Dün istediğiniz 'savaş' şimdi tepenizde!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşesinde Afrin harekatına karşı çıkanların ‘barış’ edebiyatı yapmalarına tepki göstererek ikiyüzlü tavırlarını ortaya koydu.
YENİAKİT.COM.TR - Suriye sınırı boyuna oluşturulmak istenen terör koridorunun kalbini Fırat Kalkanı harekatıyla mızrak gibi delen Türkiye, şimdi de Zeytin Dalı harekatıyla hainlerin tepesine biniyor. PKK yandaşları ise yıllardır ağızlarından düşürmedikleri ‘barış’ kelimesini yine tekrarlamaya başladı.
Terör örgütünün üzerine çöküldüğü ve hain planların bozulduğu Afrin harekatının başlamasıyla birlikte ''Kürtler öldürülüyor'' propagandası yaparak sözde barış çığırtkanlığı yapan çevreler eli kanlı bebek katili PKK'ya ise tek laf söylemiyor.
Bugünkü yazısında ''Savaş istemiyoruz, barış istiyoruz'' diyenlerin samimi olmadıklarına vurgu yapan Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, Suriye'de YPG/PKK terör örgütüne yönelik operasyonların başlamasıyla barış edebiyatı yapmaya başlayanların ABD’nin YPG’ye tırlar dolusu silah yardımı yapmasına ve PKK’nın vahşi terör eylemlerine sessiz kaldığına dikkat çekti.
Ahmet Altan’ın 2012’de Taraf gazetesinde yayınlanan ve Demirtaş’ın ''Çukurca-Şemdinli arasındaki 400 kilometre PKK’nın kontrolü altında'' sözünü paylaştığı yazısına da değinen Karahasanoğlu, ''Soralım bu utanmazlara. TSK’yı tahkir etmek için, bu alçak ifadeleri kullananlara, o gün demiş miydiniz: 'Barış istiyoruz. Savaş istemiyoruz' O zaman kusura bakmayın. Sizin bugün de 'barış' istemeye hakkınız olamaz. Dün istediğiniz 'savaş'ı, şimdi tepenizde bulursunuz!'' dedi.
İşte o yazı;
Ne kadar tılsımlı bir kelime değil mi: “Barış.”
Karşı çık da göreyim, bu kelimeye..
Adamı katil de ilan etseler, canavar da ilan etseler, vahşi de ilan etseler.. Haklı olurlar..
“Barış” istiyorlar, çünkü!..
Ne kadar saf, ne kadar masum, ne kadar insani bir talep..
Bu talebe bırakın itiraz etmeyi, küçücük bir mırın-kırın etmeye kalkanın bile, insanlığından şüphe etmek lazım, değil mi?..
Evet..
Ama bu “barış” isteğinin, “her zaman” tekrarlanması.. “Her olayda aynı şekilde talep edilmesi” halinde bir değeri var..
“Olay”ları seçerseniz..
“Zaman” tercihi yaparsanız..
“O”nda değil, “bu”nda “barış istiyorum” derseniz..
O zaman siz barış falan istemiyorsunuz.. Düpedüz hainlik ediyorsunuz demektir..
Belki savaş isteyenlerden bile daha büyük hainsiniz demektir..
Durun kızmayın hemen..
“Soyut değerlendirmelerle, ahlaki bir kavramı bile, nasıl mahkum edersin” demeyin..
Somut örneklerini vereyim..
Mesela..
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği operasyonlardan bir örnek vereyim..
Afrin operasyonu başladığında, “Barış istiyoruz” diyenler..
“Savaş istemiyoruz” diyenler..
“Fırat Kalkanı operasyonu”nda da aynı talebi tekrarladılar mı?
“Barış istiyoruz, savaş istemiyoruz” dediler mi?
Demediler..
Tam aksine, o operasyonu desteklediler.. Alkışladılar..
Çünkü “Fırat Kalkanı”nda, operasyonun hedefi DAEŞ idi..
Hedefte DAEŞ varsa, “Savaş istiyoruz..”
Hedefte bir başka terör örgütü YPG/PKK var ise, “Barış istiyoruz.”
Nasıl ahlaksızca bir tavır, görüyorsunuz değil mi?
Örnekleri değiştirelim..
YPG’nin silahlanmasına karşı (...)