• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ensar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Kader, Kemal Sandıkçı hocayı anlattı

Yeniakit Publisher
2021-11-11 14:08:00 - 2021-11-11 14:15:10

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Ensar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Kader, Kemal Sandıkçı hocayı anlattı

Ensar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Kader, 6 Kasım’da Hakk’a yürüyen Kemal Sandıkçı hoca efendi hakkında dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize İlahiyat Fakültesi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi kurucu Dekanı Prof. Dr. Kemal Sandıkçı, tedavi gördüğü hastanede, 6 Kasım 2021 tarihinde  hayatını kaybetti.

Kemal Sandıkçı  hoca efendi hakkında, Ensar Vakfı Genel Müdürü Hüseyin Kader bir yazı kaleme aldı. Söz konusu yazı şu şekilde:

KEMAL SANDIKÇI HOCAMIZIN ARDINDAN

Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir.

Kıymetini bil(e)mediğimiz bir alim!

1944 yılı ekim ayında Rize- Ardeşen’de başlayan hayat yolculuğunu, 6 Kasım 2021 tarihinde Rize’de tamamlayarak Rabbine kavuştu.

Gidenlerin ardından yazmak zordur. Sevdiğimiz, muhabbet duyduğumuz büyüklerimizi anlatmak o daha da zordur.

Muhterem Hocamızı Ensar Vakfı’nda göreve başladığım 28 Şubat’ın esintilerinin devam ettiği yıllarda Merhum Ahmet Şişman’la birlikte Rize’de İlahiyat Fakültesi dekanı olduğu zamanlarda tanımıştım.

İbnül Esir El-Cezeri’nin Cami’ul Usul adlı eserini tercüme ve şerh ediyordu. Yayınlanması konusunda o dönemlerde ve akabinde bağlantımız devam etti. Elhamdulillah bu eseri yayınlamak ve ilim dünyasına kazandırmak da nasip oldu.

Muhterem Hocamızın ismi “Sadık Kemâl” idi. İsmi ile müsemmaydı. Sadık, bağlılık ifade ederdi; bir kişiye sadık kalmak, bir kişiye bağlı olmak demekti.

Kemal, olgunluk ve insanın ulaşabileceği en güzel bir mertebedir. İsmindeki sıfatları en güzel biçimde kendinde buluşturmuş Kur’an ve sünnete olan bağlılığı, Rabbine karşı tevazuu ve insanlarla olan ilişkilerde bu sadakati ve olgunluğu hissederdiniz.

İlme düşkündü, çok çalışırdı, gayreti ve azmi ile yaptıklarını güzel yapardı. Allah güzeldir, işlerini güzel yapanları severdi.

Çileli bir hayata talip olmuştu. Sıkıntılı ve zahmetli günler geçirmişti. Hatırladıkça o günleri anlatırdı. Zor günlerini ve zorluklarla yaşadıklarını duygularıyla harmanlardı.

Ciddiydi, işini ciddiyetle yapar, laubaliliklerden hoşlanmazdı. Disiplini elden bırakmazdı, vakur duruşunun arkasında muhabbet dolu bir gönül vardı. Girmesini bilen o kapıdan girerdi.

“Sultanım” diyerek hitap ederdi. Kimseyi kırmayan, incitmeyen, şefkat dolu bir yüreği, gülen bir yüzü, naif bir tebessümü vardı. İlmi ile amildi. Yaşayarak örnek oldu.

Kelamıyla değil, kemaliyle gösterdi kendisini. Kimseye yük olmadı, olmak istemedi. Hep veren oldu.

Kimseyi kırmamaya ve üzmemeye gayret etti, ancak üzüldüğü konular oldu. Sabırla ve metanetle karşıladı, Rabbine havale etti.

Geçim ehli idi, yol arkadaşlığı güzeldi. Samimi konuşur ve davranırdı, sözü süzerek söylerdi.

Kızsa bile “Ben Duthalıyım dikkat et” derdi. (Dutha, Rize’nin Ardeşen ilçesinde şimdiki adı Tunca olan bir beldedir. Bu beldenin sakinleri, sinirli ve agresif olduklarından tez canlılıklarını ortaya koyarlarmış.)

Ailesine düşkündü, iyi bir baba, iyi bir eşti. (Emeklilik sonrası İstanbul’da Ensar Vakfı’mızda ve Anadolu’da hadis dersleri, sohbetleri, konferans ve kitap çalışmaları yaparken çok kıymetli yol arkadaşı eşi Süheyla Hanımın isteği üzerine tekrar Rize’ye Ardeşen’e dönmüştü.) Ailesini çok severdi.5 kızı, 2 oğlu, 26 torunu vardı. Bayramlarda evimiz şenlik içinde oluyor, keyif alıyorum derdi.

Çok Muhterem Merhum Bekir Topaloğlu Hocamızla birlikte başlattığımız Ebu Mansur Muhammed el-Maturudi’nin Tevilatü’l Kur’an adlı eserin tercümesinde büyük emeği ve katkısı oldu. Merhum Bekir Topaloğlu Hocamızın vefatından sonra Muhterem Yusuf Şevki Yavuz Hocamızın gayreti ile Merhum Kemal Hocamızın desteği ile eseri 18 cilde tamamlayarak yayınlamıştık. Rabbimize hamd olsun. Eserleri sadaka-i cariyeleri olsun.

Rize İlahiyat Fakültesinin nitelikli bir fakülte olmasında, inşaatında, bahçesinde yapılan ahşap mimari ağırlıklı camisinde, Rize Yusuf Karaali Diyanet Eğitim Merkezi’nin yapımında büyük emekleri oldu. Geride kalanlar bu eserlere baktıkça hep onu hatırlayacaklardır. Rabbim razı olduklarından eylesin.

Muhterem Hocamızın dirayeti, vakur duruşu, azmi, gayreti, çalışması, yaşayışı hep peygamberî oldu.

Yıllarını verdiği hadis ilmi onun şahsında yaşanır bir örneklik olarak kendini gösterdi.

İdareciliği, mücadelesi, enerjisi, ilme olan muhabbetini, vaktini değerlendirmesi, kelamı, kemâli, tevazuu Hz. Resullulah’a olan muhabbeti ve O’na olan bağlılığı ve Rabbine karşı olan kulluk bilinci ve şuurunun göstergesidir.

Dersinde bir kişi olsa bile tüm sınıf varmış gibi dersini yapardı. İstanbul’da bulunduğu zamanlarda pazartesi günleri sabah namazı sonrası Cami’ul Usul’den ders okur, akabinde zeytin, peynir ve çayla kahvaltı yapardık. Samimi, nitelikli ve muhabbetli bir zaman geçirirdik. Hocamıza talebe olmaya çalıştık, o derslerden öğrendiklerimizle Rabbim hayatımızda amel edebilmeyi nasip etsin.

Hadislerin ışığında, hâdiseleri yorumlayarak yeni bakış açıları kazanmamıza vesile oldu. Hadisleri ve onun ravilerini, yaşadıkları dönemleri, kısaca hayatlarını da bize anlatmıştı. 2017 yılında başlayan hadis derslerimiz, 2019 Nisan ayında Memleketi Rize'ye dönüşü nedeniyle  tamamlanmıştı.

Son dersimizden bir hatıra: Ebu Hureyre’ den rivayet edildiğine göre Rasulluah (sav) şöyle buyurdu: Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız da ailesine en hayırlı olanınızdır.” Bir rivayette de, ”ailesine karşı en lütufkâr olanınızdır buyurdu. …Ailesine en lütufkâr olan…* cümlesinden maksat, hanımlarına, çocuklarına, akrabalarına karşı en nazik, en yumuşak, en iyi kalpli olan kimsedir* diye açıklamasını yapmıştı. Bu hadisi okuyunca Muhterem Hocamızın hayatından örnekliğini bir kez daha görmüştük.

Nezaketini, hilm sahibi oluşunu, teeni ile hareket edişini, samimi gayretini, ümmete ve millete hizmet için ilme olan merakı ve gayretini, adaletli bir idareci olmasını, sessiz sakin ve sükûnetli duruşu, vakar ve ciddiyetini kaybetmeyişini, adam gibi adamlığını, ahlak abidesi oluşuna yüzlerce insan şahittir.

Ya Rabbi!

Biz kendisinden razı idik, sen de Muhterem Kemal Hocamızdan razı ol.

Ya Rabbi!

Kabrini Kur’an’ın zıyasıyla aydınlık eyle!

İlmini kendisine yoldaş eyle!

Çok sevdiği Peygamberimizin şefaatine nail eyle!

Geride bıraktığı eserlerini ve talebelerini sadaka-i cariye eyle!

Ailesine, çok sevdiği eşine, çocuklarına, torunlarına, arkadaşlarına, dostlarına, talebelerine, hayırla ananlara, camiamıza başsağlığı diliyor, Rabbimizden Hocamıza rahmet ve mağfiret niyazıyla kabrinin cennet bahçesi olmasını temenni ediyorum.

Ruhu için el-Fatiha.

Hüseyin Kader

Ensar Vakfı Genel Müdürü

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İsmail türüt

Esselamüğaleyküm Kemal hocamla 5 yıl çalıştım özel şirketle biz her zaman memnunum mevlamda memnun olsun yeri mekanı cennet olsun inşallah hocamın

Rabbim üstadın mekanını cennet ali eylesin inşaallah. Ruhu şad olsun. Mekanı cennet ve ASV'a komşu eylesin inşaallah.

Rabbim üstadın mekanını cennet ali eylesin inşaallah. Ruhu şad olsun. Mekanı cennet ve ASV'a komşu eylesin inşaallah.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23