Güçlü Türkiye'yi hazmedemiyorlar! İsrail uşakları kaos peşinde
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye’deki huzur ikliminden rahatsız olan karanlık mihraklar, ekonominin büyüdüğü, ihracatın rekora koştuğu, refah seviyesinin yükseldiği, bölgede barışı hakim kılacak anlaşmaların yapıldığı bir dönemde içimizdeki uzantılarıyla kirli senaryolarını yeniden sahnelemeye çalışıyorlar.
Buğra Kardan İstanbul
Vesayetin pençesinden kurtulan, terörü bitme noktasına getiren, iç cepheyi güçlendiren, dünya ve bölge siyasetine yön veren, ekonomisini kuvvetlendiren, üretime kuvvet katan, ihracatta rekora giden, hızla kalkınan, ayağından prangaları bir bir atan Türkiye’yi karıştırmaya yönelik kirli plan devreye sokuldu. Yolsuzluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun kışkırtıcı söylemlerinden ve emir eri YP Genel Başkanı Özgür Özel’in sokak çağrılarından etkilenen marjinal sol gruplar, Avrupa ülkelerinde patlak veren öğrenci eylemlerinden esinlenerek yeni bir Gezi kalkışmasını sahnelemeye koyuldu. Özel’in “Gün evde oturma günü değildir, gün klavye başından eleştirme, cep telefonundan paylaşım yapma günü değildir. Gün meydanlara akma, sokaklara çıkma, mücadeleyi yükseltme günüdüdür” sözlerine kulak vererek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kadıköy Lisesi’ni ziyareti öncesi tahrik eylemi sergileyen iki provokatörün tutuklanmasının ardından sosyalist geçinen TİP, militanlarını İstanbul ve Ankara’nın işlek caddelerinde topladı.
AVRUPA’DAKİ OLAYLARA ÖZENDİLER
Galatasaray Üniversitesinde de bir grup, iki provokatör için yürüyüş düzenledi. Dersliklerin boşaltıldığı, Tekin’in hedef alındığı yürüyüşle gerilim tırmandırılmaya çalışıldı. Başka üniversitelerde de tansiyonu yükseltici girişimlerde bulunulması kuvvetle muhtemel olup gözler kampüslerde gerçekleşecek 29 Ekim kutlamalarına çevrildi. ODTÜ’de, İTÜ’de kutlamalara gölge düşürecek eylemlere karşı teyakkuza geçildi. Fransa, İspanya, Portekiz, İtalya, Belçika, Arnavutluk’u birbirine katan öğrenci isyanlarından ilham alarak üniversitelileri ayaklandırmaya kalkan şer odaklarının yeni kaos senaryosu ise deşifre oldu. İki provokatörün tutuklandığından yakınılarak bir Gezi kalkışmasına soyunulması Türkiye’nin huzur iklimini tehdit alan karanlık ellere karşı tetikte olma zaruretini ortaya koydu. Her platformda “Türkiye sokağa teslim edilecek ülke değil” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haklılığı ise tescillendi.
TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİL
Olan biteni Akit’e değerlendiren Avukat Hasan İlter, şunları söyledi: “Öyle görünüyor ki ekonomimizin toparlanması, Mekke İttifakı ve Bedir Mutabakat Zaptı’nın imza edilmesi birilerini fena kızdırmış. Belli ki huzuru baltalama temelinde bu var. Tabii emperyalistlerin, Siyonistlerin tahrikleriyle Gezi provasına girişenler olduğu muhakak. Kalkışma hayaline, hevesine kapılanlar olduğu açık. Bunlar, bilsinler ki Türkiye, tüm oyunların farkında. Tüm oyunları bozacak vaziyette. Boş durmayan Özel da tüm tuşlara basmaya başladı. Dış güçlerce kullanışlı aparat görevi gördüğü aşikâr. Devamlı sokak çağrıları yapması sizce de doğal değil mi? Ülkeyi dünyaya şikâyet eden, yabancı medyaya çıkıp Türkiye’yi kötüleyen Özel’den ne umulur? Yolsuzlukların kendisini de götüreceğini gören Özel öfkeleniyor. Marjinal sol grupları yakından tanıyoruz. Geçmişte Gezi kalkışmasında önemli rolleri olduğu hakikat. Her defasında devletin çelik yumruğunu yeyip oturdular. Ancak arsızlar. Boş durmazlar. Gezi gibi yeni bir kalkışmaya cüret edecekler ama muvaffak olamayacaklardır. Çünkü Türkiye, eski Türkiye değildir. Devlet, istihbaratımız kuvvetlidir. Meydan boş değildir.”
İSRAİL’İN YUVASINA ÇOMAK SOKTUK
Eski AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de şunları dile getirdi: “Milletimizin feraseti çok yüksektir. Sokak çağrılarına iltifat etmez. Uyan ufak marjinal gruplar olabilir. Bunlara karşı gerekli adımlar atılır. Hukukun gerektirdiği olur. Yeter ki eylemlerde demokratik zeminin dışına çıkılmasın. Şiddete dökme, hükümet darbesine dönüştürme, milleti emniyet güçleriyle karşı karşıya getirme teşebbüsüne geçit verilmeyeceği katidir. Biz, FETÖ’nün hain darbe girişimini takiben Türkiye’yi turuncu devrimler modeliyle şekillendirmeye soyunan aklı yakından tanıyoruz. Fon soyguncularına toplumda haklı olarak duyulan öfkeyi hükümet darbesine dönüştürmeye yeltenen aklın sözcülüğü Özel’e düşmüş. Senaryo bildik. Turuncu devrimler adı altında Ukrayna, Gürcistan, Balkanlarda karşılaşılan fotoğraf hatırımızda. İtidalli olmamız, tüm sorunları demokratik zeminde tartışmamız gerektiği net. Vatandaşımızın sitemini dile getirmesi mümkün. Bu kıymetlidir. Ama Özel’in Zelenski modellemesini zorlamasına iltifat edilmez. Mekke İttifakı, Bedir Mutabakatı Zaptı bizim alanımızı genişletiyor. İsrail’in alanı ise daralıyor. Libya’yla yapılan yetki anlaşması Siyonisti rahatsız ediyor. Hindistan, Yunanistan, GKRY’yle hat açmaya yöneliyor. Bu film yeni değil. Gezi, Kobani, 17-25 Aralık ve nihayetinde 15 Temmuz. Basireti en yüksek seviyede tutalım ki emperyalistlerin, siyonistlerin ve aparatlarının planları akim kalsın.”