• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ekran ışığı uykuyu sabote ediyor: Karanlık yoksa dinlenme de yok

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Ekran ışığı uykuyu sabote ediyor: Karanlık yoksa dinlenme de yok

Televizyon karşısında ya da telefon ekranına bakarak uykuya dalmak, mavi ışığın melatonini baskılaması nedeniyle beynin gece moduna geçmesini engelliyor ve vücudu gerçek anlamda dinlenemez hale getiriyor.

Pek çoğumuzun alışkanlığı haline gelen televizyon karşısında sızıp kalmak veya uyumadan hemen önce telefon ekranında vakit geçirmek, aslında vücudumuza sandığımızdan çok daha fazla zarar veriyor. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aylin Kılıç, gözlerin sadece bir görme organı olmadığını, aynı zamanda beynimizin biyolojik saatini yöneten bir ışık algılayıcısı olduğunu belirtti.

Kılıç’a göre uyku, sadece gözleri kapatmakla başlamıyor; beyin karanlığı tam olarak hissetmedikçe gerçek anlamda dinlenme moduna geçemiyor. Gözün iç tabakası olan retina, ışığı algıladığı anda beyne doğrudan "gündüz" sinyali gönderiyor.


Özellikle televizyon, bilgisayar ve akıllı telefonlardan yayılan mavi ışık, retina tarafından güneş ışığı gibi algılandığı için uyku hormonu olan melatoninin salgılanmasını doğrudan engelliyor.

Kılıç, gece lambası açıkken veya televizyon karşısında uyuyanların aslında uyumadığını, vücudun biyolojik saati şaşırdığı için sadece yatakta vakit geçirdiklerini dile getiriyor. Göz kapakları kapalı olsa bile dışarıdaki ışık sızıntıları retinaya ulaşmaya devam ediyor ve bu durum beynin uyanık kalmasına yol açıyor.


MELATONİN EKSİKLİĞİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ SARSIYOR

Uyku hormonu olarak bilinen melatonin, sadece uyumamızı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda hücre yenilenmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve stres kontrolü gibi hayati görevler üstleniyor. Gece boyunca ışığa maruz kalarak bu hormonun baskılanması, uzun vadede kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve hormonal düzensizlikleri de beraberinde getiriyor. Vücudun kendini tamir edebilmesi için tamamen karanlık bir ortama ihtiyaç duyduğunun altını çizen uzmanlar, zifiri karanlığın sağlanamadığı durumlarda basit bir göz maskesi kullanımının bile büyük fark yaratacağını vurguluyor.


Sağlıklı bir yaşamın anahtarının kaliteli bir uykudan geçtiğini hatırlatan Kılıç, uyku alanının tamamen ışık geçirmez hale getirilmesini öneriyor. Yatmadan en az bir saat önce dijital ekranlarla bağı kesmek ve oda içindeki küçük led ışıkları bile söndürmek, beynin "gece" moduna girmesini kolaylaştırıyor. Unutmayın, beyin karanlığı algılamadıkça vücut dinlenmiş sayılmıyor ve her sabah yorgun uyanmak kaçınılmaz bir son haline geliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23