FETÖ’cü Hain İlhan Talu sanık ifadeleriyle kendini savundu
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece Genelkurmay Karargahında bulunan dönemin Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu’nun avukatı Müşteba Aydın Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine bir dilekçe göndererek FETÖ’cü sanıkların ifadeleri ile savunmaya çalıştı.
FETÖ sanıklarının yargılandığı Genelkurmay Çatı davasının gerekçeli kararının açıklanmasının ardından sanıkların pişkin savunmaları devam ediyor. 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Karargahında bulunan dönemin Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu’nun avukatı Müşteba Aydın, Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine bir dilekçe göndererek FETÖ’cü sanıkların ifadeleri ile savunmaya çalıştı.
İlhan Talu’nun avukatı aracılığıyla mahkemeye gönderilen dilekçede, kendilerinin bildirdiği tanıkların dinlenmediğini ileri sürülürken, Talu’nun 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbecilerden uzak durduğu anlatıldı. FETÖ’cü sanıkların verdikleri ifadelerde sanık Talu lehine olan bölümlerin yer verildiği dilekçede, “Darbeci sanıklara bilgi verilmesi ve Özel Kuvvetler mensuplarına yol gösterilmesinin tanık/sanık ifadeleri konu ile ilgili sabit ve akar görüntüler ve mahkemeye delil olarak sunulan elektronik kayıtlardan net olarak anlaşıldığı üzere kesinlikle söz konusu olmadığı” gibi ifadelere yer verildi. Dilekçede ayrıca Genelkurmay Adli müşaviri ve ekibinin müvekkilin odasında bulunmasının Talu’nun inisiyatifi dışında tamamı ile tesadüfi bir olay olarak takdim edilmeye çalışıldı. Sanık Talu’nun darbe girişiminin FETÖ’cü bir kalkışma olduğuna saat 23:00’de karar verdiği belirtilerek, “Kalkışmaya iştirak ettiklerini düşündüğü sanık Mehmet Partigöç ve sanık Cemil Turhan’la temasa geçmenin sonuca etkili olmayacağını, kendisi darbeci grubun bir parçası olmadığından vereceği yasal emirlere uyulmayacağını düşünerek, darbeci olduğunu değerlendirdiği hiç kimse ile irtibata geçmediğini, tarafı olmadığı darbeden ve darbecilerden uzak durduğunu” savunması yapıldı.
Darbeci gruba Sanık Talu’nun doğrudan müdahale imkanı olmadığının savunulduğu dilekçede, “Darbeci gruba doğrudan müdahale imkan ve kabiliyeti olmayan müvekkilin telefonla birliklerin uyarılması hareket tarzını seçtiğini, sivil ve askeri hattan ulaştığı bütün birlik komutanlarına bu faaliyetin FETÖ’cü bir kalkışma olduğunu, Genelkurmay’dan gönderilen mesajların dikkate alınmaması gerektiğini söyleyerek darbenin karşı hareketinin oluşturularak bir an önce bastırılmasına katkıda bulunduğu” iddia edildi.
