Günahlarımızdan korkuyor muyuz?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gaflete kapılıp unutarak ya da yanılarak hata yapmaya yatkın yaratılıştayız. İmtihan gereği Allah bizi bir zaaftan yaratmış. Hepimiz nefsimizin bencil tutkuları, söz dinlemez hevesleri yüzünden, şu ya da bu şekilde, az veya çok, Allah’ın sınırlarını aşıp, günah bataklığına düşebiliyoruz. Peki, bu günahlardan ne kadar korkuyoruz?..
"Ey insanoğlu! Bugün günahlarından korkar isen, yarın bir şeyden korkmazsın." (Mevlanâ Celaleddin)
Allah, yaptığımız hataları da hayırla yaratır. Geriye dönsek, aynı hatalara yeniden düşeriz. Her hatada çıkarılması gereken bir ders vardır, hayra dönüşecektir; aksini düşünmek kendine zulmetmektir.
İmanî zafiyet sebebiyle insan yanılarak, işlediği günahı küçük görebilir. “Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi 'onurlu-üstün' bir makama sokarız” (Nisa Suresi, 31) ayeti gereği büyük günaha düşmemek için, küçük günahtan da kaçınmalı. Bu da Allah’ın dilemesiyle, güçlü bir imanla gerçekleşebilir.
Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir." (Yusuf Suresi, 53)
Yaşadığımız ahir zamanın en büyük dehşeti, büyük günahların da küçük görülmesi yüzünden günahların sel gibi akmasıdır hatta çığ gibi büyümesidir. İnsanın sürekli kötülüğe yönlendiren nefsi, insanın ne aklını, ne kalbini ne de vicdanını işitmiyor.
Rabbimiz, zaman’ın fitneleri ve belâları sebebiyle haddi aşarak günah bataklıklarında debelenmekten sakındırsın bizleri. Bildiğimiz, bilmediğimiz hatta kimsenin de bilmediği tüm kötülüklerimizi ve günahlarımızı örtsün, iyiliklere çevirsin. Umutlarımızı gerçekleştirsin…
(Benden onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir." (Zümer Suresi, 53)