• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fikrî istilanın panzehiri milli müfredat

Türkiye’nin nesillerinin kuşaklar boyunca Batıcılık saplantısıyla zehirlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “fikri istila”ya karşı köklü eğitim reformunu işaret etmesine eğitimcilerden destek geldi. Reformun eğitim-öğretim müfredatının yerlileştirilmesi, Fulbright gibi programların çöpe atılması, ders kitaplarının ateist mantıktan kurtarılmasıyla mümkün olabileceğini kaydeden eğitimciler, ülkenin en ciddi problemlerinden birini çözecek reformun köklü eğitim ve müfredat değişimi ile başarılabileceğini ifade ettiler.

Yeniakit Publisher
2020-10-22 09:12:00 - 2020-10-22 17:41:27
Fikrî istilanın panzehiri milli müfredat

Son 20 yılda iktisadi alanda ciddi atılımlar gerçekleştiren Türkiye’nin manevi kalkınmadaki eksikliğini giderecek hamleler aciliyetle beklenirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eğitimde köklü reform sinyali büyük etki oluşturdu. Başkan Erdoğan, Türkiye’nin nesillerinin kuşaklar boyunca Batıcılık saplantısıyla zehirlendiğini söyleyen, öncelin aileden başlayarak çocukları hakkıyla yetiştirmek olduğunu ifade eden ve “fikri istila”ya karşı köklü eğitim reformunun sinyalini verdi. Eğitimciler, ülkenin en ciddi problemlerinden birini çözecek reformun köklü değişikliklerle yapılabileceğini vurguladılar.

Ders kitaplarındaki ateist anlayış sonlandırılmalı

Eğitimci Yazar Ali Erkan Kavaklı, eğitim reformuna ders kitaplarından başlanması gerektiğini söyledi. Kavaklı, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması yerde kalmaması için ciddi bir çalışma yapılması gerekmektedir. Eğitim sisteminin yeniden inşa edilmesi kesin bir zarurettir. Evvela materyalist, ateist, pozitivist, inkârcı anlayışla yazılmış müfredatlar ve ders kitaplardan kurtulmalıyız. Özellikle fen bilgisi, fizik, kimya, biyoloji, coğrafya, hayat bilgisi kitapları Kur’ani bakış açısı ile yazdırılmalı. Müfredatlar ve fen bilgisi ders kitaplarının Müslüman Anadolu insanının değerleri ile barışık hale getirilmelidir.” dedi.

Öğretmen Üniversitesi ve verimlilik kıstası

Öğretmen Üniversitelerinin kurulmasını teklif eden Eğitimci Kavaklı, “Öğretmen liseleri yeniden açılmalı. Bu okullar imam hatip lisesi programlı olmalı; öğretmen olacak gençlerimize manevi değerler adam akıllı öğretilmeli. Lise derslerinin yanı sıra Kur’an, siyer, temel dini bilgiler, fıkıh, tefsir dersleri okutulmalı. Burada Mehmed Akif’in deyimiyle ‘imanlı, edebli, liyakatli ve vicdanlı’ eğitimciler yetiştirilmelidir. Öğretmenler, Kur’ani değerlere bağlı şekilde vasıflandırılmalı. Eğitimin omurgası öğretmendir. Eğitim Fakültelerinden anlatılan eğitim metotları öncelenerek ‘Ben sadece muallim olarak gönderildim.’ buyuran Hz. Muhammed’in (sav) eğitim metotları ölçü alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Eğitimin demokratikleştirilmesi tavsiyesinde bulunan Kavaklı, öğretmenlere verimlilik kriteri getirilmesi gerektiğini de şu sözlerle aktardı: “Verimlilik kriterleri belirlenmeli ve öğretmenlerin verimliliği her yıl ölçülmeli. Verimsiz olanlar hizmet için eğitime alınmalı, verimsizlik devam ediyorsa öğretmenlikten ayrılması sağlanmalıdır.”

İlim, irfan ve hikmet üçgeninde eğitim

Aile Derneği Başkanı Psikoterapist Adnan Kalkan, eğitim sisteminin akıl, kalp ve ruh üçgeninde yeniden dizayn edilmesi gerektiğini söyledi. Adnan Kalkan, “Eğitim sisteminin öğrencilere özellikle mütavizilik, ahlak, maneviyat ve ruh kazandırması gerekiyor. Bu faziletleri kazandırmadığı takdirde, sadece bilgiyle yetinen bir nesil o bilgiyi kötüye kullanıp farklı sıkıntılara sebep olmaktadır. Eğitim sistemi akıl kalp ve ruh üçgeninde yeniden dizayn edilmelidir. Sadece akli eğitim fayda getirmediği gibi zamanla zarar da verir. Sadece akılla yola çıkıldığında, Hiroşima’ya atılan atom bombaları görürüz. O bombalar aklın sonucuydu. Aklın yanında hikmet, kalp ve ruh orada olsaydı o zararlı faaliyetler olmayacaktı. Akıl ciddi manada yıkımlara neden olabilirken ilim, irfan hikmet üçgeninde bir eğitim sistemi oluşturulduğu takdirde arzu ettiğimiz milli ve manevi nesilleri yetiştirmiş olacağız. Fikri istila yerli eğitimle sona erer.” dedi.

Karma eğitime son, yeteneğe uygun sınıflar

Kalkan, “Eğitim sistemimiz eşitliği baz alıp adaletten uzak bir eğitim sistemi söz konusudur. Dolayısıyla burada aynı bilişsel düzeyde olmayanların, aynı yetenek ve kabiliyet düzeyinde olmayan öğrencilerin aynı sınıfta derse tabi tutulması eşitlik olsa da adalet değildir. Kişilerin yeteneğine uygun sınıflar oluşturulmalıdır. Kız ve erkeklerin bir arada eğitim alması yeteneklerin körelmesine sebep olmaktadır. Karma eğitim modeli sonlandırılmalıdır. Farklı kız ve erkek okullarının açılması, başarı çıtasını yükseltecektir. Beyin temelli öğrenme üzerindeki bilimsel çalışmalar, kız ve erkeklerin öğrenme metodunun farklı olduğunu ve aynı sınıfta öğrenim görmesinin doğru olmadığını gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Önce Fulbright ve AB Müktesebatı iptal edilmeli

Gazetemize konuşan Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü, eğitimde köklü reformun Kahire Anlaşması, Fulbright Programı ve AB Eğitim Müktesebatı’nın iptaliyle mümkün olabileceğini söyledi. ÖĞDER Başkanı Sürücü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının icraata dökülmesiyle güzel sonuçlar oluşacağını ancak eğitimde reforumun söylemde kalmaması gerektiğini belirtti.

2016 yılında benzer söylemlerin gündeme getirildiğini ancak icraat oluşturulamadığını hatırlatan Sürücü, “Bu konuşmaya uygun icraatlar olursa güzel sonuçlar çıkacaktır. Ancak buna engel olan Türkiye’de bazı ciddi yazılı kurallar vardır. 1947’de yapılan Kahire Anlaşması’yla Türkiye’de eğitimin ABD’ye doğru evrilmesi var. 1949’daki Fulbright Programı var. 2010’de önümüze konulan Avrupa Eğitim Müktesebatı ile de bu katmerlenmiş durumda. Resmiyette fazla görünmeyen bu anlaşmalar, içeriğe bakıldığında eğitimin buna göre şekillendiğini gösteriyor. Evvela bunların tartışmaya açılması ve iptali gerekiyor.” sözlerini sarf etti.

EĞİTİMİN AİLEDE BAŞLAYABİLMESİ İÇİN...

Başkan Erdoğan’ın “aileden eğitime başlanması” söylemine değinen ÖĞDER Başkanı Sürücü, “Sadece müfredat değişikliğiyle olmaz evet, aileden eğitime başlamak lazımdır ancak bayanların evinden çıkıp iş hayatına katılması için yapılan çalışmaları revize etmek gerekir. Ailesinde çocuğunun başında olamayan anne çocuğunu nasıl eğitecek? Önce bizim annelere anneliği öğretmemiz gerekmektedir. Fabrikada yer süpüren, çay getiren, büroda hizmetçilik yapan, belediye otobüsünde şöförlük yapan anneleri çocuğundan koparıp sabahtan akşama kadar mesai yaptırdıktan sonra nasıl çocuğu eğitecek? İstanbul Sözleşmesi gibi ailenin başına bela olan yasalar varken aileden eğitime başlamak mümkün olmayacakır.” diye konuştu.

Sürücü 2010 yılından itibaren uygulamaya konulan öğrenci merkezli eğitim modelinin değiştirilerek öğretmenin değeri kazandırılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Sürücü, öğretmenliğin tanımlanmış bir meslek değil, normal bir devlet memurluğu statüsünde olduğunu hatırlatarak; doktorluk, avukatlık gibi kendine has kanunu ve birliği olan bir meslek kuruluşu seviyesine çıkarılması gerektiğini işaret etti.

 

FARUK ARSLAN
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Vatansever

Allah razı olsun Reis..
  • Yanıtla

abdullah

allah nasip ve müyesser etsin. allah yar ve yardımcısı ve yardımcımız olsun
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23