FATF'tan CHP'yi üzecek haber
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Terörün finansmanı ve kara para aklama konularında hükümetlerarası resmi bir kuruluş olan "Finansal Eylem Görev Gücü" (Financial Actions Task Force - FATF) CHP, ABD ve bazı Avrupa ülkeleriyle İsrail'in desteklediği PKK/KCK/PYD-YPG'nin terörist örgütler olduğunu belirtti.
Orhan Aysezen yeniakit.com.tr FATF'ın saatler önce yayınladığı 'Türkiye Karşılıklı Değerlendirme Raporu'nda PKK'nın terörizmin finansmanı açısından yaptığı faaliyetler ortaya döküldü. Raporda, "PKK/KCK ve PYD-YPG bakımından, sınırda ya da sınırdan uzakta kaçakçılık ve illegal faaliyetler önemli bir kazanç kaynağı. Büyük oranda uyuşturucu, akaryakıt kaçakçılığı bu gruplar için en önemli finansal aktivite. Sırasıyla akaryakıt ve silah kaçakçılığı da en sık kaçakçılık yapılan mallar. Kaçakçıların yasadışı ürünlerini taşımak için teröristler sözde vergi ve geçiş ücreti istiyor. Ayrıca PKK/KCK Avrupa uyuşturucu kaçakçılığı pazarının önemli bir bölümünü kontrol etmekte ve Türkiye dışındaki önemli kaynaklara da erişebilmekte. Bu örgütler fon sağlama çabalarında Türkiye'yi de 'bypass' edebilmekte. Türkiye'ye para transferi örgüt tarafından nakit taşıyıcılar, havale ağları, yasadışı döviz büroları, öneme kurumları, görünürdeki şirketler tarafından üstleniliyor" denildi.
Raporun 'Ülkenin Risk Profiline Uygun Terörizmin Finansmanı Faaliyet Türlerinin Kovuşturulması ve Mahkumiyeti' adlı bölümünde şu ifade yer aldı:
"Terörizmin finansmanı, Türkiye'nin 'Milli Risk Değerlendirmesi'nde bilgi, veri ve diğer istatistiklerin yanı sıra yetkililerin kendi operasyonel alanlarındaki faaliyetlerini incelemelerinden yola çıkarak bir Yönlendirme Komitesi tarafından hazırlanmıştır. 'Milli Risk Değerlendirmesi'ne göre Türkiye terörizm ve terörizmin fanansmanı tehditlerine yüksek düzeyde maruz kalıyor. Türkiye, bir dizi terör örgütünün yerel ve uluslararası tehditleriyle karşı karşıya. Özellikle tespit edilen en büyük tehditler PKK/KCK/PYD-YPG, FETÖ/PDY, DEAŞ ve DHKP-C'den kaynaklanmaktadır. Dört terör örgütünün de Türkiye için yüksek terörizmin finansmanı riski taşıdığı düşünülmektedir. Değerlendirme ekibi bu konuda hemfikirdir ancak risklerin yeterince önceliklendirilmiş olup olmadığı açık değildir."
'Teröristten kaçakçıya vergi ve geçiş ücreti'
Rapora göre Türkiye'de terörizmin finansmanında ana riskler şöyle sıralandı:
"FETÖ/PDY, PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve DHKP-C" örgütleri. Finansman faaliyetleri ise yasadışı finansman, meşru gibi görünen faaliyetler yoluyla finansman (STK'lar dahil), dış ve uluslararası destek yoluyla finansman. Örgütlerle ilgili bilgilere istihbarat kaynakları katkıda bulundu."
Raporda PKK ve ondan çıkan gayrımeşru örgütler hakkında şu tespit yeraldı:
"İstihbarat kaynakları Türkiye'nin farklı terörizmin finansmanı amaçlı kaçakçılık olaylarında maddi varlıklar açısından iyi sonuçlar elde etti. PKK/KCK ve PYD-YPG bakımından, sınırda ya da sınırdan uzakta kaçakçılık ve illegal faaliyetler önemli bir kazanç kaynağı. Büyük oranda uyuşturucu, akaryakıt kaçakçılığı bu gruplar için en önemli finansal aktivite, sırasıyla akaryakıt ve silah kaçakçılığı da en sık kaçakçılık yapılan mallar. Kaçakçıların yasadışı ürünlerini taşımak için teröristler sözde vergi ve geçiş ücreti istiyor. Ayrıca PKK/KCK Avrupa uyuşturucu kaçakçılığı pazarının önemli bir bölümünü kontrol etmekte ve Türkiye dışındaki önemli kaynaklara da erişebilmekte. Bu örgütler fon sağlama çabalarında Türkiye'yi de 'bypass' edebilmekte. Türkiye'ye para transferi örgüt tarafından nakit taşıyıcılar, havale ağları, yasadışı döviz büroları, öneme kurumları, görünürdeki şirketler tarafından üstleniliyor."
Raporda yeralan tespitlerden diğerleri de şöyle:
"DHKP-C ve diğer sol kanat örgütler finansmanda, PKK/KCK ve PYD-YPG'nin sağladığı silahlanma ve eğitim tedariki yanında, Suriye'deki kanun dışı ortamdan faydalanıyor. Uyuşturucu kaçakçılığı da bu gibi örgütlerin finansmanında yetkililerce dikkate alınıyor. Yetkililer finansmanın büyük bölümünün Avrupa'da bağışlar, eğlence faaliyetleri ve yayın gelirleriyle sağlandığını gözönüne alıyor.
2016-2018 arası bu başkanlık kararnameleriyle yukarıdaki örgütlerin el konulan varlıklarının toplam değerleri 1 milyar 827 milyon avro. 153 milyon avro değerinde 2 bin 140 gayrımenkul Vakıflar Genel müdürlüğü'ne transfer oldu, yönetici atanan 121 şirketle birlikte 985 şirket TMSF'nin kontrolüne geçti. Bu şirketlerin toplam değerinin 7 milyar 608 milyon avro olduğu tahmin ediliyor. Bu el konulan ve ele geçen varlıkların çoğunluğu FETÖ ve PDY ile alakalı."
'Kuyumcu'da kaçakçılık'
"Cumhuriyet Savcısı, Irak ve Suriye sınırında PKK/KCK/PYD-YPG tarafından kolaylaştırıldığına inanılan sigara kaçakçılığı konusunda soruşturma başlattı. Telefon, sinyal saptama ve araçların ve kişilerin hareketlerini izlemek için ANPR sistemlerinin kullanılması ile gizli bir soruşturma başlatıldı. Savcılık, şüphelilere bağlı hesaplarda büyük miktarlarda paranın taşındığını ve bunların şüphelilerin ticari faaliyetleriyle orantılı olmadığını tespit eden MASAK'tan finansal bir analiz istedi. Gözetim, terör örgütü ve organize suç ağının, para transferleri için döviz bürosu ve havale kullandığını tespit etti."
"Kolluk kuvvetleri organize suç şebekelerinin terör örgütüne sınır ötesi hareketleri kolaylaştırmak için bir çeşit 'vergi' verdiğini düşünüyordu. Jandarma tarafından yapılan teknik izleme, bir mücevher mağazasında havale kullanımını tespit etti. MASAK analizi, şirket tarafından 100 milyon dolarlık döviz elde edildiğini ancak bunun üçte birinin işlem verilerinde dikkate alınmadığını tespit etti. Soruşturma sürüyor."
Mahkumiyetler
Rapora göre terörizmin finansmanı suçundan 2013-2018 yılları arasında FETÖ/PDY'den 33 bin 837, PKK/KCK/PYD-YPG'den 77, DEAŞ'tan 10, DHKP-C'den 2, diğer örgütlerden 20 olmak üzere toplam 33 bin 946 kişi mahkumiyet aldı.
Türkiye, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla ilgili sayısız karşılıklı adli yardım ve iade talebi gönderiyor ve yurtdışından alıyor. FATF, "Bu taleplerin çoğu yerine getirilirken, Türkiye, PKK/KCK/PYD-YPG ve FETÖ/PDY ile ilgili taleplerine zamanında ve olumlu cevaplar almakta zorlanıyor gibi görünüyor"