• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Diziler kadına şiddeti meşrulaştırıyor

Yeniakit Publisher
2019-08-29 09:47:00 - 2019-08-29 09:48:22

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Diziler kadına şiddeti meşrulaştırıyor

Kadına şiddetin meşrulaştırılmasında ve yaygınlaştırılmasında televizyonlarda ve dijital platformlarda yayınlanan dizlerin payı büyük. Birkaç sezon süren dizlerde, aşk ve sevgi adı altında kadınların uğradığı fiziksel işkence ve psikolojik darp görüntüleri milyonlarca kişi tarafından izleniyor.

Her gün milyonlarca kişinin izlediği televizyon dizileri kadına şiddeti körükleyen en önemli faktörlerin başında geliyor. Her yaştan bireyin izlediği dizilerde en ufak bir hatadan dolayı acımasız bir şiddete maruz kalan kadınların yaşadığı dram gayet olağan bir durum olarak lanse ediliyor. Aşk ve sevgi adına şiddetin kutsandığı dizilerde fuhşiyat ve gayri meşru ilişkiler de sıradan vakalar olarak izleyicinin karşısına çıkartılıyor. Çukur, Avlu, Aşk Ağlatır, Zalim İstanbul gibi diziler başta olmak üzere birçok ekran şovunda şiddet meşrulaştırılıyor. Uzmanlar televizyon dizileri aracılığıyla şiddetin olağan hale geldiğine işaret ediyor.

Kadına şiddeti diziler körüklüyor

Aile ve Eğitim Danışmanı Psikoterapist Adnan Kalkan, şiddet içerikli dizilerin büyük tehlike oluşturduğuna dikkat çekerek, “Medyada yer alan sahneler cinsel ve şiddeti özendiriyor. Gerek televizyon dizilerinde gerekse sosyal medyadaki birçok paylaşım ve reklamda cinsellik ve şiddet özendiriliyor. Televizyon izleme oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğu, insanların yüzde 83’ünden fazlasının görerek öğrendiği günümüzde şiddeti özendiren dizilerin toplumun nasıl bir fesadın içene çektiğini kestirmek güç olmasa gerek” dedi. RTÜK’ün meseleye daha duyarlı olması gerektiğini kaydeden Kalkan, “Cinsellik ve şiddet özendirildiği halde meydana gelen şiddet vakalarında hiçbir tesiri olmuyormuş gibi şaşırmak tam bir zihinsel travmadır. Dolayısıyla RTÜK eliyle gerek cinselliğin gerekse şiddetin yer aldığı sahneler kontrol altına alınmalı ve engellenmelidir” ifadelerini kullandı.

Diziler şiddeti özendiriyor

İlahiyatçı yazar Şule Parmak ise kadına yönelik şiddette TV dizilerinin etkisinin büyük olduğuna işaret ederek, “Kadına şiddet olaylarının sebepleri arasında alkol, uyuşturucu gibi madde kullanımlarının yanı sıra TV dizilerinin etkisi, kadın programlarının yanlış yönlendirmeleri, eşlerin birbirini aldatması gibi durumlar oldukça etkilidir” şeklinde konuştu. Şiddeti önlemenin yolunun aile kavramını korumaktan geçtiğine işaret eden Parmak, “Kadına şiddet meselesinde bilhassa kadını korumak söz konusu ise bu meselede ailenin kudsiyetini de göz ardı edemeyiz. Kadına şiddetin hiçbir türlüsü kabul edilemezken şiddetin her çeşidine dur demek lazımdır” dedi.

Karahasanoğlu da dikkat çekmişti

Akit Gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu da dün yayınlanan “Kadına şiddetin sebebi, o ahlaksız dizilerdir” başlıklı yazısında TV dizilerinin şiddeti olağanlaştırdığına vurgu yapmıştı. Karahasanoğlu söz konusu yazısında şu ifadeleri kullanmıştı: “… Milyonları ekrana kilitleyen dizilerde, kadına şiddet doruk noktada… Gerçek hayatta en gaddar insanın bile yapamayacağı ağırlıkta insanlık dışı görüntüler, film adı altında evimizin içine kadar getiriliyor… Haftalar, aylar boyunca yayınlanan tüm bölümlerde, hep benzer işkence görüntüleri tekrar tekrar gösteriliyor… İşkenceyi yapanların, hiçbir cezaya muhatap olmadığı görüntüleri, evde çoluk-çocuk izlemek zorunda kalıyor…

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kaktus Sydney

Fitnenin basi o diziler zaten. Col uzun yillar once bir komsumuzda sabah programini seyrediyorduk, kadin programi veya evlilik vs idi sanirim nasil siradan konusmalar, hakaretler; o zaman bunlari seyretmedigimi soyleyip gecmistim; ancak simdi dusunuyorum da bunlari seyrede seyrede toplumda bir duyarsizlik ve ahlaki cokuntu olustu; artik siddetin her turlusu ortada ve insanlar bu konuda duyarsiz. Biz de TV denen seytan kutusu yok cok sukur Allah u Teala onu evimize sokmama gucunu verdi; cunku herkesin evinde gunun her saatinde bu fitne kutusu faaliyette HafazanAllah!

Zeki ASLAN

Şiddetin teşviki konusu, sadece dizilerle sınırlı değil. Basın-yayının çoğu şiddete körükle gidiyor reyting uğruna. 3.sayfa haberleri masum zannedilir. Oysa bu haberleri okuyanların şuuraltına farkında olmadan giriyor. SPORDA ŞİDDET: Spor gazetelerinde ve gazetelerin spor sayfalarında, bazı futbolcuların, ağızlarını bir karış açmış, bağırmış resimleri basılıyor. Şiddetin tezahürü değil mi bu şekildeki resimler? HER TÜR ŞİDDETİN ÖNLENMESİ, SADECE BİR ŞEKİLDE MÜMKÜNDÜR: İnsanın, islamı tasavvufî formda yaşaması. Tasavvufta (yani orijinal islami hayatta), nefs terbiyesi işlemi vardır. Bu eğitimden geçen, Yunus (KS) gibi olur: "Dövene, elsiz gerek, Sövene dilsiz gerek, Derviş, gönülsüz gerek, Sen derviş olamazsın, Sen Hakk'ı bulamazsın." Elsiz, dilsiz, gönülsüz olma durumu, tasavvufta aşama aşamadır. Kişi önce, fiili (vurmak gibi) şiddet yapamaz hale gelir. Bir sonraki aşamada, sözle kötülük yapmaktan uzak olur. Daha sonraki aşamada ise, kalbinden (gönlünden) dahi kötü, şiddet içerikli düşünce geçiremez duruma gelir. Yunus'un "gönülsüz gerek" ifadesi, bu anlamdadır. Hatta kişi, kendisine kötülük yapana, iyilik yaparak karşılık verir hale gelir. Füssılet-34, 35: Hasene (iyilik) ve seyyie (kötülük), müsavi (eşit) değildir. Sen, (kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur. Ona (kötülüğü iyilikle karşılama hasletine), sabredenlerden ve hazzul azîm (en büyük haz) sahiplerinden başkası ulaştırılmaz."
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23