• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dilin afeti: Gıybet etmek

Yeniakit Publisher
2016-02-21 17:44:00 - 2016-02-21 18:02:08

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Dilin afeti: Gıybet etmek

Gıybet, duyduğu takdirde hoşlanmayacağı bir şeyi kardeşinin arkasından söylemendir. Bu kusur, onun bedeni, soyu, ahlâkı fiili, sözü, dini, dünyası ya da elbisesiyle alakalı olabilir. Bunların hepsi aynıdır. İşte, ölü eti yemekle eşdeğer gıybet hakkında bilmemiz gerekenler...

Yüce Allah buyurdu ki: “Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz değil mi? Öyleyse gıybeti terk edin.’’ (Hucurat S. 12)

Ebu Hureyre (r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur:
Birbirinize buğz etmeyin, kin tutmayın, bazınız bazınızın gıybetini yapmasın. Ey Allah’ın kulları kardeş olun!’’ (Suyuti)
– Ebu Hureyre(r)’ den Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur:
“ ‘Gıybet nedir bilir misiniz?’ dedi.
‘Allah ve Rasulü bilir’, dediler. Rasulullah:
‘(Gıybet) Hoşlanmayacağı bir şeyle kardeşini anmandır.’ buyurdu. Ashabdan biri:
‘ Ya Rasulullah bana haber ver, eğer söylediğim şey kardeşim de varsa? Dedi. Rasulullah:
‘Söylediğin şey kardeşinde varsa işte o zaman gıybet etmişsindir. Söylediğin şey onda yoksa ona iftira etmişsindir.’ cevabını verdi.’’ (Müslim)

Dille gıybet etmek, kardeşinin ayıbını başkasına anlatmak ve hoşlanmadığı şeyle onu anmak olduğu için haram kılınmıştır. Üstü kapalı söylemek, fiil ile belirtmek de açıkça söylemek gibidir. Bu hususta, kardeşinin arkasından işaret, ima, göz işareti, yazı, hareket gibi şeylerde gıybet sınıfına girer. Böyle yapmak haramdır.

Gıybeti işiten, diliyle karşı çıkmadığı ya da korkuyorsa kalbiyle nefret etmediği müddetçe o günaha ortaktır. Sözü başka bir kelamla bölmeye ya da oradan kalkıp gitmeye gücü yettiği halde, yapılan gıybete karşı bir tavır almazsa, günaha ortak olur. Çünkü gıybeti dinleyen de gıybetçilerden biridir!

 Allah’ın gazabından korkmak: Kişi, gıybet etmekle Allah’ın gazabına uğrayacağını, gıybetin, kazandığı sevapları kıyamet günü yok edeceğini bilmelidir. Çünkü o gün, kişinin dünyada gıybet ettiği kimsenin şahsiyetine verdiği zarara karşılık sevapları ona verilir. Sevapları bulunmazsa, gıybet ettiği kimsenin günahlarından ona yüklenir. İşte o zaman vay onun haline. Çünkü o muflisin (varını yoğunu kaybeden) ta kendisidir.

 Kendi nefsinin ayıbını görmek: Gıybetten kurtulmanın çarelerinden biri de kendi ayıplarıyla meşgul olmaktır.

Kendi gıybetinin yapılmasını istemediği gibi başkasının da gıybetini yapmamak. İnsan bilmeli ki, birinin kendisinin gıybetini yapmasından nasıl üzüntü duyarsa, başkasının gıybetini yapmak da o kişiyi üzer. Kendi nefsi için razı olmadığı bir şeye başkası içinde razı olmamalıdır.

Gıybet eden kişi büyük günah işlemiştir; bunun için pişman olup tövbe etmelidir. Gıybette iki hak vardır; biri yüce Allah’ın hakkı, diğeri de gıybeti yapılan kimsenin hakkıdır.

Gıybete İzin Verilen Durumlar:

1. Zalimin zulmünden şikâyetçi olmak: Bir kimse, kendisi zulme uğramadığı halde, zulme uğradığını söylerse gıybet yapmış olur. Eğer zulme uğramışsa zalimi şikâyet edebilir. Çünkü hakkını ancak bu yöntemle alabilir. Bu konuda Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur:
“Hak sahibi için söz hakkı vardır.’’

2. Kötü halin düzelmesi için yardım istemek: Bu konuya örnek olacak şu olay rivayet edilmiştir:
Bir gün Hz. Ömer(r), Hz. Osman’ın (r) (Hz. Talha olduğunu söyleyenlerde vardır) yanından geçerken selam verdi. Hz. Osman selamını almadı. Bunun üzerine Hz. Ömer, aralarını bulsun diye gidip durumu Hz. Ebu Bekir’e anlattı.
Bu gıybetten sayılmaz.

3. Fetva istemek: Bir kimse müftüden fetva alırken, içinde bulunduğu durumu olduğu gibi anlatabilir.

4. Bir Müslümanı kötülükten korumak: Bir kimseye gelecek kötülüğü önlemek için, ona zarar verecek kimsenin durumunu anlatmak gıybet olmaz.

5. Bilinen lakabı ile tanıtmak: Bunlar öyle lakaplardır ki kendisi için söylenen kimse, bunu duyduğunda alınmaz, rahatsız olmaz. Çünkü o, bununla meşhur olmuştur.

6. Açıktan günah işleyeni tanıtmak: Halkın içinde çekinmeden günah işleyen kimselerin bu hallerini anlatmak gıybet olmaz.

– Rasulullah(s) şöyle buyurmuştur:
“Yüzünden hayâ perdesini atan kişinin gıybeti olmaz.’’

–  Rasulullah(s) şöyle buyurmuştur:
“Facirin (açıkça günah işleyen kimsenin) ismini söylemekten çekiniyor musunuz? ( Hayır, çekinmeyin) Onun halini ortaya dökün ki insanlar onu tanısın.Yaptıklarını anlatın ki insanlar ondan sakınsın.’’

(Genç Müslümanlar)

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23