• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Geçmişimizin bugüne ışık tutan hali

Yeniakit Publisher
2020-01-27 13:33:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Geçmişimizin bugüne ışık tutan hali

Türk aile yaşamında aile gelenekleri, babadan oğula sözlü olarak aktarılır, babanın ölümünde de en büyük ağabey, sorumluluğu yüklenir ve babaya gösterilen saygı, aynı ile ağabeye gösterilirdi.

Türk aile yaşamında, akşam karanlık basmadan herkesin evde olması adet idi. Bazen delikanlıların dönüşü geç vakte kalsa, merdivenlerden terlikleri giymeden çıkarlardı. Aile fertleri birbirlerini rahatsız etmemek hususunda çok titizdiler. Hemen her evin duvarında asılı olan “Edeb Ya Hu” levhası bir edeb hatası yapanları, mesela kıbleye doğru uzananları, odaya giren bir büyük için ayağa kalkmayanları ikaz etme vazifesini görürdü. Odaların duvarlarına, başka levhalar da asılırdı. Mesela “Ya Nasib” levhasını okuyan bundan “Çalış, çabala ama nasibine razı ol” manasını çıkarır, hırsa kapılmazdı. Bir başka duvardaki iyi bir hattatın elinden çıktığı belli olan “Tevekkeltü Alellah” yazısı da, Allah’tan gelene boyun eğilmesi hususunda ev halkını ikaz ederdi. Zaten yüz elli yıl evvelinin pek çok Osmanlı ailesi, tasavvufi bir hayatın içinde oldukları için, terk-i edeb sayılan; itiraz etmek, münakaşa çıkarmak, kendini beğenmek, eli sıkılık gibi mezmum davranışlardan kaçınılmış, bir derviş tevekkülü ve mahiyeti makbul sayılmıştır. Aile gelenekleri, babadan oğula sözlü olarak aktarılır, babanın ölümünde de en büyük ağabey, sorumluluğu yüklenir ve babaya gösterilen saygı, aynı ile ağabeye gösterilirdi. Bu evler bir cami, türbe, çeşme, çınar ağacı, bazen bir sebil ile birlikte mahalleleri oluştururdu. Mahalleyi imam ve muhtar, beraber idare ederler, uygunsuzlukları görülenler, orada barındırılmaz, kadı efendinin kararı ile mahalleden çıkarılırdı. Gece Arnavut kaldırımlı sokaklarda, düdüğünü öttürerek dolaşan bekçi baba da bir güven unsuru idi. Onun düdüğünü duyan küçük çocuklar, uyku saatinin geldiğini anlarlar ve yataklarına koşarlardı.  

(“Edeb mektebinden hatıralar” kitabından)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23