Filistin Âlimler Birliği Genel Başkanı Akit’e konuştu: ÖNCE ALLAH’A SONRA TÜRKİYE’YE GÜVENİYORUZ
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Filistin Âlimler Birliği Genel Başkanı Dr. Nevvaf Tekruri, Akit’e verdiği röportajda Türkiye’ye duydukları güveni vurgulayarak, “Allah’tan sonra güvendiğimiz ülkelerden biri Türkiye’dir. Türkiye’nin hem halkı hem yönetimiyle Filistin davasının yanında olduğuna inanıyoruz. Türkiye’den daha etkin bir rol üstlenmesini bekliyoruz” dedi. Tekruri, İsrail’le normalleşen ülkelere tepki gösterirken İslam âlimlerine de yöneticilerin baskısı karşısında hakikati söyleme çağrısında bulundu.
ÖZEL HABER
Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, Filistin Âlimler Birliği Genel Başkanı Dr. Nevvaf Tekruri ile Türkiye Uluslararası İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi forumunda Akit okurları için özel bir röportaj gerçekleştirdi.
Aksa Tufanı sonrasında İslam dünyasının ortaya koyduğu tutumu değerlendiren Tekruri; Türkiye'nin Filistin davasındaki rolünden Siyonist işgal rejimiyle normalleşen ülkelere, İslam âlimlerinin sorumluluğundan Filistinli gruplar arasındaki ayrılıklara kadar önemli açıklamalarda bulundu.
“AKSA TUFANI ÜMMET İÇİN BİR FIRSATTI”
Akit Gazetesi: Aksa Tufanı, Filistin davası açısından yeni bir dönemin kapısını araladı. Ancak İslam dünyasının bu gelişme karşısında ortak bir tutum sergileyemediğini gördük. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dr. Nevvaf Tekruri: Aksa Tufanı, ümmet açısından önemli bir fırsat ortaya çıkardı. Fakat ümmetin parçalanmışlığı ve ortak hareket edememesi, bu fırsatın gerektiği gibi değerlendirilmesinin önüne geçti.
Filistin meselesi yalnızca Filistinlilerin meselesi değildir. Kudüs ve Mescid-i Aksa, bütün Müslümanları ilgilendiren bir davadır. Bu nedenle yaşananlar karşısında ortak bir irade ortaya konulması gerekiyordu.
“TÜRKİYE'NİN HALKINA DA YÖNETİMİNE DE GÜVENİYORUZ”
Akit Gazetesi: Türkiye'nin Filistin meselesindeki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'den beklentileriniz neler?
Dr. Nevvaf Tekruri: Allah'tan sonra güvendiğimiz ülkelerden biri Türkiye'dir. Türkiye'nin hem halkı hem de yönetimiyle Filistin davasının ve Gazze'deki kardeşlerimizin yanında olduğuna inanıyoruz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Filistin meselesini sahiplenmesini ve Türkiye'nin bu konudaki tutumunu önemsiyoruz.
Türkiye'den daha fazlasını, daha etkin bir rol üstlenmesini bekliyoruz. Elbette ülkelerin kendi siyasi şartları ve imkânları var. Ancak Filistin davasının büyüklüğü, daha güçlü bir dayanışmayı ve daha etkili adımları gerekli kılıyor.
İSRAİL'LE NORMALLEŞEN ÜLKELERE TEPKİ
Akit Gazetesi: Bazı Arap ve Müslüman ülkelerin İsrail'le ilişkilerini normalleştirdiğini görüyoruz. Gazze'de yaşananlar ortadayken bu ülkelerin tutumunu nasıl yorumluyorsunuz?
Dr. Nevvaf Tekruri: İşgalci Siyonist rejimle ilişkilerini normalleştiren ülkeler, Filistin halkına ve ümmete yanlış bir mesaj veriyor.
Bu tutum, Mescid-i Aksa'nın, Filistin halkının ve yaşanan acıların ikinci plana atıldığı izlenimini doğuruyor. Gazze'ye yönelik saldırılar sürerken, Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlaller ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri devam ederken normalleşme politikalarının kabul edilmesi mümkün değildir.
Üstelik mesele yalnızca Filistin'le sınırlı da değildir. Bölgede yaşananlar bütün İslam dünyasının güvenliğini ve geleceğini ilgilendiriyor.
Filistin davasını yalnızca insani yardımlarla sınırlı bir mesele olarak değil, ümmetin ortak sorumluluğu olarak değerlendirmek gerekiyor.
“ÂLİMLER HAKİKATİ SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEMELİ”
Akit Gazetesi: İslam âlimlerinin Filistin meselesinde daha güçlü bir ses çıkarması gerektiğini düşünüyor musunuz? Yöneticilere karşı hakikati söyleme sorumlulukları nedir?
Dr. Nevvaf Tekruri: İslam âlimleri hakikati söylemekten çekinmemelidir. Âlimin görevi yalnızca yöneticilerin izin verdiği sınırlar içerisinde konuşmak değildir.
Gerektiğinde yöneticilerin karşısında durarak doğruyu dile getirmeli, zulme itiraz etmelidir. Bu sorumluluk kolay değildir; baskılarla, zorluklarla ve bedellerle karşılaşılabilir.
Ancak âlimlerin görevi şartlar ne olursa olsun hakikatin yanında olmaktır. Filistin'de yaşananlar karşısında sessiz kalmak, bu sorumluluğun gereğini yerine getirmemek anlamına gelir.
TÜRKİYE'YE FİLİSTİNLİ GRUPLAR İÇİN KRİTİK ROL
Akit Gazetesi: Filistinli gruplar arasındaki ayrılıkların giderilmesi ve ortak bir siyasi irade oluşturulması konusunda Türkiye nasıl bir rol üstlenebilir?
Dr. Nevvaf Tekruri: Türkiye, Filistinli taraflarla ilişki kurabilen ve bu konuda rol üstlenebilecek ülkelerden biridir.
Filistinlilerin kendi aralarındaki ayrılıkları aşması ve ortak bir tutum geliştirmesi son derece önemlidir. Ancak bu süreçte ülkeler arasındaki rekabetin ve farklı siyasi hesapların önüne geçilmesi gerekir. Filistin davası dar siyasi çıkarların üzerinde tutulmalıdır.
İslam dünyasının Filistin halkına yalnızca yardım ulaştırması değil, siyasi ve diplomatik düzeyde de güçlü bir dayanışma göstermesi gerekiyor. Türkiye'nin bu yöndeki çabalarının daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.


