Doğan Grubu’ndan içi boş cevap!
Doğan Grubu’ndan bir açıklama geldi..
Açıklamadan ziyade, tehdit ve hakaret dolu bir yazı..
Bizde kompleks yok..
“Çaktırmadan yaptıkları tehditler”i, anlamadığımızdan değil..
“Gösterdikleri sopa”yı farketmediğimizden değil..
Ama..
28 Şubat’ı hatırlamanız için..
Bu adamların elinde güç olsa, dindar insanları bir kaşık suda nasıl boğacaklarını görmeniz için..
Yollanan açıklamayı, bire bir buraya alıntılıyorum:
“Sayın Ali İhsan Karahasanoğlu
Yeni Akit Gazetesi
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Köşe yazarı
Sayın Karahasanoğlu,
Gazetenizin 13 Mayıs 2017 tarihli nüshasında yer alan köşe yazınız tam anlamıyla çarpıtılmış bir yazıdır.
2001 yılındaki yayınlar, o tarihte yayınlanan M.Yeşilyurt’a ait bir kitaptan bazı alıntılar içermektedir.
Cumhuriyet değerlerine bağlı Doğan medyasının bu tarz ithamlara maruz kalması gülünçtür.
Adıgeçen kişinin son beyanları, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e açık bir iftira ve hakaret niteliği taşımaktadır. Nitekim bu yüzden sözkonusu beyanlar toplumumuzun tüm kesimleri tarafından kınanmıştır.
Akit gazetesi ve köşe yazarı olarak siz, herhalde bu durumdan rahatsız olarak bu vesile ile Doğan medyasını ve Sayın Aydın Doğan’ı karalamak ve bu çirkin olayı örtbas etmek çabası içine girmişsiniz. Cumhuriyetimizin kurucusu için Atatürk soyadını kullanmaktan bile özenle kaçınan bir zihniyetin, sözkonusu iğrenç iddiaları aklamak ve desteklemek için başvurduğu bu yol son derece üzücüdür. Ancak biliniz ki bu beyhude bir çabadır ve Türk milleti nezdinde hiçbir karşılığı yoktur.
Saygılarımla,
Erem Yücel
Baş Hukuk Müşaviri
Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş.”
Bu arkadaş..
Daha birkaç ay önce, FETÖ ile iltisak iddiası sonucu gözaltına alınan bir avukat.
Bir-iki defa birkaç dakikalık ayaküstü sohbetimiz olduğu için..
Gözaltında olduğunda, elim varmadı.. Aleyhinde bir şey yazmadım..
“Doğan Grubu ve suyun başındakiler hakkında zaten yazıyoruz.. Bir de ‘Merhaba’ dediğimiz eski meslektaşımız hakkında olumsuz şeyler yazmayalım” diye düşündüm..
Ama o ne büyük bir kin besliyormuş bizim için..
Şu ifadelere bakın:
“Tam anlamıyla çarpıtılmış..”
“Gülünç..”
“Herhalde bu durumdan rahatsız olarak..”
“Aydın Doğan’ı karalamak..”
“Bu çirkin olayı örtbas etmek..”
“Atatürk soyadını kullanmaktan bile özenle kaçınan bir zihniyet..”
“İğrenç iddiaları aklamak..”
“Beyhude bir çaba..”
“Türk milleti nezdinde hiçbir karşılığı yok..”
En sonuna “Saygılarımla” demiş ama..
Ben şahsen, bu kadar hakaret ettiğim bir insana, “saygı” falan göstermem..
Biliyorum kızgınlıkları, patronlarına yönelik “Aydın Doğan, Süleyman Yeşilyurt’un yanına yolcu mu?” başlığından kaynaklanıyor..
Ama o yazıya, böyle çaktırmadan tehdit ederek..
Beyin okuması yaparak..
En önemlisi, “Türk milleti adına” diyerek kendinden menkul keramet örneğindeki gibi cevap verilmez ki..
Benim iddiam somut..
Siz istediğiniz kadar tehdit edin.. Hakaret edin..
“Posta gazetesinde, Süleyman Yeşilyurt’un şu an cezaevinde olmasına sebep olan ifadeler hiçbir eleştiri getirilmeksizin yayınlanmış mıydı, yayınlanmamış mıydı?”
“CNN Türk’te, ‘Afet İnan’ ismi, ‘Mustafa Kemal Atatürk’ün aşkları başlığı altında yazılmış mıydı, yazılmamış mıydı?”
Daha önemlisi..
Posta gazetesi için, “Nanik.. Zamanaşımına uğradı.. Basın Kanunu gereği, 4 ay içinde açılmayan dava düşer” diyebilirsiniz.
Milliyet gazetesi için, “Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye” diye söze başlayıp, “4 aylık yasal süre dolalı, yıllar olmuş.. Artık dava açılamaz ki!” diyerek, “5816 Sayılı Kanun’a muhalefet” suçundan kurtulabilirsiniz..
Peki, CNN Türk’ün internet sitesindeki sayfadan, 10 Mayıs 2017’de silinen “Afet İnan” ismi üzerinden yapılan hakarette ne savunma yapacaksınız?
“Silinmiş savcı bey.. Silinmiş.. Artık yok” diyerek, Aydın Doğan’ı kurtarabilecek misiniz?
“Bugün itibari ile silinmiş ama.. Yıllarca o sayfada yayında kalmış.. Biz de atlamışız.. Şimdi Akit hatırlattı. İddianameyi hazırlamak zorundayız” denildiğinde, ne savunma yapacaksınız?
•
Ortada çarpıtılan hiçbir şey yok.
Doğan Grubu gazetelerinde, şu an Süleyman Yeşilyurt’un cezaevinde olmasına sebep gösterilen ifadeler, bire bir yayınlanmıştır.
“Bazı alıntılar” falan değil..
Şu an tutuklanan kişiye de övgüler düzerek.. O ifadeler bire bir yayınlanmıştır..
“Cumhuriyet değerlerine bağlı Doğan medyası” tanımlaması ile de, hiç kimse işlediği suçun üstünü örtemez..
Cumhuriyet değerlerine bağlı iseniz, 5 katrilyonluk vergi cezasını niye yediniz? 1 katrilyona niye anlaştınız? Halen yürüyen kağıt üçkağıdı davasındaki fiilleri niye işlediniz? POAŞ’taki akaryakıt kaçakçılığını niye yaptınız?
Cumhuriyet değerleri, size “kağıt üçkağıdı”nı mı emrediyor?
“Akaryakıt kaçakçılığı”nı mı işletiyor?
•
Gönderilen açıklamada, “Adı geçen kişinin son beyanları” denilerek, gerçek çarpıtmayı Doğan Grubu yapıyor..
Sanki Yeşilyurt’un eski beyanlarında suç yokmuş da, son beyanlarında suç varmış gibi, izlenim veriliyor..
Bize lagaluga yapmayın beyler..
Afet İnan ile Mustafa Kemal arasında evlatlık ilişkisi dışında bir isnatta bulunma, 2017’de suç ise.. 2001’de de suçtur.. Kaldı ki, CNN Türk’ün internet sitesinde, zaten bu ifade, daha bir hafta öncesine kadar duruyordu..
Dolayısı ile CNN Türk internet sitesindeki suç sabit..
Hiç boş yere çabalamayın..
Süleyman Yeşilyurt cezaevinde ise..
CNN Türk internet sitesinin sorumlusu da, cezaevine girecektir..
Ama sizden her şey beklenir..
İşin ucunun kendinize uzandığını görünce..
Yeşilyurt’un söylediklerinin düşünce özgürlüğü olduğunu bile savunabilirsiniz..
Bizi “örtbas” ile suçluyorsunuz ama..
Kendiniz cezaevine girmemek için, “örtbas” bir kenara, suç gösterdiğiniz o eylemi savunmaya bile kalkabilirsiniz..
Süreç içinde göreceğiz, kalkacaksınız da..
Son sözüm, “Türk milleti adına” edilen laflara..
Bilmiyorum hatırlar mısınız, “% 52 ile seçilen cumhurbaşkanına idam” diye bir manşetiniz vardı..
Sizin düşünce yapınız işte bu.. Sizin Türk milleti adına konuşmaya hakkınız da yok, yetkiniz de..
Siz olsa olsa, bir avuç mutlu azınlığın sözcüsü olabilirsiniz..