Eski ülkücü, yeni Davutoğlucu Taha Akyol, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın aldığı nefesten bile rahatsız olduğunu bir defa daha ortaya koydu. Erdoğan’ın tüm söylem ve eylemlerini eleştirmekte bir beis görmeyen Akyol, bu defa da Sezen Aksu’ya verilen cevap üzerinden köşesini doldurmaya çalıştı.
Eski ülkücü, yeni Davutoğlucu Taha Akyol, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın aldığı nefesten bile rahatsız olduğunu bir defa daha ortaya koydu. Erdoğan’ın tüm söylem ve eylemlerini eleştirmekte bir beis görmeyen Akyol, bu defa da Sezen Aksu’ya verilen cevap üzerinden köşesini doldurmaya çalıştı. İşte Akyol’un müzmin bir muhalifliğe doğru adım adım sürüklendiğini gözler önüne seren Karar gazetesindeki o yazı:
“(...) Erdoğan, Ak Partiyi iktidara getiren, yüzde 50 oy almasını sağlayan reformist ve kapsayıcı dili ve politikayı 2011 civarında terk etti. Öyle bir özgüvene kapıldı ki, had bildiren, azarlayan, aşağılayan bir söylem başladı. (...)
Özgüven patlaması onu bütün yetkileri kendi elinde toplamaya, kamu kurumlarında liyakat yerine sadakati esas almaya yöneltti, kurumların kapasitesi düştü. Şahsi politikalar kurumsal politikaların yerine geçti…
En somut, en vahim örnek; ekonomide durum ortada!
Gerek siyasi gerek bürokratik kadrolarda uzaklaştırılanlara bakın… Ali Babacan, Mehmet Şimşek, Lütfi Elvan… Merkez Bankası’nda Durmuş Yılmaz, Erdem Başçı, hatta Murat Çetinkaya…
Bir de yerlerine getirilenleri düşünün…
(...)
İktidar, böyle yönettiği ülkeye yatırım yapması için küresel sermayeye çağrı üzerine çağrı yapıyor: “Gelin bizde yatırım yapın!”
Gelmiyorlar, aksine dışarıya sermaye ve beyin göçü veriyoruz.
Ondan sonra da “on büyük ekonomi arasına gireceğiz!” sözleri…
(...) Şu Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılanlara bakın, hangi devlet bunu yapıyor?
Hele de Şehir Üniversitesi’ne kilit vurulması! 21 yüzyılda örneği var mı? (...)"