
İsrail’in Hamas’la yaptığı esir takası anlaşmasıyla özgürlüğüne kavuşan Ekrem Sellame, “Hapishanelerdeki Filistinlilerin durumu tahmin edilenden çok daha kötü” dedi.
İsrail’in Ramle hapishanesinde 22 yıl kaldığını belirten Sellame (40) AA muhabirine, hapishanede geçirdiği sürece ve hapishane şartlarına ilişkin açıklamada bulundu.
Ramle hapishanesini “İsrail’in en kötü hapishanesi” olarak niteleyen Sellame, hapishaneye ait “Ramle” hastanesini de “mezbaha” olarak tanımladı.
Sellame, “Ramle bir hastane değil mezbaha” ifadesini kullanarak, “Hastane oldukça kirli, camları tellerle ya da büyük demir levhalarla çevrili. İçeriye, hava ve güneş ışığı girmiyor. Her yer böceklerle dolu. Bir hasta için zararlı olan ne varsa burada mevcut” diye konuştu.
Sellame, tutuklanmadan önce hastabakıcı olarak çalıştığı için hapishanede arkadaşlarından sorumlu olduğunu, hastalananlarla ilgilendiğini belirterek, tutukluların hastaneye sevk edilmesine bizzat yardım ettiğini söyledi.
Hapishanenin ana kapısına ulaşmak için 26 elektronik kapıdan geçildiğini kaydeden Ekrem Sellame, “Kapılar hassas bir sistemle tasarlanmış. İki kapı aynı anda asla açılmıyor” ifadelerini kullandı.
Kanser hastalarına tek kişilik hücre         cezası
Sellame, hastanelerin doktor seçerken başarılı, mesleki donanım ve yeterliliğe sahip olana öncelik verdiğini vurgulayarak, Ramle hastanesinde ise görevlerinde başarısız doktorların özellikle seçildiğini öne sürdü.
Hapishane hastanelerinde asker kökenli pratisyen hekimlerin olması gerektiğini kaydeden Ekrem Sellame, şöyle konuştu:
“Doktorlar, muayeneye gelirken bazen askeri üniforma bazen de doktor önlüğü giyiyor. Hastalara bir gardiyan gibi davranıyor. Onlardan doktor merhameti ve şeffaflığı beklemek imkansız. İsrailli doktorlar, hastalarla yaşadıkları en ufak bir anlaşmazlıkta onlara tek kişilik hücre cezası veriyor.”
Tek kişilik hücre cezaları verilirken, kişinin sağlık durumunun göz önünde bulundurulmadığını söyleyen Sellame, şunları söyledi:
“Murad Ebu Zakkum adlı arkadaşımız akciğer kanseriydi. Doktor’dan odanın havasını temizlemeye yardımcı olması için vantilatör istemişti. Bu isteği kabul edilmediği gibi 24 saat suni solunum cihazına bağlı olmasına rağmen tek kişilik hücre cezası aldı.
Zaten kısa bir süre sonra da öldü.”
İsrailli yetkililerin bir hastanın dışarıda tedavi edilmesinin gerekli olduğu hallerde “oyalama politikası” uyguladığını iddia eden Sellame, ölümlerin birçoğunun tedavi işlemlerinin İsrail’in bürokrasisine takıldığı için gerçekleştiğini ifade etti.
“Başka bir hastanede tedavisi onaylanan tutukluları daha sancılı bir süreç bekliyor” diyen Sellame, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uzun bürokratik işlemlerin ardından başka bir hastaneye sevk edilen hastaya 4 silahlı asker eşlik ediyor. Bir odadan diğerine geçerken de elleri ve ayakları kelepçelenip, hareket etmemesi için beline zincir bağlanıyor. Tuvalet ihtiyacını karşılamak için bile komutanlar telefonla aranıp, resmi izin isteniyor.”
Tutukluların birçoğunun dışarıdaki hastanelerde yaşadıkları bu zorluklardan dolayı “dışarıda tedavi olmak istemediklerine” dair kağıt imzaladıklarını dile getiren Sellame, hapishane yetkililerinin de mahkemede bu kağıtları delil olarak sunduklarını vurguladı.
 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23