İstanbul’da dev bir rüşvet ağı ören, onlarca müteahhidi ve AVM patronunu haraca bağlayan, İBB’nin 30 iştirakini hortumlayan çetenin lideri Ekrem İmamoğlu için hesap vakti geldi çattı. İmamoğlu dahil 402 şüphelinin yargılanacağı büyük yolsuzluk davası için tüm hazırlıklar tamamlanırken; ilk duruşmanın görüleceği Silivri’de provokasyon girişimlerine karşı teyakkuza geçildi.
Buğra Kardan İstanbul
Asrın yolsuzluk davası, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan 1 no’lu duruşma salonunda bugün görülmeye başlanacak. 105’i tutuklu 402 şüphelinin yargılanacağı duruşmada iddianame özetinin okunmasının akabinde savunmalar alınacak. İstanbul’u ahtapot gibi saran çetenin başı görevden uzaklaştırılan CHP’li eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması tamamlanarak, 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame yazılmıştı. İddianamede 142 eyleme ve 17 suçlamaya yer verilmiş; İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’e bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’a 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapis cezası verilmesi istenmişti.
3 bin 809 sayfalık iddianamede
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’; Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İBB ve Şişli Belediyesi ‘suçtan zarar görenler’; 16 kişi ‘müşteki’; 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. İddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar lira ve 24 milyon dolar olduğu da ifade edilmişti. Duruşmanın sorunsuz yapılması için gerekli her adım atıladursun Silivri’de provokasyon girişimlerine karşı alarma geçildi.
PROVOKASYONLARA TEDBİR
İmamoğlu ve CHP’lilerce yeni bir tiyatronun sahnelenmemesi, taşkınlık çıkarılmaması için ilave tedbirler alındı. Buna göre her sanık için 3 avukat salonda bulunacak, izleyicilerde öncelik tutuklu yakınlarına verilecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davayı takip edecek gazeteci sayısı 25’le sınırlandırılacak. Marjinal grupların tahrik denemelerine karşı da ihtiyatlı olunacak. Nitekim ilk hamle yapıldı. Silivri Kaymakamlığı tarafından 31 Mart’a kadar Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi etrafında toplantı, yürüyüş, basın açıklaması, pankart, slogan, stant kurma, kamera ya da telefonla çekim yasağı getirildi. Çağlayan Adliyesi’nde İmamoğlu’nun ifade verdiği sırada arbede çıkaran CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in dava için özel bir plan hazırladıklarını ifade edip, Anadolu’dan gelecek örgütlerle bir nöbet sistemi oluşturacaklarını açıklaması ise güvenliğin en üst seviyeye çıkarılmasının zaruret olduğunu tescilledi.
Tarihi davayı Akit’e değerlendiren Avukat Hadi Dündar ise, şunları söyledi: “Artık mahkeme aşaması başladı. İddianamede geçen eylemler tek tek ele alınacak. İfadelere, iddialara, ithamlara, itiraflara bir bir bakılacak. Şüpheliler dinlenecek. Deliller tartışılacak. İmamoğlu da dahil şüphelilere deliller hatırlatılacak. Örneğin bir şüpheliye rüşvet yerinde ne aradığı sorulacak. Adı geçen şüpheli, neden orada olduğunu anlatamadığı takdirde sıkıntıya girer.
GERÇEKLERLE YÜZLEŞME VAKTİ GELDİ
“Otel görüntüleri hepimizin belleğinde. O görüntüler, İmamoğlu’na hatırlatılacak. ‘İhale verdiğin firmanın idarecisiyle neden otelde bir araya geldin’, ‘Buluşma planlı mı yoksa plansız mıydı’ sualleri yöneltilecek. Suallere tatmin edici cevaplar vermek İmamoğlu’nu kurtarır. ‘Bilmiyorum’, ‘Hatırlamıyorum’, ‘Muhatap almıyorum’ gibi cevaplarla yetinmek ise kurtarmaz. Bir belediye başkanının, yetkilisinin arkadaşlarına veya yakınlarına ihale veremeyeceği muhakkak. Buna rağmen akrabalara, hanımlara giden ya da fayda olarak dönen İBB ve iştiraklerinin ihaleleri ortada. Ertan Yıldız, Emrah Bağdatlı ve Murat Ongun’la ilgili ithamlar belli. Önemli bir davayla karşı karşıyayız. Delilleri çürütememenin şüphelileri güç durumda bırakacağı açık. Duruşma salonunda provokasyonlara geçit verilmemeli. Telefonlara izin verilmemeli. Had aşımlarına, tiyatro ya da şov denemelerine de dikkat edilmeli. Dışarıda da tedbirler alındı. CHP’liler nöbet eylemine gitseler de yararı olmayacak. İşte Ümit Özdağ yargılanırken ilk 2 gün nöbet eylemi yapıldı. Çadırlar açıldı ancak tutukluluk uzayınca o çadırlardan eser kalmadı.”
ŞOVLARA İZİN VERİLMEMELİ
Avukat Sinan Pak da şunları dile getirdi:
“Büyük yolsuzluk davası start alıyor. Bu dava için çok çalışıldı. Deliller toplandı. Rüşvet ve kara para trafiğini belgeleyen video, ses kayıtları elde edildi. Rüşvet alanların, verenlerin itirafları dinlendi. Böylece dolu dolu bir iddianame hayat buldu. Bu iddianame İmamoğlu’nun rüşvet çarkını görünür kıldı. Sıra ise duruşmalara geldi. İmamoğlu için kaçacak yer almadı. Bakalım, İmamoğlu’nun yeni taktiği ne olacak? İmamoğlu’nun hukuki savunmanın yararı olmayacağını görüp ‘Anlamadım’, ‘Duymadım’, ‘Yakışıklı mı çıktım’ gibi abuk sabuk cümlelere sarılması mümkün. Davayı sulandırma ve siyaseten mahkum ediliyormuş gibi bir intiba uyandırma gayretine girmesi de öyle. O nedenle mahkeme heyeti, ihtiyatlı olmalı. İyi niyetleri suiistimal edilen hakimlerden ibret almalı. Mahkemeyi küçük düşürücü ve sistemi bozucu şımarıklıklara müsamaha gösterilmemeli. Dışarıda da provokosyanlara kalkışılmasına müsaade edilmemeli. Emniyet güçleri, teyakkuza geçti ama yine de ihmale yer verilmemeli. Boşluklar bırakılmamalı, ek hamleler yapılmalı. Tahrik teşebbüsleri öyle veya böyle önlenmeli. Çünkü ilk gün çok kritik. Taşkınlık yapmaya, nümayiş çıkarmaya çalışanlar olacak. Kendi oğulları ya da kızları tatilde iken Ahmet’in veya Mehmet’in çocuklarını emniyet güçleriyle karşı karşıya getirmeye tevessül edenler olacak. Bunlara dikkat. Ancak burada vatandaş da uyanık olacak. Evlatlarını oraya yollamayacak.”