Grönland krizi derinleşiyor! Kuzey Kutbu’nda yeni cephe
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland üzerindeki stratejik planlarını hızlandırırken Avrupa’ya diplomatik baskı yapıyor. Peki Washington yönetimi için Grönland neden bu kadar kritik? Cevap iki temel faktörde yatıyor.
ABD’nin Grönland’a ilgisi yeni değil, ancak jeopolitik tablo 2026 itibarıyla yeniden sertleşti. Grönland, Kuzey Kutbu’na açılan en stratejik geçiş noktası konumunda bulunuyor.
Kuzey Amerika ile Avrupa arasında yer alan ada, Rusya ve Çin’in kuzey sınırlarına yakınlığı sayesinde erken uyarı füze sistemleri ve küresel radar ağları açısından vazgeçilmez bir rol oynuyor.
Soğuk Savaş döneminden bu yana Washington yönetimi, Grönland’daki Thule (Toli) Hava Üssü üzerinden Arktik bölgesindeki radar gözetim ağını işletiyor.
Bugün ABD, bu üssün kapasitesini artırmak ve bölgedeki hava savunma kabiliyetlerini genişletmek istiyor.
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ: ENERJİ VE TEKNOLOJİ REKABETİNİN MERKEZİ
Grönland’ın ikinci kritik önemi, yeraltı kaynaklarından geliyor.
Ada, dünyanın en büyük nadir toprak elementleri (rare earth elements) rezervlerinden birine sahip. Bu elementler, elektrikli araç motorlarından füze sistemlerine, yapay zekâ çiplerinden bataryalara kadar modern teknolojinin vazgeçilmez bileşenleri arasında yer alıyor.
ABD, Çin’in küresel nadir element arzının yaklaşık %70’ini kontrol ettiği gerçeği karşısında stratejik bağımlılığını azaltmak istiyor.
Bu nedenle Washington, Grönland’daki maden alanlarını geleceğin “stratejik enerji rezervi” olarak görüyor.
AVRUPA VE DANİMARKA TEDİRGİN: ASKERİ HAREKETLİLİK ARTIYOR
Grönland hukuken Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge. Kopenhag yönetimi, ABD’nin askeri genişleme planlarını dikkatle izliyor.
Ancak Avrupa’da birçok ülke, Arktik bölgesinin “yeni bir militarizasyon sürecine” girmesinden endişe duyuyor.
ABD’nin Thule Üssü’nü büyütme planı, NATO içi gerilimi de tetikleyebilir.
Brüksel, Kuzey Kutbu’nun iklim iş birliği ve çevresel koruma ekseninde kalmasını isterken Washington, bölgeyi yeni bir jeostratejik cephe olarak konumlandırıyor.
TÜRKİYE TEMKİNLİ: “TARAF OLMADAN SÜRECİ İZLİYORUZ”
Ankara, Grönland meselesinde nötr bir diplomatik çizgi izliyor.
NATO üyesi olarak ittifakın genel politikalarını desteklemekle birlikte, Türkiye şu ana kadar Grönland’daki güç rekabetinde açık bir pozisyon almadı.
Diplomatik kaynaklara göre Türkiye, gelişmeleri “küresel güvenlik ve enerji dengeleri” açısından değerlendiriyor ve özellikle Arktik bölgesindeki enerji potansiyelinin gelecekte çok taraflı iş birliğiyle yönetilmesi gerektiğini savunuyor.
KÜRESEL REKABETİN YENİ SAHNESİ: ARKTİK KUŞAĞI
Uzmanlara göre Grönland artık sadece bir ada değil, jeopolitik rekabetin yeni sahnesi.
Rusya, Çin ve ABD’nin kutup bölgesindeki nüfuz mücadelesi, küresel enerji, iklim ve güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor.
Küresel tablo net:
ABD stratejik üslerle kontrol sağlamak istiyor.
Çin, kaynaklara erişim ve yeni ticaret yollarına odaklanıyor.
Avrupa, çevresel dengeyi koruma kaygısı taşıyor.
Türkiye ise şimdilik gözlemci pozisyonunda, gelişmeleri çok boyutlu analiz ediyor.
Grönland dosyası, önümüzdeki dönemde Kuzey Kutbu merkezli yeni bir “Soğuk Savaş” senaryosunun fitilini ateşleyebilir.
Haber Kaynağı: Akit TV