Ekonomistlerce yeni dönemde en temel meselenin enflasyonu düşürmek olduğuna işaret edilerek, “Bunun için pek çok alanda rekabet güçlendirilmeli ayrıca makro ve mikro reformlar hayata geçirilmeli” ifadeleri kullanılıyor.
Yeni dönemde ekonomiyi büyütme, refah ve kalkınmayı arttırma odağa alınacak. Kuru ve enflasyonu kontrol altına alma eksene oturtulacak.
Refah ümidi
İktisatçılar tarafından seçimlerin başarıyla tamamlandığına dikkat çekilerek, “İstikrar ve refah ümidiyle 2023-2028 dönemine giriyoruz” deniliyor.
Ülkenin daha da kuvvetlenip büyümesi için makroekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiği vurgulanarak, şunlar belirtiliyor: “Gelinen aşamada en temel meselemiz enflasyonu düşürmek olmalı. Bunun için para politikası araçları en iyi şekilde kullanılmalı. Pek çok alanda rekabet güçlendirilmeli ayrıca makro ve mikro reformlara gidilmeli.
İlave tedbirler alınmalı
Yeni dönemde Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulması için belli başlı hamleler yapılmalı. Orta ve yüksek teknolojili ürün gruplarının üretim ile ihracattan daha çok pay almalarına imkân tanınmalı. Savunma sanayii, otomotiv ve enerjide büyük ilerleme kat edildiği muhakkak. Bu ilerleme devam ettirilmeli. Doğal olarak teşviklerden dev, ithal ikameci yatırımlara daha çok pay ayrılmalı. Genel ve bölgesel değil de mikro teşviklere ağırlık verilmeli.
Öbür yandan gelir dağılımı sorunu ele alınmalı. Enflasyon indiğinde gelir dağılımının belli oranda iyileşeceği bilinmeli. Eğitimde kaliteyi arttırma, dar gelirliyi koruma gibi ilave tedbirler alınması gerektiği de unutulmamalı. “
Hibrit çözüm gerekli
Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise Yeni Akit’e yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Büyüme ve piyasa dengesi için enflasyonla mücadele ön planda olmalı. Malum 2024’te yerel seçimlere gidiyoruz. Haliyle büyüme gereksinimi var. Büyüme tercihi olacak. Bu anlamda hibrit bir çözüm gerekli. Tabii piyasada dengesizliği arttıran önemli unsurlardan biri kurların uzun süre belli yerlerde tutulmaya çalışılması oldu. Kurlarda kademeli dengelenmeye izin verilirse gelecek aylarda ihracat ve büyümede toparlanma görülür. Büyüme tarafı bu şekilde dengelenir. Tabii ücret artışları devam eder. Yeni ücret ayarlamaları büyümeye katkıda bulunur. Böyle bir tablo enflasyon için risk teşkil eder. Öyle anlaşılıyor ki enflasyonla mücadelede para politikası ön plana çıkacak. Maliye politikası da. Zira bir takım vergi uygulamalarıyla bütçe açığını dengeleme yoluna gidilebilir.”
Reform şart
“Sayın Erdoğan’ın faizle ilgili tavrını koruduğunu ve ekonomi yönetimi için adı geçenleri dikkate aldığımızda ara formül uygulanması kuvvetle muhtemel” diyen Aslanoğlu, şunları dile getirdi: “Koridor uygulamasına gidilebilir. Faiz yüzde 8.5’te durabilir, Merkez Bankası haftalık fonlamalarla bu bandı yukarı çekebilir. Bu tür hamleler piyasayı dengelemeye yardımcı olur. Tabii reformlar da mühim. Gıda enflasyonunu dengelemek için tarım reformuna ihtiyaç var. Bu reform vakit alır ama hükümet için de 5 sene uzun süre. Yerel seçimler engel teşkil etmezse böyle bir adım atılabilir. Yani tarımda, konutta arzı arttıracak kararlar alınabilir ki bu da enflasyonla mücadeleye olumlu katkı sunar.”