Ehl-i kitap’a karşı ilâhi ikazlar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Âli İmran sûresi 28. Âyette, “Mü’minler mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin” buyurulmuştur.
Âli İmran sûresi 28. Âyette, “Mü’minler mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin” buyurulmuştur.
Hazret-i Abbas (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre: Münafıkların reisi, Abdullah ibn-i Ubeyy ve arkadaşları Yahudiler ve müşriklerle dostluk yapıyor ve onları Müslümanların ahvâlinden haberdar ediyorlardı. Resûl-ü Ekrem (s.a.v.) aleyhine muzafferiyet ümid ediyorlardı. Nazil olan bu Âyet-i kerîme ile mü’minler bundan nehyedildi.
Bu ayetin tefsirine göre kim kâfirleri dost edinirse Allah Teâlâ’nın dostluğundan çıkmıştır. Kâfirleri dost edinenlerin Allah Teâlâ’dan ilişiği kesilmiş olur.
Âyette, “De ki: Allah Teâlâ ve resulüne itaat edin. Eğer Allah Teâlâ ve resulüne itaatten yüz çevirirseniz (kâfirlersiniz) Hak Teâlâ ise, kâfirleri sevmez” buyurulmuştur.
Rivayet edildiğine göre, münafık Abdullah ibn-i Übeyy: “Muhammed kendisine tâati, Allah Teâlâ’ya tâat gibi tutuyor. Ve bize Nasârânın, Îsâ’ya sevgisine benzer bir sevgi ile kendisini sevmemizi emrediyor” demeye başladı. Bunun üzerine bu Âyet-i kerîme nâzil oldu. Ve böyle bir şübhenin vârid olamayacağını gösterdi. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz.
“Bütün ümmetim Cennet’e girer, yalnız istinkâf edenler girmez” buyurdu. Dediler ki:
“Ondan kim istinkâf eder?”
“Bana, itaat eden Cennet’e girer, isyan eden istinkâf eder” buyurdular.
Âl-i İmran 99. ve 100. Âyetlerde de şöyle buyurulmuştur: “De ki: Ey Kitab ehli! Hak dîn, İslâm olduğunu bilirken, niçin îmân edenleri Allah yolundan döndürmek, istikâmetten ayırmak istiyorsunuz? Allah Teâlâ, yaptıklarınızdan gâfil değildir. Ey mü’minler! Eğer siz o Kitab verilenlerin içlerinden herhangi bir fırkaya itaat ederseniz, sizi îmân etmişken döndürür, kâfir ederler.”