Karabağ savaşında yenilen Ermenilerin yerleşim yerlerini ateşe vererek kaçtığının görüntüleri hafızalarda iken Azeri tarihçi Halilli’nin bölgede yaptığı inceleme, Erivan’ın yol açtığı yıkımın gerçek boyutlarını ortaya koydu. Karabağ’dan tarihi eserleri çalan ya da tahrip eden Ermenilerin, binlerce ağacı kestiği ve ormanları hayvanlarla birlikte ateşe verdiği belirlendi.
Muhammet Kutlu Ankara
Azerbaycan’ın Karabağ’ı 44 günlük savaşın sonunda kurtarmasının ardından, bölgeyi terk eden Ermenilerin yerleşim yerlerini ateşe vererek kaçtığı görüntüler tüm dünyada şok etkisi yapmıştı. Ancak Azerbaycan Kültür Bakanlığı Orta Çağ Aksu şehri Devlet Tarih ve Kültür Koruma Kurulu Başkanı Tarihçi Dr. Fariz Halilli’nin savaş sonrasında Karabağ’ın en büyük ili Kelbecer’e gerçekleştirdiği inceleme gezisi, Ermenilerin yol açtığı yıkımın gerçek boyutlarını ortaya koydu. Ermenilerin Karabağ’ı terk ederken işe yarar taşınabilir tüm tarihi, kültürel ve maddi değerleri aldıktan sonra binaları ateşe verdiklerini belirten Halili, “Ermeniler eşsiz ormanları hummalı bir çalışmayla kesip keresteleri Ermenistan’a kaçırdılar. Kesemedikleri ormanları ise ateşe verdiler. Dünya böyle bir zalimlik görmemiştir” dedi.
Ormanları kestiler, evcil hayvanları katlettiler!
Akit’e konuşan Halilli şunları söyledi: “10 Kasım’daki ateşkesten sonra da Ermeniler yıkım yaşattı. Kelbecer bölgesi, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin en büyük ilidir. Daha öncesinde Ermeniler bu ilin hiçbir köyünde yaşamamışlar. Nisan 1993’te Ermeni ordusu Kelbecer bölgesini işgal etti, etnik temizlik yaptı ve tüm Azerbaycan halkını bölgeden tamamen kovdu. Son 27 yıldır Ermenistan, Ermenilerin Kelbecer bölgesine yerleşmesini teşvik etmiş ve çok sayıda Ermeniyi; Ermenistan, Orta Doğu, Avrupa, Amerika ve Avustralya’dan getirerek yasa dışı olarak yerleştirmiştir. Kelbecer bölgesi kaynakları, orman ve suları, tarihi eserler, Azerbaycan halkının evleri kaba bir şekilde yağmalanmıştır. Şu anda, sözleşmeye göre, işgalci Ermenistan ordusu Kelbecer bölgesini terk etmiş ve yerel halk atalarının topraklarına geri dönmeye başlamıştır. Ne yazık ki işgalci Ermeni ordusu ve Ermeniler anlaşmayı kışkırtmaya çalışmış, dünya toplumunun gözü önünde yıkım ve yangınlar yapmıştır. Uluslararası sözleşme ve kararların şartlarına uymamış, ayrıldıklarında daha fazla zarar vermeye çalışmışlardır. Kelbecer ormanlarında ağaçlar hızla kesilip Ermenistan’a taşınmış, çoğu yerde kesilemeyen ormanlar yakılmıştır. Azerbaycanlılara ait el koydukları evler yıkılmış, malzemeleri taşınmış, çıkarken yakılmıştır. Altyapı mahvedilmiş, elektrik direkleri ve istasyonları yıkılmış, yakılmış, kullanılamaz hale getirilmiştir. Okullar ve kamu binaları yakılmış, eşyaları taşınmış veya kullanılamaz hale getirilmiştir. Evcil hayvanları toplu halde öldürmüş, kafalarını kesmişler. Kelbecer bölgesinde vandalizm yaşanmıştır. Tabii ki, şimdi tüm hasar değerlendiriliyor ve gelecekte yasal düzeyde işlemler yapılacaktır”.
Ermenilerin yaptığı kültürel miras kaçakçılığı!
“Dünya tarih mirası için çok önemli olan Kelbecer bölgesi, tarihi yerler ve anıtlar açısından zengindir. Kafkasya Albaniyası tarihi ve kültürü ile ilgili zengin bir kültürel miras var” diyen Halilli şu bilgileri aktardı: “Hüdaveng ve Genceser manastırları gibi birçok kilise ve mabet Kelbecer bölgesinde bulunmaktadır. Bronz Çağı Kaya resimlerinden Müslüman mezarlarına kadar çok sayıda sanat ve plastik görsel eserleri Kelbecer’e dağılmış durumda. Kelbecer Müzesi, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin en zengin müzelerinden biriydi. Ermeni ordusu ve son 27 yılın yasadışı sakinleri, Azerbaycan’ın kültür mirasının örneklerini Ermenistan’a taşımış, müzeleri, kiliseleri ve manastırları tahrip etmiş, değerli eşyalarını ve sergilerini ülkeden kaçırmıştır. Bu uluslararası suç, kültürel miras kaçakçılığıdır. İlgili tüm uluslararası sözleşmelere ve yönergelere dayanarak, bu vandalizm eylemlerini, UNESCO, ISESCO, ICOM, ICOMOS, ICCROM, YOCOCU gibi uluslararası kültür kuruluşları kınamalı, kültürel miras kaçakçılığını ortaya çıkarmalıdır. Dünya mirasına verilen zararın ortak bir değerlendirmesi, Azerbaycan’dan çalınan ve gasp edilen kültürel miras öğelerinin iadesi için destek verilmelidir. Bugün birlikte kınamaz ve vandalizm eylemlerini durdurmazsak, gelecekte benzer olayların önüne geçmek mümkün olmayacaktır.”