Tayyip Erdoğan’ın başarısı ve sırrı işte burada saklı
Bana kalırsa, Erdoğan’ın içinde bulunduğu şartların gereğini yapmakla, yola çıkıyor. (Yani sefer bizden, Zafer Allah’tan) diyerek, bulunduğu her konumu, her dakikayı en verimli şekilde değerlendirecek şekilde, hareket ediyor.
Kazanmış olduğu bu başarının, hemen ardından yapması gereken daha önceki geçmiş, Cumhurbaşkanların ve Başbakanların ziyaretini yaparak, vefa ve tarihe olan borcunu gösteriyor.
Özal’ın, Menderes’in, Erbakan’ın ziyaretlerine, Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim ve Eyüp Sultan Hazretleri’nin ziyaretini ekleyerek, ilk günü geçiriyor. Aynı gün içerisinde, hem İstanbul’da, hem halkla Ankara’da iç içe bütün enerjisini kullanarak, gününü en verimli şekilde değerlendiriyor.
Acaba bir başarı kazandığı zaman ve bayramdan bayrama da olsa, annesinin, babasının, atasının, mezarlarını ziyarete gitmiş, kaç kişi vardır. Şişeden, masadan, kasadan başka bir şey düşünmeyen, siyasetçilerden bıkmış olan milletimiz, böyle bir lideri ilk defa görmüş olduğunu unutmamalı. Erdoğan’ın başarısının sırrı işte burada saklı, parti başkanı olduğu zaman da aynı tempoda, aynı hızda koşmakta; belediye başkanı olduğu zaman da, gününü en verimli şekilde geçirecek programları vardı. Ak Parti’yi kurup başkanı olduğu zamanda, nefsini, arkadaşlarına feda ederek, önce onları Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık için tercih etti.
Yine bir arkadaşını, Başbakanlık hususunda öne çekti. Allah da bu tercihinden ve davranışından dolayı, ona bütün imkanları ve başarıları, ihsan eyledi.
Gerçek ve samimi bir değerlendirme yaparak, Tayyip Erdoğan’a o şekilde bakmalı ve bu başarılarının, niçin ve nasıl ona nasip olduğunu, samimi bir şekilde değerlendirip, takdir etmeliyiz.
Daha önceki siyasi partilerin, seçimlerden sonra kazandıkları kutlamaları, nasıl davul, zurna, gürültülü eğlenceler ile içki masalarında, şampanyalarla, rakılarla, kutlayanlara bir ibret olacak ve onları kahredecek bir davranışla, başarısının hemen ertesi günü, ahretle dünyayı, yan yana getirecek olgun, vakur ve mütevazı bir duruş sergiledi.
Kendinden önceki hizmet etmiş, din ve devlet büyüklerini, aynı gün ziyaret ederek, din ve dünyayı unutmadı ve ziyaretlerine gitti.
Zaten dünyada ölçülü yaşamanın en dengeli şekli, dünya ile ahreti birlikte götürebilmek, ölümü unutmadan yaşayabilmek, Erdoğan’ın sırrı işte burada saklı.
Erdoğan eline geçen bütün bu siyasi başarılara rağmen, gönlü ahrette, ölümü unutmadan yaşayabilen, Allah, iman, Kur’an duygusunu içinde sürekli canlı tutabilen, maddi ve manevi özellikleri ile bu yüz yılın gördüğü en önemli bir liderdir. Bunun kıymetini çok iyi bilmek ve bu lidere karşı elbirliğiyle sadakatle sahip çıkmak, onun etrafında kenetlenmek lazımdır.
İnşallah İslam dünyasının da bir araya gelmesine de vesile olacak, hayırlı işler yapacak önemli bir liderdir.
Kimsenin Allah, Peygamber diyemediği, geçtiğimiz hükümetler döneminde, bugün gelinen noktada, bütün dünyevi işler ve başarılarının yanında, ahlak, eğitim ve maneviyat diyerek, bu dönemin yeni plan ve hamlesini açıklayarak, güne başladı.
İşte bu hususta, Tayyip Erdoğan’ın görünen dostları, yardımcıları ve milletinin desteğinin yanında, görünmeyen, manevi destekçileri, ruhanileri ve melaike-i kiram olduğunu da unutmayalım.
Elbette ki Allah sevdiğini sevdirir, kendi yolunda yürüyene, görünen ve görünmeyen kudretiyle, güçleriyle yardımcı olur. Allah yolunu açık etsin, bundan sonra ülkemizi ve bütün dünyayı hayırlara götürecek, büyük planlar ve projeler ortaya koyan, bir Ülke olacağımızdan emin olunuz.
Kafirler, münafıklar, hoşlanmasa da, Allah müminleri sevindirecek ve çok büyük başarılarla, İslam dünyası uyanış, birlik ve beraberliğe geçecektir. (Allah nurunu tamamlayacaktır, kafirler istemese de) Saff Suresi 8
Sudan bahanelerle, arka arkaya geçirdiği, 9 mağlubiyete rağmen, pek çok gürültü çıkaran, mızıkçı çocuklar ve oyunbozanlar, bir müddet tabii ki hazımsızlığı ve karın sancısını çekecekler.
Türkiye lokomotif bir ülke olarak, Avrasya coğrafyasının ve İslam dünyasının öncüsü olacak, acaba o zaman yüzleri kızaracak mı ve bugün bütün olumlu işlere hayır diyerek, mağlubiyeti içine sindiremeyen, Fetö, kahrından çatlayacak mı?
Yeniden hayal ve rüyaları ile artık örgütünü ve kendi arkasından gelenleri, hangi yalan dolanlarla avutmaya çalışacaklar, çok merak ediyorum. Hak geldi, batıl zail oldu, bu yükselişi ve bu gelişmeyi, hiç kimse durduramayacak. Çünkü bu Allah’ın vadidir.
Küfrün hükmü, zulmün hükmü, yüzyılı geçmez; bundan sonra İslam’ın ve Kur’an’ın yükselişi, hakkın zaferi olacaktır inşallah.
CUMA GÜNÜ SAAT: 20:45’TE AKİT TV’DE PERDE ARKASI PROGRAMINDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİ İLE.