Gökkuşağı Faşizmi sapkın ideolojiyi çökertiyor! ‘Eşcinsellik geni’ diye bir şey yok
TRT’nin dijital platformu tabii’de yayınlanan “Gökkuşağı Faşizmi” belgeseli, LGBT sapkınlığının aile yapısı ve toplum üzerindeki etkilerini mercek altına aldı. Belgeselde yer alan, “Birini eşcinsel ya da trans yapan tek bir gen bile yoktur” ifadesi büyük ses getirdi.
TRT’nin uluslararası dijital yayın platformu tabii, Müslüman Türk milletinin ahlakına ve aile kurumuna yönelik küresel saldırıyı gözler önüne seren cesur bir adım attı. “Gökkuşağı Faşizmi” adlı orijinal belgesel, 18 Ocak 2026 itibarıyla yayın hayatına başladı ve kısa sürede büyük yankı uyandırdı.
Belgeselde Psikoterapist David Pickup'ın, “Eşcinsel olmaya dair genetik bir neden olduğuna ilişkin hiçbir bilimsel çalışma yok. Eşcinsel geni diye de bir şey yok” sözlerine yer verildi.
Bu ifade, yıllardır “doğuştan öyleyim” yalanıyla toplumu kandıran, okullara, çocuklara, ailelere musallat olan küresel LGBT lobisinin maskesini düşürdü. Belgesel, sözde “özgürlük” ve “renklilik” kılıfına bürünen bu ideolojik faşizmin nasıl sistematik bir yıkım projesi olduğunu akademik/bilimsel veriler, uzman görüşleri ve çarpıcı örneklerle ortaya koydu.
MASKELER DÜŞTÜ, SAPKINLAR KUDURDU
Yayınlanır yayınlanmaz LGBT lobileri ve onlara bağlı hesaplar sosyal medyada nefret kampanyası başlattı. Belgeselde görüşlerine yer verilen bilim insanları ve akademisyenler hedef gösterildi, tehdit edildi. Ancak bu saldırılar, milletin değerlerine sahip çıkan kesimlerden büyük destek gördü.
TRT’DEN BEKLENEN HAMLE
Ailenin öneminin vurgulandığı ve İslam’ın açıkça lanetlediği eşcinselliğin aileyi yıkma sloganlarıyla normalleştirildiği bu süreçte, TRT’nin tabii platformu üzerinden yayınladığı “Gökkuşağı Faşizmi” belgeseli, tam da ihtiyaç duyulan bir uyarı niteliği taşıyor.
Küresel şer odaklarının aile kurumunu, genç nesilleri ve toplumun manevi dokusunu hedef alan kirli oyunlarını ifşa eden bu yapım, “Duyuyor musun? Bunlar faşizmin ayak sesleri…” sloganıyla izleyiciyi sarsıcı bir muhasebeye davet ediyor.
