CHP’liler belediyeleri sağmal inek görüyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Belediyeye ait 50 milyon lira tutarındaki parayı zimmetine geçirdiği suçlamasıyla görevden alınan ve 7.5 ay hapis yattıktan sonra tutuksuz yargılanan Menemen Belediyesi eski Başkanı Serdar Aksoy, CHP’de dönen vurgun çarkını ve FETÖ’cülerin nasıl baş tacı edildiğini Akit’e anlattı. Partisinin akçeli taleplerini karşılamadığı için kendisine ‘haysiyet cellatlığı’ yapıldığını söyleyen Aksoy, CHP’lilerin ele geçirdikleri belediyeleri sağılacak inek olarak gördüğünü söyledi. İşte Aksoy’un açıklamalarından çarpıcı başlıklar...
Zimmet ve irtikâp suçlamasıyla görevden alınan ve 7.5 ay hapis yattıktan sonra tutuksuz yargılanan eski Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy, CHP’de dönen vurgun çarkını ve FETÖ’cülerin nasıl baş tacı edildiğini Akit’e anlattı. Partisinin akçeli taleplerini karşılamadığı için kendisine kumpas kurulduğunu söyleyen Aksoy, CHP’lilerin ele geçirdikleri belediyeleri “sağmal inek” olarak gördüğünü söyledi. Partisi tarafından kendisine “Haysiyet cellâtlığı” yapıldığını kaydeden Aksoy, şunları dile getirdi:
Ben kurban edildim
“Genel Merkez, belediye başkanlarını sağılacak inek gibi görüyor. Ben bunlara evet demediğim için benim başıma bunlar geldi. Üstüne üstlük ben 7 buçuk ay içeride yattım. Yattığım süre içerisinde benimle ilgili isnat edilen suça ait evrakın sahte olduğu ortaya çıktı. Ve o sahte çıkan, üzerinde benim imzam olmayan taklit imzalı evrakı ben ilk önce CHP milletvekili Aykut Erdoğdu’nun elinde gördüm. Öteki taraftan, ben cezaevine girdikten sonra bunların söylediklerinin yüzde biri doğru olsaydı cezaevinden çıkamazdım. Mümkün mü? Benim mal varlığım belli. MASAK beni araştırdı. Üstelik beni sülalemle birlikte araştırdı. Ne çıktı? Hiçbir şey çıkmadı. Çünkü ben kurban edildim. Parti içi kumpasa uğradım.”
Telefonumu uçak moduna aldılar
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Tuncay Özkan hakkında zehir zemberek açıklamalarda bulunan Aksoy, şöyle devam etti: “Kendisine ait Kanaltürk’ü FETÖ’ye satan Tuncay Özkan seçimlerden sonra Menemen Belediyesine geldi ve AND adlı asansör firmasıyla sözleşme yapacaksınız. Güneş adlı bir medya şirketi var. Bununla da sözleşme yapacaksınız ve bunlar Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun talimatıdır. Makam katına çıkarken de bana; ‘Makam katında konuşmayalım. Başka odada konuşalım’ dedi ve odaya geçerken de telefonlarının verilmesini ya da uçak moduna alınmasını istedi. Orada niyet zaten belli. AND firmasının İzmir’de ve Türkiye’de hangi belediyelerle çalıştığına bakarsanız tablo ortaya çıkıyor. Tuncay Özkan Kanaltürk’ü FETÖ’ye sattı mı, sattı. Böyle bir adamın CHP’de ne işi var? Adam kanalını FETÖ’ye satmış, Akın İpek’e de teşekkür etmiş. Şimdi bu adam son kurultayda Parti Meclisi’ne giremedi. Peki, daha sonra ne oldu? Danışmanı oldu. Bu olacak şey mi? Atatürkün partisinde böyle bir şey olabilir mi? İsyanım bunlara.
FETÖ’seviciler danışman oldu
Ben kimseye Menemen’in malını vermek zorunda değilim. Böyle bir şey var mı? Benim içime sindiremediğim şey o. Ben de onu anlatmaya çalışıyorum. Mesela CHP Urla Belediye Başkanı (İbrahim Burak Oğuz) da FETÖ’den 6.5 yıl ceza aldı. Ve bunun avukatı CHP İzmir İl Başkanı (Deniz Yücel). İl başkanı, bununla ilgili savunma yaparken, ‘masumiyet karinesi’ diyor. Masumiyet karinesi FETÖ’cüler için var da benim için neden yok? Ben 50 yıllık CHP’liyim. İl başkanımızın arkamda durabilmesi için benim de FETÖ’cü mü olmam gerekiyordu. Şu an geldiğimiz noktada FETÖ’den yargılanan, 6.5 yıl ceza alan şahsa masumiyet karinesi geçerli olacak ama bana olmayacak. Nasıl oluyor bu?
CHP, Genel Başkanın partisi değil
CHP genel başkanın partisi değil, Atatürk’ün partisi. Ben Atatürkçüyüm ama Cemil Meriç’in ismini Menemen’de ben verdim, Sosyoloji Atölyesi diye. Ege Üniversitesi’nde PKK’lılar tarafından katledilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun ismini de ben verdim. Siyasette mücadele vardır. Birisini sevmeyebilirsiniz. Fakat ben içeri giriyorum, partimden ses çıkmıyor. Çünkü bana yapılan linç girişimiydi. Ve bunu da bana partim yaptı. Ben kimseye Menemen’in malını vermek zorunda değilim. Benim içime sindiremediğim şey o. Ben şimdi bunu anlatıyorum. Başıma ne gelirse gelsin bunun mücadelesini vereceğim. Ailem için vereceğim. Çünkü benimle birlikte ailemi de linç ettiler.” CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel’in, Tuncay Özkan’dan yana tavır aldığını hatırlattığımız Aksoy, “Atilla Sertel’in olayla hiçbir alakası yok. Herhalde milletvekili seçimleri yaklaştığı için boy göstermek istemiş olabilir” dedi.