Seçimi kazanamayacağını anlayan zillet bileşenleri panikledi. İP, DEVA, Gelecek ve Memleket Partisi Erdoğan’ın adaylığına ilişkin YSK’ya itiraz dilekçesi verdi.
PKK’nın siyasi uzantısı HDP dahil yedi partiden oluşan “Zilet” İttifakı, seçimlerde başarılı olamayacağını anlayınca çamura yatmaya başladı. İYİ Parti, DEVA Partisi ve ittifak dışından Memleket Partisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar cumhurbaşkanı adayı olmasına karşı çıkarak, YSK’ya itiraz dilekçesi verdiler.
Konuya ilişkin Meclis’te gazetecilerin soruları cevaplayan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, şunları dile getirdi:
Şentop noktayı koydu
“Daha önceki seçimlerde de cumhurbaşkanı adaylarıyla ilgili itiraz başvuruları yapıldı. Bu bir rutindir, herhangi bir kişi de bunu yapabilir. YSK zaten bir ön inceleme yapıp geçici aday listesini ilan etti, değerlendirip kararını verecek. Bu konuşmaları TBMM Başkanı sıfatıyla yapmıyorum. 101. maddeyi görüşen Anayasa Komisyonunun o dönemki başkanı olarak ifade ediyorum. 2017’deki görüşmelerde şu hükmü koymuşuz; ‘Bu kanun yürürlüğe girdikten sonraki olaylara uygulanacaktır. Önceki dönemde cumhurbaşkanı seçilenlerin bu kanun kapsamında yeniden iki defa seçilme hakkı olacaktır. Bu konuda hukuken hiçbir sorun yok. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ikinci defa adaylığı söz konusu. Çünkü iki defa adaylık hakkı veren 101. madde 30 Nisan 2018’de yürürlüğe girdi. O tarihten sonraki ikinci seçimi yaşayacağız. Bu konuda birçok görüş var, birçok anayasa hukukçusunun bir hukuki sorun olmadığı yönünde görüşü var. Tamamen siyasi bir tartışma.”
Sabih Kanadoğlu zihniyeti
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanımızın adaylığı önünde hiçbir engel yoktur. Nitekim usulüne uygun şekilde adaylık başvurusu yapılmıştır. Cumhurbaşkanımızın adaylığı konusunda üretilmeye çalışılan sözde tartışma hukuki değil, hukuk dışı yollarla siyasete yön vermeye çalışan kötü alışkanlıkların depreştiğini göstermektedir. Daha önce de ifade etmiştik: Bu tür söylemler, siyaseti kurgulamaya çalışan masaların gizli ortağının ‘Sabih Kanadoğlu zihniyeti’ olduğunu ve bu tartışmaların vesayet zihniyetinden beslendiğini ortaya koymaktadır. Türkiye, demokratik süreçlere yalnızca aziz milletimizin yön verdiği bir noktaya gelmiştir. Geçmişin vesayet zihniyetinden ilham alan girişimlerin bu gerçeği gölgelemesi mümkün değildir. Sözün özü; milletimizin sahip olduğu demokrasi sandığına hiç kimse ipotek koyamaz! Demokratik seçimlerle milletin adayıyla yarışmaktan korkan çevreler, Cumhurbaşkanımızın önüne siyasi hayatı boyunca çeşitli engeller çıkardılar. Bu yaklaşım, Cumhurbaşkanımızla demokrasi meydanında yarışmaktan korktuklarının itirafı olmaktan başka işe yaramadı. Milletimiz bir kez daha demokrasi dersi verecektir.”
Hukuken hiçbir anlamı yoktur
Avukat Tamer Mahmutoğlu da şunları kaydetti: “Anayasa’nın 67. maddesinin atfıyla Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu’nun 3. maddesinde bir kimsenin en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebileceği, ancak Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi hâlinde, Cumhurbaşkanının bir defa daha aday olabileceği öngörülmüştür. 24 Haziran 2018’de yapılan seçim, o dönemin erken seçimidir. Çünkü seçim kararını TBKK almıştır. Nitekim konuya ilişkin olarak YSK’nın 12 Haziran 2011’deki gündeminde verdiği görüş birlikte değerlendirildiğinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın tekrar aday olmasına engel bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle yapılan itirazların hukuken hiçbir anlamı yoktur.”
Amaç kaos çıkarmak
SAD Araştırma Şirketi Başkanı Sadullah Özcan ise, şunları ifade etti: “Büyük ihtimalle Erdoğan’ın adaylığına itiraz edenler YSK’nın red kararı vereceğini biliyordur. Ama bir süredir Anayasa Mahkemesi’ne konunun taşınacağı kulislerde konuşuluyordu. Anayasa Mahkemesi’nde Abdullah Gül ağırlığının devam ettiği, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansımıştı. AYM’ye taşındığında seçimlere yönelik tam bir kaos ortamı oluşturulmaya çalışılacaktır. Mahkemenin görev alanına girmemesine rağmen başvuruyu kabul ederse başka ellerin devreye girdiğini söylemek mümkündür. Bu iddialar doğru değil. Çünkü Erdoğan birinci dönemini henüz tamamlamamıştır. Çünkü 24 Haziran 2018’de yapılan seçim, o dönemin erken seçimidir. Fakat Cumhurbaşkanı yetkisini kullanarak değil, meclis yetkisini kullanarak erken seçim kararı almıştır. Bu nedenle de ikinci dönem adaylık hakkı hem eski sistemde hem yeni sistemde her halükarda vardır.”