Ertan Yıldız’ın şoföründen rüşvet itirafı: Paralar onlara gidiyordu!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İBB Meclisi İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı Ertan Yıldız'ın şoförü Bayram Yıldırım, mahkemedeki savunmasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek, belediyedeki kirli çarkı deşifre etti. Yıldırım rüşvet paralarının gittiği 3 ismi de açıkladı.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında sanıkların rüşvet itirafları dikkat çekti. İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı sanık Ertan Yıldız'ın şoförü tutuksuz sanık Bayram Yıldırım, mahkemede etkin pişmanlık ifadesinin geçerli olduğunu belirterek "2019 yılında Ertan Yıldız'ın makam şoförü olarak işe başladım. Yıldız'ın ev ve özel işlerine de giderdim, ailesine de bakardım. Bir gün, Ertan Yıldız bana bir koli verdi. Sonra Bakırköy Belediyesine gittik. İbrahim Özkan'ın şoförü Mustafa'yı aradım, içerisinde ne var diye sordum. Kutunun ağzı biraz açıktı. Baktım, içerisinde bir sürü tablet ve telefon vardı" dedi.
SANA VE AİLENE BAKARIM
Ertan Yıldız'ın kendisine avukat tutarak yardım vaadinde bulunduğunu anlatan Yıldırım, "Ertan Yıldız bana, 'Ailene bakacağım, avukat tutacağım, seni kurtaracağım.' dedi. Gönderdiği avukat beni, tahliye olacağım diye kandırdı. Gördüğüm şeyleri anlatamadığım için tutuklandım. Buraya geldiğimde savcılıkta, 'Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum' dedim ve bildiklerimi anlattım" ifadelerini kullandı.
PARALAR ONLARA GİDİYORDU
Savcılık sorgusundaki detaylara dikkat çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Savcılık bana, paraların kimlere gittiğini sordu, ben de Fatih Keleş, Murat Ongun ve Kadriye Kasapoğlu'nun ismini verdim. Savcıya, 'Paralar onlara gidiyordur sanırım' dedim. Savcılığa, 'Sandıkların olduğunu, paraların olduğunu' söyledim. Beraatımı istiyorum. Ertan Yıldız cezaevine girdiğinde odasını şoförü olarak ben boşalttım. Eşyaları toplarken, bir çekmecede market kartları gördüm. Onları alıp, emniyete götürdüm. Benim bu konuda yalan söylediğimi, odada kartların olmadığını iddia ediyorlar. Ben o kartları odada değil de nerede bulacaktım."
Mahkeme başkanının, bir yemek dağıtım firmasının araçlarında para geldiği yönündeki iddiaları sorusuna Yıldırım, "Görmedim, şoför arkadaşlardan duydum" yanıtını verdi. Mahkeme başkanının, "Şoförlerin hiçbiri seni doğrulamıyor. Onlar mı doğru söylemiyor, sen mi doğru söylüyorsun?" sorusunu ise Yıldırım yanıtsız bırakarak beraatini talep etti.
RÜŞVET OLDUĞUNU BİLSEM ASLA GÖTÜRMEZDİM
Adem Soytekin'in çalışanı tutuksuz sanık Altan Gözcü de hakkındaki iddiaları reddederek, "Adem Bey bir gün bana Erdal Bey ofisine gitmemi ve para vereceğini söyledi. Erdal Bey'e gidip çanta içerisinde para aldım. Bir gün, Erdal Bey'in kardeşi Serdal Bey bana bir paket verdi. Bu paketi Adem Bey'e teslim ettim. Ben bu paranın rüşvet olduğunu bilseydim, asla götürmezdim. Ali Kurt isimli şahsı Adem Soytekin'in yanında tanıdım. Ali Kurt'a bir gün para teslim ettim. Bir keresinde de Adem Soytekin vasıtasıyla kendisinden şirket adına araç satın aldım. Hakkımdaki iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. KİPTAŞ'ın herhangi bir projesinde ne bir daire ne bir iş yeri de kendi adıma ne de bir yakınım adına bir yerim yok, hiç olmadı da" diye konuştu.
SATIN ALDIĞIMIZ EVLERİ GERİ VERDİK
Bir dönem Adem Soytekin'in yanında idari müdür olarak çalışan tutuksuz sanık Bülent Yılmaz ise eşi adına aldığı dairelerle ilgili süreci anlatarak, "Eşim adına bir daire aldım. Eşimin ailesi Pendik Kurtköy'de kirada oturuyorlardı. Onları da ev sahibi yapmak istedim. Eşim işten ayrılmıştı, tazminatını almıştı. O paraları değerlendirmek için ve taksitli ödeme imkanı uygun olduğu için bir ev aldık. Yaklaşık 2 hafta sonra da Adem Bey tarafından üzerimizdeki 2 tane daire alındı, paralar bize geliyordu. Aso İnşaat'tan şahsıma geliyordu. Bizden ödemeler yapılıyordu. Geri verdik şu anda evleri. Evler 3 hafta önce iade edildi. Satın aldığımız evleri Aso İnşaata geri verdik. O evlerden dolayısıyla gelen paralar iş avansıma kesildiği için şu an ben firmaya borçlu gözüküyorum" dedi.
ADEM SOYTEKİN’İN FATİH KELEŞ'E VERDİĞİ 2 MİLYON LİRA
Duruşmada Cumhuriyet Savcısının, Fatih Keleş'e 2 milyon lira para istendiği yönündeki beyanlarını hatırlatması üzerine Yılmaz, "Benim Metin Gül ve Adem Soytekin'den duyduklarımdır onlar. Rakama 2 milyon eklendiğini Metin Gül söylemişti. Bu paranın da Fatih Keleş'e verilmesini söylemişti ama paranın verilip verilmediğini, alınıp alınmadığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.
Savcının, ilk ifadesinde yer alan paranın Adem tarafından verildiği yönündeki sözlerini sorması üzerine Yılmaz, "Orada verildi demedim. Sadece böyle bir konuşma geçtiğini ama paranın verilip verilmediğini, nakit mi, çek mi olduğunu dahi bilmiyorum dedim. Hiçbir bilgim yok yani" dedi.
NEREDEN GELİYOR BİLMİYORUM
Savcılığın, 2019 yılında Ekrem İmamoğlu'nun belediye başkanı olmasıyla Adem Soytekin'in toplamda 11 tane kreş yaptığı yönündeki sorusuna Yılmaz, "Doğrudur." yanıtını verdi. Fatih Keleş ile CHP il binası yapılması konusundaki ikili görüşmelere ilişkin soru üzerine ise Yılmaz, "Fatih Bey gelip gidiyordu, Adem'le Fatih Bey'le çok görüşürlerdi çünkü Fatih Bey'le bu işten ilgilendiğinden bahsettiğim ifadem var." diye konuştu.
Çapraz sorguda savcılığın, 2019 yılındaki seçim çalışmalarında birçok organizasyonun ve CHP'nin seçim koordinasyon merkezine dağıtılan eşantiyon malzemelerinin Adem Soytekin tarafından gerçekleştirildiği yönündeki beyanını sorması üzerine Yılmaz, "Doğrudur. Poşetler, çaylar, şekerler, il binasına gönderilen eşyalar ancak nereden geliyor bilmiyordum" dedi.
Duruşma, Adem Soytekin'in kız arkadaşı olduğu iddia edilen ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren Nezahet K'nin savunması ile devam ediyor.