• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

CHP’li Berhan Şimşek’ten Zülfü Livaneli’ye çok sert sözler: “Onu ben iyi tanırım!”

Yeniakit Publisher
Yücel Kaya Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek’in Gemlik İlçe Başkanlığı ziyaretinde Zülfü Livaneli hakkında kullandığı sözler gündem oldu. Bir gazetecinin Livaneli hakkındaki sorusuna sert ifadelerle karşılık veren Şimşek, “Uçurumu görür kuş, suyu görür balık, dağı görür keçi olur. Onu ben iyi tanırım” dedi. Şimşek, Tarık Akan ve Yılmaz Güney’i de anarak dikkat çeken göndermelerde bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, “ata ocağım” olarak nitelendirdiği CHP Gemlik İlçe Başkanlığı’nı ziyaret etti.

CHP GEMLİK İLÇE BAŞKANLIĞI’NA ZİYARET

Şimşek’i Bursa İl Başkanı Turgut Özkan ile CHP Gemlik İlçe Başkanı Tekin Rama karşıladı. Çok sayıda partilinin de katıldığı ziyarette Şimşek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ancak ziyaret sırasında Gemlikli gazeteci Serhat Seferoğlu’nun yönelttiği Zülfü Livaneli sorusu, programın en dikkat çeken anlarından birine sahne oldu.


ZÜLFÜ LİVANELİ SORUSUNU DUYUNCA ARAYA GİRDİ

Gazetecinin Zülfü Livaneli hakkında yönelttiği soruyu tamamlamasını beklemeden araya giren Berhan Şimşek, Livaneli’ye yönelik oldukça sert ifadeler kullandı.

Şimşek şöyle konuştu:


“Uçurumu görür kuş, suyu görür balık, dağı görür keçi olur. Onu ben iyi tanırım...”

Şimşek’in Livaneli hakkında kullandığı bu benzetmeler ziyarette dikkat çekerken, açıklamanın devamında Türk sinemasının tanınmış isimlerine de gönderme geldi.

“YAŞASAYDI TARIK AKAN’A SORSAYDIK”

Berhan Şimşek sözlerinin devamında:


“Yaşasaydı da Tarık Akan’a sorsaydık, Yılmaz abiye sorsaydık, Yılmaz Güney’e...”

ifadelerini kullandı.

Şimşek’in sözleri, Zülfü Livaneli’ye yönelik kişisel geçmişe dayanan sert bir eleştiri olarak dikkat çekti.

“ONU BEN İYİ TANIRIM”

Özellikle “Onu ben iyi tanırım” sözleri Şimşek’in açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm oldu.

Şimşek’in Livaneli ile ilgili değerlendirmesinde Tarık Akan ve Yılmaz Güney’in isimlerini anması da dikkatlerden kaçmadı.

CHP Gemlik İlçe Başkanlığı’nda gerçekleşen ziyaret, böylece siyasi gündeme ilişkin açıklamalardan çok Berhan Şimşek’in Zülfü Livaneli hakkında sarf ettiği sert sözlerle gündeme geldi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

bakalım bu sahıslara

berhan şimsek bayburtlu kürtmü lazmı gürcümü <<<zülfü livanelli konya doğumlu Sanatçının ailesi Gürcü kökenli bir aileden gelmektedir Wikipedia. Babası tarafından ise soy geçmişi Artvin’in Yusufeli ilçesine dayanır.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Öfkenin Aynasında Hakikat: Siyaset ve Sanat Kavgalarının Gösterdikleri! Toplumsal yaşamın en ilgi çekici anları, kitlelerin yakından takip ettiği figürlerin karşı karşıya geldiği ve köprüleri attığı dönemlerdir. Siyasetçi Berhan Şimşek ile sanatçı Zülfü Livaneli arasında yaşanan ve "Onu ben iyi tanırım" ifadesiyle doruğa ulaşan sert tartışma, sadece iki ismin kişisel çekişmesi olarak okunamaz. Bu tür kırılmalar, yıllarca aynı kulvarda yürümüş, benzer ideolojik zeminleri paylaşmış insanların kriz anlarında birbirlerine karşı nasıl birer hafıza kutusuna dönüştüğünü gösterir. Toplumsal hafıza, bu sert çıkışları çoğu zaman magazinel bir merakla izlese de, meselenin özü çok daha derindir. İnsan ilişkilerinde ve politik ekosistemde öfke, sadece yıkıcı bir duygu değil, aynı zamanda maskeleri düşüren sarsıcı bir araçtır. İnsanoğlu rasyonel dönemlerinde, yani sakin ve planlı hareket ettiği zamanlarda, kelimelerini toplumsal normlara, nezaket kurallarına veya geleceğe dair stratejilerine göre seçer. Siyasetin ve diplomasinin dili bu yüzden her zaman temkinlidir. Ancak öfke patlamaları, bu kontrollü mekanizmayı bir anda devre dışı bırakır. Kişi öfkelendiğinde, zihnindeki sansür mekanizması çöker ve uzun süredir biriktirilen, saklanan veya görmezden gelinen çıplak iddialar etrafa saçılır. "Onu ben iyi tanırım" cümlesi, aslında bir meydan okumadan ziyade, "Ben senin kamusal kimliğinin arkasındaki gerçekliği biliyorum" iddiasıdır. Bu yüzden kitleler, tarafların birbirine yönelttiği en ağır ithamlara bile inanma eğilimi gösterir. Çünkü bilirler ki, insan en çok canı yandığında veya en çok kızdığında en dürüst, en filtresiz halini ortaya koyar. Bu tür polemikler, aynı zamanda ait olunan mahallenin veya yapının iç hesaplaşmalarını da gün yüzüne çıkarır. Yıllarca omuz omuza verilmiş mücadelelerin, perde arkasında ne tür güç savaşlarına, hayal kırıklıklarına ve fikir ayrılıklarına sahne olduğu bu sayede anlaşılır. Sanatın evrensel diliyle siyasetin pragmatik yapısı karşı karşıya geldiğinde, ortaya çıkan çatlak kaçınılmaz olarak büyüktür. Sonuç olarak, öfkeyle söylenen her sert söz, muhatabını yaralarken bir yandan da izleyiciye sisteme dair gizli kalmış gerçekleri fısıldar. Bu kavgalar gelip geçer, isimler değişir ancak öfkenin hakikati ifşa eden o çiğ ve sarsıcı gücü toplumsal bir veri olarak her zaman masada kalır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23