Gel 212’ye, gör: avukatlara nasıl dokunuyorlar!
Anlamsız tartışma sürüyor..
İstanbul Barosu ile İstanbul Başsavcısı bir anlaşmaya varmış görünüyor ama..
Ben pek umutlu değilim..
Mutlaka maraza çıkacaktır..
Çünkü yaklaşım iyi niyetli değil.
Avukat tarafı büyük bir kibir içinde..
Kendilerine hiçbir şekilde kimsenin dokunamayacağını iddia ediyorlar..
Savcılık tarafı ise, haklı olarak, güvenliği nasıl sağlayacağının planlamasını yapıyor..
•
Nitekim..
Dün gazetemizin birinci sayfasında yer alsa da.
Hakkettiği yeri bulamayan bir haber vardı.
AVM’lerde avukatların arandığına dair..
Evet..
Adliye girişinde “Olmaz, arayamazsınız” diyen avukat kardeşlerimiz, AVM’lerde kendilerini kuzu kuzu aratıyorlar..
Hiç itiraz etmiyorlar, “Ben avukatım. Sen özel güvenlikçisin. Sen kimsin ki, beni arıyorsun” demiyorlar.
“En azından polis gelsin, o arama yapsın” bile demiyorlar..
Diyemiyorlar..
Adliyeye gelince.
Kıyameti kopartıyorlar.
Bu tavır, tutarlı bir tavır mıdır?
Bence değil..
Aranmayı; itibar kaybı olarak görüyorsanız..
AVM’lere girerken de o itibarınızı koruyunuz..
Ama orda “Alışverişe gidiyoruz. Şimdi itiraz etsek.. İçeri girmek için en azından yarım saat oyalanırız.. Bizim vaktimiz çalınmış olacak. İyisi mi, hiç itiraz etmeyelim.. Arasınlar, içeri girelim” diyenler..
Güvenliğin sağlanması noktasında, AVM’lerden çok daha önemli bir mekan olan adliyeye sıra gelince..
“Hooop dedik. Sen kimi arıyorsun” diye söze girip...
Girişteki x-ray cihazlarını yerinden sökecek kadar, işi kabadayılığa götürebiliyorlarsa...
Burda bir iyi niyet olmadığını söylememiz gerekir.
Avukatların itibarı düşünülüyorsa..
Özellikle de bir savcının şehit edilmesinin hemen sonrasındaki bu günlerde.. AVM girişlerinde aranmaya itiraz etmeyen avukatların.. Adliye girişlerinde de, hiç itiraz etmeden, kendiliklerinden arama yapılmasını istemeleri gerekirdi..
•
Avukatların aranmasına, birçok baro başkanı, “Avukatları potansiyel suçlu gibi gösteremezsiniz” gerekçesi ile itiraz ediyorlar..
Sanki adliye girişinde sadece avukatlar aranıyor.. Başka kimse aranmıyor...
Bu gerekçe ile hareket ederseniz.
Yarın vatandaşlar da şöyle dese, ne diyebilirsiniz: “Vatandaşı potansiyel suçlu gibi gösteremezsiniz. Hakim aranmıyor. Avukat aranmıyor.. Bizi niye arıyorsunuz? Biz potansiyel suçlu muyuz?”
Öyle ya..
Vatandaş ayakkabısına kadar aranıyorsa...
Onların da “Biz potansiyel suçlu muyuz?” deme hakları olmaz mı?
•
Barolar Birliği Genel Başkanı Metin Feyzioğlu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla meydan okumuş: “Avukatlara kimse dokunamaz” demiş. “Hiç kimse, avukatların kılına bile dokunamaz, dokundurtmayız” diye ilave etmiş.
Laf salatasına gerek yok..
Kuru kabadayılığa hiç gerek yok.
Halep orda ise..
Arşın burda..
Gelsin Metin Bey..
İstanbul’daki hangi AVM’yi istiyorsa, oraya gidelim.. Gazeteye en yakın olanı, 212 isimli AVM..
Kapısından içeri girerken, avukatların kılına dokunuluyor mu, dokunulmuyor mu görsün..
Feyzioğlu’nun meydan okumasına misilleme yapmaya kalkarsam, sözlerim avukat kardeşlerimi üzebilir..
“Papaza kızıp perhiz bozmak” diye bir söz vardır..
Bu tuzağa düşmeyelim..
Bu konuyu burda kapatalım..
•
Biliyor musunuz, Danıştay’da cinayet işleyen avukat Alparslan Arslan, halen İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukat.
Onlar, internet sitelerinde Alparslan Arslan’ın ismine yer vermeseler de.
Henüz kaydını silmiş de değiller..
Düşünebiliyor musunuz..
Danıştay’da işlenmiş bir cinayetin içinde yer aldığı ayan beyan ortada olan bir avukat.
Aradan geçen 9 yıllık süre içinde, hâlâ Baro’dan kaydı silinmiş değil..
Kanun boşluklarından yararlanıp, “Bak Avukatlık Kanunu’nda aranmayacağımız yazılı” derseniz..
Birisi de çıkar, “Bak, katili bile avukatlıktan atamamışsınız” der, sizi katille işbirliği yapmakla bile suçlayabilir..
Lütfen.. Samimi olalım.
Kanunları kendi menfaatimize değil.
Toplum menfaatine uygun şekilde yorumlayalım..
•
Öldürülenler onlar..
Hedefe konulanlar onlar..
Ama, yaşananlarda onların kusurları olmamasına rağmen, kendilerinin aranmasına karşı çıkmayanlar da onlar..
Tartışmadan yana değil.. Fedakarlıktan yana tavır almışlar.. (Aranmama yönünde itirazları olursa, avukatlara kıyasla daha haklı olurlar.)
Bu sebeple; hakim ve savcıların, adliye girişinde x-ray cihazından geçme ve kimlik gösterme uygulamasına itiraz etmemeleri takdire şayan bir harekettir.