Doğalgaz ittifakı barışı baltalıyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Doğu Akdeniz’de bulunan doğalgazın Avrupa’ya taşınması konusunda anlaşan Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail, bölgede Türkiye’yi saf dışı bırakarak kazançlı çıkmayı hedefliyor.
Yakın zamanda, Ege karasularında yaşanan ada problemi ile Yunanistan hükümetinden sıklıkla gelen düşmanca açıklamalar ve FETÖ’cülerin iltica talebini kabul eden Yunanistan’ın Türkiye aleyhine çalışması planının bir parçası da doğalgaz rezervleri konusu.
2010 sonrasında uluslararası enerji şirketleri Akdeniz'de petrol ve gaz arayışına girdi ve İsrail karasularında Tamar ve Leviathan gaz sahaları keşfedildi. Keşfedilen bu sahaların gaz rezervlerinin, çok büyük potansiyeli olduğu söylendi. Söz konusu gaz rezervleriyle, Avrupa'nın gaz ihtiyacını karşılayacağı umuldu.
İsrail Başbakanı Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Çipras, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Anastasiadis'in liderliğinde geçtiğimiz gün Lefkoşa’da bir araya geldi ve doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarını, Akdeniz’in ortasından geçirecekleri boru hattı ile Yunanistan üzerinden AB'ye ulaştırma konusunda harekete geçmeye karar verdi.
Burada amaç doğalgazdan KKTC ve Türkiye’ye pay sağlanmamasının yanı sıra, KKTC’yi görmezden gelmeye devam etmek, uluslararası alanda yalnız bırakmak ve Türkiye’yi Akdeniz’de pasifleştirmek.
2025 YILINDA TAMAMLANACAK
“EastMed” doğalgaz boru hattı projesi 2 bin 200 kilometre uzunluğunda. 2025 yılında tamamlanması planlanan doğalgaz boru hattının maliyetinin 6 milyar avro. Boru hattı projesi, İsrail’in Hayfa limanından başlayarak Kıbrıs adasının güneyinden geçecek, ek bir boru hattıyla Rum Yönetimi’ne bağlanacak ve buradan Yunanistan’ın Girit adası ve ardından Yunanistan ana karası üzerinden Adriyatik Denizi’ne ve İtalya’ya ulaşacak.
BARIŞIN SAĞLANMASI İÇİN BÜYÜK ADIM
Peki Kıbrıs yönetimi buna nasıl bakıyor? Kuzey Kıbrıs lideri Mustafa Akıncı, Akdeniz'deki gaz kaynaklarının barışın sağlanması için büyük bir aracı olabileceği görüşündeyken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Anastasiadis, doğalgaz arama faaliyetlerinin Türkiye tarafından engellendiğini savunarak, buna karşılık Kıbrıs müzakerelerinin sürdürülemeyeceğini iddia ediyor.
Yani bir bakıma şantaj yapıyor. Rum tarafı, adada kendilerinin yarattığı çözümsüzlüğün bedelini yine Türklere ödetmeye kalkıyor. Her ne kadar uzmanlar üç ülke arasında döşenecek boru hattının, en kolay ve en ucuz yolunun Kıbrıs ile Türkiye arasında döşenmesi olduğunu ifade etse de Türkiye by-pass edilerek komşuluk ilişkilerine zarar veriliyor.
Doğu Akdeniz’deki bu rezervler, bölgedeki ülkeler arasında yeni siyasi ittifakların ve paktların oluşmasını tetikledi. İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi arasında yapılan ittifak yeni bir cephe oluşturdu.
ÜÇ ÜLKE BÖLGEYİ İSTİKRARSIZLIĞA SÜRÜKLÜYOR
Ancak, gazın paylaşımı ve ekonomisini yönetme konusundaki müzakerelerin belirsizliği Akdeniz havzasındaki jeopolitik karmaşadan dolayı gerilim hattı oluşturuyor. Yunanistan, İsrail ve Kıbrıs Rum Kesimi arasında doğal gaza dayanan bu yeni ittifak, sözde amaç bölgeye istikrar getirmek olsa da esasen Doğu Akdeniz ülkelerini istikrarsızlığa sürüklüyor.
Ada’da çözümsüzlükten yana olan Yunanistan ve Rum kesiminin düşmanca tavrına karşın, Türk Akımı'nın da Türkiye'nin elini güçlendirecek bir proje olduğu unutulmadan, Türkiye bölgedeki diğer ülkelerle, kendi paktlarını kurabilme hususunda görüşebilir.
Uzmanlara göre, Akdeniz’deki bu gelişmelerde Rusya’nın Suriye’de etkin rol oynaması ve Türkiye’nin Afrin’e Zeytin Dalı Harekatı’nı başlatmış olması da tetikleyici rol oynamış olabilir. Kıbrıs’ın enerji kaynaklarına Batı desteğiyle el koymakla Türkiye daha fazla köşeye sıkıştırmak isteniyor olabilir. Bu fırsatçılığa her halikarda Türkiye’nin izin vermeyeceği bilinmelidir.