• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Darbeci Hafter’in kaçışını yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Hafter'i İsrail masadan kaçırmıştır!

Darbeci General Halife Hafter'in, Türkiye ve Rusya'nın arabuluculuk ettiği ateşkes anlaşmasını imzalamadan Moskova'dan kaçmasını yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, “Hafter’in masadan kaçması, ‘İsrail-Körfez-Yunanistan-GKRY Dörtlüsü’nün kararını yansıtmaktadır. Hafter ve ona destek veren güçlerin Libya’da savaştan yana olduğunu ve ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ (BOP) kapsamında öngörülen ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak suretiyle yeniden inşasını hedef alan haritayı gerçekleştirme konusundaki ısrarlarını ortaya koymaktadır.” dedi.

Yeniakit Publisher
2020-01-14 15:49:00 - 2020-01-14 16:31:42
Darbeci Hafter’in kaçışını yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Hafter'i İsrail masadan kaçırmıştır!

Mehmet Özmen  yeniakit.com.tr

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, darbeci Hafter’in masadan kaçışını yeniakit.com.tr’ye değerlendirdi.

“Libya’da iç savaşı bitirmeye yönelik diplomatik girişimler başarısız oldu”

Türkiye ve Rusya’nın arabuluculuğunda ateşkes ile ilgili çok sayıda görüşmenin gerçekleştidiğini ve taslak bir metnin hazırlandığını hatırlatan Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı, “Hafter’in Müzakere Masası’ndan Kaçması Ne Anlama Geliyor? Libya'nın doğusunu kontrolü altında tutan isyancı General Halife Hafter Rusya’da yapılan müzakereler sonucunda hazırlanan ateşkes anlaşmasını imzalamadan son dakika kararıyla Moskova’dan ayrıldı. Oysa tüm beklentiler Türkiye ve Rusya’nın öncülüğünde gerçekleştirilen ateşkesin kalıcı hale getirilmesi noktasında mutabakat metninin Hafter tarafından da imzalanacağı yönündeydi. Dolayısıyla bu gelişme, öncelikle Libya’da iç savaşı bitirmeye yönelik diplomatik girişimlerin şu an için başarısızlığıyla eşdeğer olup, Berlin’de gerçekleştirilmesi hedeflenen, ‘Libya Cenevre’si’ olarak da adlandırabileceğimiz konferansı bir süreliğine de olsa akamete uğratmış görünmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Proje daha derin ve kapsamlıdır”

Moskova’da yaşanan Libya merkezli sürecin, iç savaşın uzaması ve şiddetlenmesi ile eşdeğer olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hafter ve ona destek veren güçlerin Libya’da savaştan yana olduğunu ve ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ (BOP) kapsamında öngörülen ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak suretiyle yeniden inşasını hedef alan haritayı gerçekleştirme konusundaki ısrarlarını ortaya koymaktadır. Doğu Akdeniz’deki gaz rezervleri, bu bağlamda aysbergin sadece görünen yüzüdür. Proje daha derin ve kapsamlıdır. Cebelitarık’tan Kızıldeniz’e kadar uzanan suyollarını ve enerji güvenliğinin de (arz, talep ve güzergâh bağlamında) hedeflendiği, Akdeniz-Ortadoğu hattında yürütülen bir güç mücadelesidir.”

“Hafter kendi iradesiyle hareket etmiyor, BOP’a hizmet ediyor”

Moskova’daki Libya zirvesinde darbeci General Hafter’in masayı kendi iradesiyle devirmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, şunları söyledi:

“Dolayısıyla bu son dakika gelişmesi, Hafter’in kendi iradesiyle hareket etmediğini, bölgede yürütülen vekaleten savaşın bir parçası olduğunu ve BOP’a hizmet ettiğini bir kez daha teyit etmiştir. Her ne kadar Hafter bu son dakika kararında Türkiye’yi ön plana çıkartan bir gerekçe ortaya koysa da (Hafter'in ateşkes anlaşmasını, Türkiye’nin Libya'daki askerlerini geri çekmesine ve Türkiye ile Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti arasındaki anlaşmaların geçersiz olduğuna dair maddeler içermemesi nedeniyle imzalamamaya karar verdiği öne sürülmekte), sonuçta Türkiye-Rusya barış inisiyatifinin hedef alındığı ortadadır.”

“Türkiye ve Rusya, hamlelerini daha etkin bir şekilde atma mecburiyetinde”

“Suriye’de rüştünü ispatlayan Türkiye-Rusya işbirliğinin Libya’da da uygulanmaya başlaması, bazı kesimleri rahatsız etmektedir.” diyen Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, şöyle konuştu:

“Türkiye ve Rusya’nın BOP haritasına karşı ortaya koyduğu ortak direnç-iradeden ötürü, aslında bu tepki Rusya’ya da yöneliktir. Dolayısıyla Hafter’in bu son adımı, Türkiye ve Rusya’nın sahada daha koordineli bir şekilde hareket etmesini mecbur kılan bir gelişme olarak da değerlendirilebilir. Türkiye ve Rusya, Suriye örneğinde görüldüğü üzere vekâleten unsurları ve arkasındaki asli güçleri masaya mecbur kılacak hamlelerini daha etkin bir şekilde atma mecburiyeti ile karşı karşıya bırakılmıştır.”

“‘İsrail-Körfez-Yunanistan-GKRY Dörtlüsü’nün kararını yansıtıyor”

Türkiye’nin GKRY yönetimi dışında tüm aktörlerle görüşmeye açık olduğunu ilan etmesi de, bu bağlamda oyun bozucu bir adım olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, “Görünen o ki, Hafter’in Moskova’ya gitmesi ve İtalya Başbakanı Giuseppe Conte’nin Ankara temaslarında Libya’da Türkiye ve Rusya’nın girişimiyle tesis edilen ateşkese olumlu baktığını söylemesi bazı kesimleri rahatsız etmiştir. Hafter’in masadan kaçması, ‘İsrail-Körfez-Yunanistan-GKRY Dörtlüsü’nün kararını yansıtmaktadır.” dedi.

“Hafter ya sürece dahil olacak ya da hain olarak dünyadaki yerini alacak”

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye, hiç kuşkusuz son dönemde Libya merkezli Doğu Akdeniz’deki oyun-dengeleri bozucu hamlesini, Rusya ile daha da kuvvetlendirmiştir. Bu hamlesine Mısır’ın dahil edilmesi, bölgede daha radikal kırılmalara ve güçlü bir oyunun-dengenin kurulmasına yol açacaktır. Gelişmeler, Türkiye-Rusya öncülüğünde bölgede bir barış ekseninin inşasına işaret etmektedir. Suriye ile güçlendirilecek bu ekseni Mısır’ın takip etmesi öngörülmektedir.

Ankara, Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile 27 Kasım 2019 tarihinde imzalanan ‘Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’ ile iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafazasını hedefleyen ‘Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’ anlaşmalarının arkasında durduğunu ve bunun sadece iki ülke açısından değil, bölgede istikrar ve barışın tesisi yönünde önemli bir adım olduğunu tüm dünyaya yavaş yavaş kabul ettirmeye başlamıştır. Rusya’nın verdiği destek ve diğer ülkelerin yavaş yavaş bu barış inisiyatifine ilgi göstermeye başlaması da bunun bir göstergesidir. Hafter ya bu sürece dahil olacak ve Libya’nın bir evladı olduğunu ispatlayacak ya da başta Libya’nınki olmak üzere dünya tarihinde bir hain olarak yerini alacaktır.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

kimse adını bilmiyor

Bu zat yılladır milli gazete' de yazan şahıs mı?
  • Yanıtla

HİZİPSAVAR

eğer libyada barış değil savaş olursa müslümanlar hiç bir zaman ortak düşmanları israil köpeğini göremez. adamlar haklı. Allah bir, peygamber bir,kuranı kerim bir ama nedense ortak bir payda yok. nasıl oluyor anlamıyorum. insan neden bu kadar temel ortaklık varken anlaşamaz. üstüne üstlük savaşır. iyi düşünün israil köpeği her yere kuduz bulaştırıyor. herkes silahı bırakıp bir masada oturun bir çay kahve için ve deyin hayrola kardeşim sorun neydi. bir de dinleyin be kardeşim göreceksiniz aslında hiç bir sorun yok sırf birileri savaşın dediği için savaşıyorsunuz.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23