• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dikkat çeken sözler: Erdoğan bu yüzden hedef

Yeniakit Publisher
2020-09-14 11:13:00 -
Dikkat çeken sözler: Erdoğan bu yüzden hedef

İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uluç Özülker, Erdoğan gibi kararlı bir liderin Fransa'nın bölgedeki hedeflerinin önünde büyük bir engel olduğunu belirterek "Dediklerini Erdoğan'a kabul ettiremeyeceklerini düşünüyorlar. Bu yüzden Erdoğan'ı hedef alıyorlar" ifadelerini kullandı.

Eski Paris ve Trablus Büyükelçisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uluç Özülker, Fransa'nın çakma "Napolyon"u Emmanuel Macron'un Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hazımsız ve saldırgan politikasını değerlendirdi.

Macron'un sözlerinin "kabul edilemez" ve "talihsiz" olduğunu belirten Özülker, "Erdoğan'ı hedef gösteremezsiniz. Erdoğan bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı'dır. Bu Erdoğan'a değil Türkiye Cumhuriyeti'ne hakaret etmektedir" dedi.

Erdoğan'a kabul ettiremiyorlar

Erdoğan gibi kararlı bir liderin Fransa'nın bölgedeki hedeflerinin önünde engel olduğunu dile getiren Özülker, "Zaten bunun tanımlamasını da yaptılar. "Tecrübeli, kurnaz, akıllı bir politikacı" olarak öne çıktığını düşünüyorlar. Dediklerini Erdoğan'a kabul ettiremeyeceklerini düşünüyorlar. Bu yüzden Erdoğan'ı hedef alıyorlar" diye konuştu.

Macron'un Türkiye politikasının Fransa'da kabul görmediğin aktaran Özülker şunları söyledi:

"Fransa 2002 yılında Türkiye'nin AB ile müzakerelerin başlaması için Almanya ile birlikte destek olmuştu. Politikacılar Türkiye konusunda Fransa'da hep zor durumda kalmıştır. Ben Türkiye konusunu eski Cumhurbaşkanı Chirac ile konuştum. Türkiye'nin AB'nin ve Fransa'nın yanında olması gerektiğine inandığını, AB'nin güçlü olması için bunun kaçınılmaz olduğunu söyledi. Ama Fransa seçmenin AB'nin daha fazla genişlemesini istemediğini ve Türkiye gibi güçlü bir Müslüman ülkenin AB'de olmasına yanaşmayacağını düşünüyordu. Türkiye ile anlaşamayan eski Cumhurbaşkanı Sarkozy ise "Akdeniz'in Doğu'su Türkiye'den Batı'sı bizden sorulur" diyordu."

ABD'nin bölgeden çekilmeye başlamasıyla oluşan güç boşluğunu Fransa'nın doldurmak istediğini kaydeden Özülker, "Suriye'ye asker göndermeleri, PKK'ya yardım etmeleri bu yüzden. İkincisi ise ekonomik olarak zor durumdalar. Yeniden seçilebilmek için dış politikada bu sıradışı adımları atıyorlar. Üçüncüsü Ortadoğu'da ve Afrika'da olmak. Bunu yapabilmek için Libya ve Güney Kıbrıs'ı kullanıyorlar." ifadelerini kullandı.

Fransa'nın bölgede giderek güçlenen Türkiye'yi Yunanistan'ı kullanarak durdurmaya çalıştığını dile getiren Özülker, Macron'un Fransa için tam bir hayal kırıklığı olduğunu ve ülkesinde kontrolünü kaybettiğini ifade etti.

Yapılan zamların Fransa'da bardağı taşırdığını ve sarı yeleklilerin sahneye çıktığını hatırlatan Özülker, Macron'un içeride yaşadığı sıkıntıyı perdelemek ve seçim yatırımı yapmak için yönünü dış politikaya çevirdiği söyledi.

AB'den istediği desteği alamaz

Fransa'nın Türkiye'ye karşı Avrupa Birliği'nden destek alamayacağını vurgulayan Özülker şöyle devam etti:

"AB'de 5 tane ülke var Türkiye aleyhinde hareket edebilecek. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Lüksemburg ve Avusturya. Bunun ötesine baktığımızda birçok ülke bunlara karşı çıkıyor. AB'deki toplantıda Türkiye aleyhinde hiç konuşma olmadı, Fransa'ya da destek verilecek bir ifade kullanılmadı. İspanya, İtalya, Malta bu ülkeler Türkiye aleyhinde oy kullanmaz."

Almanya ve ABD'nin sorunun çözümünden yana olduğunu ve bölgede çatışma istemediğini belirten Özülker, "Türkiye'yi kaybettiğiniz zaman iki tane sonuç ortaya çıkar. Birincisi taraf olduğu bloğu güçlendiren bir ülkedir. Arada şunun da altını çizeyim. S400'lerin ne işe yarayacağını söylüyorlardı. Şimdi anladınız mı S400'ler ne işe yarıyor! Türkiye'nin savunma gücü açısından çok değerli bir adım olmuştur. Konumuza dönersek AB ve ABD, Türkiye'nin daha fazla Rusya ile yakınlaşmasını istemez. İkincisi Türkiye'nin AB ve ABD'den uzaklaşması NATO'yu zora sokar. Türkiye bölgesinde sözü dinlenen çok stratejik bir ülkedir" ifadelerini kullandı.

Fransa'nın Suriye'deki varlığına değinen Özülker şunları söyledi:

"Ben Suriye meselesini bir Fransız arkadaşım ile konuştum. Dedim ki "Sizin Suriye'de işiniz ne?" ABD ve Rusya bir bilek güreşine girmiş sizin buna gücünüz yetmez. Döndü bana "Biz 1. Dünya Savaşı'ndan sonra 26 yıl hüküm sürdük, bizim burda hakkımız var" dedi. Ben de ona "Biz burada Osmanlı olarak, Ümmet olarak, eşitlik içerisinde bu insanlarla 500 yıl birarada yaşadık." dedim. Benim 500 yılım önemli değil ama Fransa Akdeniz'in bir ucundan gelerek burada söz sahibi olacak. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Bu aslında bir Macron zihniyetidir. 'ABD çekiliyor ben rol çalabilir miyim' düşüncesindeler. Şunu bilmiyorlar Türkiye'nin olmadığı bir masada ne Suriye'de ne Kıbrıs'ta ne de Doğu Akdeniz'de bir çözüm bulunamaz."

Yunanistan'ın sorunların çözümünden kaçtığını aktaran Özülker, "Yunanistan müzakere masasına oturduğu zaman altında kalacak. Türkiye hukuken ve siyaseten çok haklı olduğu bir pozisyonda. Yunanistan ağababalarının arkasına saklanarak bir oldu bittiye getirmeye çalışıyor. Masaya oturduğu zaman gerçeklerle yüzleşmesi lazım." dedi.

Türkiye'nin her açıdan haklı olduğunu kaydeden Özülker, ayrıca Fransa ve Yunanistan'ın sıcak bir çatışmayı asla göze alamayacağını söyledi.

Türkiye'nin elinde kullanabileceği birçok koz olduğunu kaydeden Özülker, Türkiye'nin Yunanistan ile bir çatışma yaşaması durumunda Montro Sözleşmesi kapsamında Boğazlar'ı kapatabileceğini sözlerine ekledi.

Yunanistan'ın uluslararası anlaşmaları hiçe sayarak Ege adalarını silahlandırdığını hatırlatan Özülker, "Birçok sayılmamış adada ise hak iddiasında bulunuyor. Yunanistan'ı hukuki olarak köşeye sıkıştırmak mümkün. Ama karşınızda güç dengelerini bulursunuz. Pratiğe gelince. Ege'de petrol, doğalgaz olmadığı biliniyor. Ege'de bir kıta sahanlığı paylaşımı yapılabilir. Bunun kabulü mümkün görünmüyor. Bunun arkasında Megola İdea hayalleri yatar. Sorun egemenlik sorunudur. Bu çatışmadan çözülecek bir sorun değildir. Bir kere çatışma noktasına Özal döneminde geldik. 1995 yılında 12 mile çıkarırsan savaş sebebidir dedik. Ben fiili durumun devam edeceğini düşünüyorum. Ne Akdeniz'de ne Ege'de ne çözüm ne de çatışma olacağını düşünmüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Kemal

Onu bunu bırakında, otobüste kadın yanı isteyen, kadın doktordan başkasına muayene olmayan, karma eğitime karşı olan kadınların üfürükçülerin önünde sere serpe yatmalarına ne diyorsunuz? Üfürükçü hoca ile ilgili hiçbir haber yok sitenizde

Gözüne Gözlük

Birisi de demişki, niye akitte sapık, tacizci güya hoca haberi yok. Al işte iyiceneee bakk. https://www.yeniakit.com.tr/haber/hoca-kiligindaki-tacizci-pkkli-cikti-1385147.html?fbclid=IwAR3haEGBdWt9hhd70Ib7otZZ1nkbrIkU7hz3r3zWyhPeJOrgo_iJque9q3U
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23