Cefa, vefa, dâvâ adamıydı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Siyaset ve medya dünyasının duayen isimlerinden Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu ağabeyimizin Hakk’a irtihali dolayısıyla hüznünü bizimle paylaşan kadim dostları ve yakın mesai arkadaşları O’nun dava adamlığını, engin vefasını, cesur duruşunu anlattı...
Dava ve mücadele adamı, hak ve hakikatin yılmaz savunusu Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu ağabeyin İslam davasına adadığı ahir ömrü 74 yaşında son bulurken, dava ve mesai arkadaşları O’nun yeni nesillere emsal olması gereken hususiyetlerini bizimle paylaştı. Kadim dostları ve yakın mesai arkadaşları O’nun dava adamlığını, engin vefasını, cesur duruşunu, titiz çalışma prensibini anlattı...
O’nun çizdiği yolda yürüyeceğiz
Akit TV Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Karahasanoğlu: “Mustafa Bey çok hassas ve çok tertipli, düzenli bir insandı. Arşive çok önem verirdi. Bütün günlük yapmış olduğu faaliyetleri ajandasında not alırdı. Devamlı yoğun bir tempoda çalışma sarf ederdi. Sabahleyin 9’dan önce gelir, akşam da çoğu zaman 7’lere kadar burada yaşı ilerlemesine rağmen, hastalıkları da zaman zaman nüksetmesine rağmen çalışma temposundan hiçbir zaman taviz vermezdi. Özellikle medya sektöründe görev alan arkadaşlara her zaman nasihatta bulunur, ‘Hiçbir zaman düşüncenizden, duygularınızdan, anlayışınızdan taviz vermeyin. Önemli olan tavizsiz, dik duruşunuzu her zaman sergileyin. Ve böyle başarıyı yakalarsınız’ şeklinde nasihatleri olmuştur. Bundan sonra Mustafa ağabeyin çizmiş olduğu aydınlık yolda ilelebet yürüyeceğiz.”
Mazlumların haykıran sesi oldu
Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Ali İhsan Karahasanoğlu: “Abimi anlatmak için belki en kısa cümle şu olur; Siyonizm’in çok aktif ve özellikle de ‘haklıyı haksız, haksızı haklı göstermek’ için kullandığı medyanın gücünü, yıllar önce kavramış ve mazlumların medyada söz sahibi oldukları takdirde haklarını kazanabileceklarini görüp, inançlı insanların medyada var olmaları için ölümüne mücadele etmiş nadir insanlardan birisi. İmamın keçisi çalındığında, ‘İmam keçi çaldı’ diye haber yazabilenlere karşı, mazlum insanlar ancak medyada var oldukları takdirde cevap verilebilineceğini görmüştü. Hakk’ı hakim kılmak için, bir dönem içinde bulunduğu siyasetin bile işlev açısından ikinci planda kaldığını; Müslümanlar olarak geç ama abimin hayat süreci içinde değerlendirecek olursak, tam zamanında tespit edip, tercihini medyadan yana kullanmıştı. İlke şu idi: ‘İnananların medyadaki yüz akı olmak. Mazlumların yaşadıklarını tüm kamuoyuna sunabilmek için, onların gören gözü olmak. Boşvermecilik yapmaksızın mağdurların yaşadıkları haksızlıkları dinleyip onların işiten kulağı olmak. Ve onları kamuoyuna sunarak halka mal etmek, bu anlamda mazlumların konuşan dili olmak.’ Hatta bu da yetmez. Her bir mağdur için çırpınmak ve nerede bir mazlum varsa, onun haykıran sesi olmak. Abim bu yolda mücadele etti. Allah mücadelesini kabul etsin.”
Tek mesleği mazlumu müdafaaydı
Eski Devlet Bakanı ve Yazarımız Hasan Aksay: “Mustafa Bey ile biz 50 küsur senedir dostluk sahibiyiz. İmanıyla, ahlakıyla, insani yüceliğe tam sahip ve bu yolda her fedakârlığı yapan ve hiçbir fedakârlığı sözde bırakmayan bir şahsiyetti. İyiliği savunmak, kötülüğü engellemek için her zaman bedel ödemeye hazır olduğunu gösterdi ve hadiselerle dolu bir hayatı yaşadı. Dostluğuna, vefasına güven tamdır. Her sıkıntında sana yetişebileceğine güvenebileceğin bir insandı. Tek mesleği hakkı müdafaa etmek, haksızlığa karşı gelmek, mazlumu müdafaa edip zalime karşı gelmekti.”
Dünya imtihanını güzel bitirdi
20. Dönem Refah Partisi Rize Milletvekili ve Yazarımız Şevki Yılmaz: “Ne güzel ki Mustafa Ağabeye güzel bir sıfat vermişler. Arkasından ‘dolandırıcı, yolsuz’ değil; ‘mücadeleci, mücahid’ diyorlar. Büyük cihadı tercih eden kardeşlerimizdendi. Sihirbazların sihri karşısında Musa’nın asasını korumuş çok gayretli biriydi. Kaybımız büyüktür ama dünya okulundaki imtihanını güzel bitirdi. İnsanları kendine çağırmadı, Allah’a dine davet etti. Bu ekip işidir. Bu ‘medya spor’da adeta teknik direktördü ve oyuncularını iyi seçti. Dahili ve harici engellemelere rağmen Allah’ın yardımıyla işini iyi yaptı. Allah rahmet eylesin.”
Hamuru cesaretle yoğrulmuştu
Yayın Kurulu Üyemiz Fatih Uğurlu: “Ümmet yoğun bir saldırı altında olmasa yani zor zamanlardan geçmesek her şey güllük gülistanlık olsa bu dergi ve gazete işine girmezdi. Çünkü ticari bir deha idi ve çok başarılı bir iş adamı, ünlü bir sanayici olabilirdi. Fakat o şeytanın uşakları ile savaşmayı ilahi bir görev bildi ve ardına bakmadan yürüdü. Hedefte Allah’a ve onun ilahi düsturlarını yok etmeye azmetmiş bir sapkınlar güruhu vardı. Onların tankları, topları, uçakları vardı. Karahasanoğlu’nun ise her türlü kurşunu atabilen bir dergisi ve gazetesi vardı. Hamuru cesaret ve imana yoğrulmuş bir yüreği vardı. O bu savaştan galip çıktığını görecek bir iman huzur ile ahiret yurduna göçtü, ne mutlu ona. Ardında binlerce, milyonlarca Mustafa bıraktı. İstanbul Edirnekapı Şehitliği’nde Mehmet Akif Ersoy ile komşu olarak aynı mahalleyi paylaşıyor. Mekanı cennet olur inşallah. Zalimler için ise yaşasın cehennem!”
Mümine şefkatli, kafire şiddetli
Yayın Kurulu Üyemiz Hasan Hüseyin Maden: “Mustafa Abi, gerçek bir iman ve cihad eriydi. Bütün ömrü, sahih İslam’ın anlaşılması ve anlatılmasıyla geçti. İhlaslıydı, samimiydi, cesaretliydi, bildiğini hayata geçirmek için inanılmaz gayretliydi, bilmediğini öğrenmek için azimli, mütevazı idi, çalışkandı. Zamanı değerlendirmeyi severdi, dakikti. Dostlarını aramayı ihmal etmez, ziyaret etmeyi de çok severdi. Bütün Müslümanları kardeş bilir, sever, sayar, dertleriyle dertlenir, büyüklerine hürmette kusur etmezdi. Mümine şefkatli, kâfire şiddetliydi. İnsan yetiştirmeye çok önem verir, özen gösterirdi, okul oldu. Bayrak yere düşmez Allah’ın izniyle. Ama bu kadar vasfı üzerinde taşıyan biri de bir daha zor gelir. Bir devir kapandı, Ümmetin başı sağ olsun. Mekânı cennet olsun.”
Her hizmete koştu
Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş: “Mustafa Ağabey Milli Nizam, Milli Selamet, Refah, Fazilet devam edegelen aslında Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durması temin etme davasının en önde gelen isimlerinden biriydi. Siyasetin en ortasında olduğu dönemlerde bile herhangi bir şekilde makam, mevki beklemeden sadece hizmet olduğunu düşündüğü yerlere, görevlere koştu. Sert görünüşünün arkasında vefa ve şefkat dolu bir insan olduğunu biliyoruz. Birçok insanın yetişmesine vesile bir aktördü. Yeri zor doldurabilecek biri. Tesellimiz geriye beraber olarak, yol göstererek yetişen büyük bir kitle bırakmış olmasıdır.”
Samimiyet ve vefa timsaliydi
Yazı İşleri Müdürümüz Mehmet Duvarbaşı: “Mustafa Karahasanoğlu, Akit çalışanları için bir patrondan ziyade, ağabey, baba ve yol gösterici bilge bir adam idi. Davasına sadık, sözünün ehli, vefada kusur göstermeyen, inandığı gibi yaşayan halis bir mümindi. Mustafa Ağabey, yorulduğumuzda sırtımızı dayadığımız koca bir çınar, yönümüzü kaybettiğimizde sarıldığımız şaşmaz pusula idi. Irk, cins, cinsiyet, meşreb ve mezhep gözetmeden bütün mazlumlara, mağdurlara kol kanat geren bir vicdan abidesiydi. Yeri dolmayacak bir değerimizi kaybettik. Acımız büyük... Mevlam Cennet-i Alasında misafir eylesin inşaallah.”
“İman varsa imkân da vardır”
Yazı İşleri Müdürümüz Şafak Bozkurt: “Mustafa Ağabeyimiz, inancını, hayatına yansıtan, bizlere örnek olan, cesaret veren mümtaz bir insandı. Kendisinden en sık duyduğumuz şey, ‘İman varsa imkân da vardır’ sözüydü. Yayın Kurulu toplantılarımızda ilk söz Hakk’ın sözüydü. Kur’an mealinin okunmasıyla başlayan toplantılarımızda bize gazetenin manşetini hazırlarken pusulamızın ne olması gerektiğini de anlatıyordu. Akit’in farklı olmasını, mazlumun, Hakk’ın ve hakikatin yanında olmasını sağlayan da O’nun bu Kur’anî bakışıydı. Allah rahmet, mekanını cennet eylesin.”
Yerli gazeteciler O'ndan ders aldı
Haber Müdürümüz Murat Alan: “Çınarımızı, rehberimizi, hocamızı, ağabeyimizi kaybettik. Bugün medyamızda önemli pozisyonlara gelmiş, milli ve yerli gazetecilerimizin geçmişine bir bakın... Akit’le yollarının kesiştiğini, Mustafa Bey’den ders aldıklarını, onun yanında yetiştiklerini göreceksiniz. Cuntacıların, milli irade karşıtlarının egemen olduğu dönemde korkmayan, bize de korkmamız gerektiğini öğütleyen, en sert manşetlerle millet karşıtlarına had bildiren önemli bir kılavuzdu. Dava, aksiyon adamıydı. Yiğit bir adamdı. İslam’a adanmış bir ömür, Ümmetin selameti için mücadeleyle geçmiş yıllar. Hasta yatağında bana söylediği son söz, ‘Murat, dava adamı yetiştirin, Türkiye’yi bugüne getirdik ama bugünden geri döndürmemek lazım’ oldu. Ümmetin başı sağolsun.”
Ümmetin yükünü üstlendi
Yayın Kurulu Üyemiz Zekeriya Say: “Mustafa Bey’i tanıdıkça, aslında görünenden çok daha büyük bir dava adamı olduğunu anladım. Sadece bir işletmenin değil, tüm ümmetin yükünü üstlendiğini gördüm. Değerlerine aykırı binlerce liralık ilanları elinin tersi ile ittiğine, Allah’tan başka kimsenin önünde eğilmediğine şahitlik ettim. Gazeteciliği, bir intikam ve itibar suikastı aracı olarak değil, Müslümanların kendini ifade etmeleri ve savunmaları için bulunmaz bir nimet olarak ifade özetliyordu. O’nu en iyi Hasan Karakaya anlatırdı.”
“Güzel bir insandı”
Yayın Kurulu Üyemiz Karikatürist Kemal Güler: “O’ndan geldik. O’na döneceğiz...’ Mustafa Ağabey’le 80’li yılların başlarında başlayan, iş dostluk, yol ve dava birlikteliği aralıksız günümüze değin sürdürmenin bahtiyarlığını yaşadım elhamdülillah. Milli Gazete, Cuma ve Akit’le süren bu mücadelede rahmetli Ağabey’imin dilinden düşürmediği Efendimiz’in ‘İki günü denk olan ziyandadır’ hadis-i şerifini kendisine rehber edinmişti. Sürekli ‘koşu’ halindeydi adeta. Durmak bilmeyen, tükenmeyen bir enerjisiyle ‘Allah ve Resül aşkının yanık bir örneği’ni sergilemiştir. O’nun bende bıraktığı iz, Akit’in harflerinde gizliydi; Atik, korkusuz, inançlı ve tutarlıydı. Son çeyrek asırdır süregelen ülkemizin bağımsızlık mücadelesinin tarihi yazıldığında, adının bu serüvende en ön saflarında yazılması gerektiğine inandığım Mustafa Ağabey’ime Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyorum. Rabbim mekanını Cennet eylesin inşaallah. Ailemizin başı sağolsun.”
İyi bir arkadaş, samimi bir müslümandı
Emektar Yayın Kurulu Üyemiz Nahit Top: “Güzel bir insandı... ‘Allah’tan geldik yine O’na döneceğiz.’, ‘Her nefis ölümü tadacaktır ilahi fermanı gereği Mustafa Ağabey, Rabbine döndü. Rabbim rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, makamı âli, kabri nurla dolsun inşallah. Mustafa Ağabeyi 1979 yılında tanıdım. Değerli bir ağabey, iyi bir arkadaş, samimi bir Müslümandı. Mustafa ağabeyin Müslümana karşı müşfik, zalime karşı şedid bir duruşu vardı. Hiç eğilip bükülmedi, doğru bildiği yolda dik ve vakur yürüdü. Arkadaş canlısıydı, dostlarını koruyup kollamayı kendine görev sayardı. Nice tanımadığı ihtiyaç sahibine elini uzattı. Onlara maaş verdi, sigortalarını ödeyerek emekli etti. Yardımseverdi, hoş sohbetti. Tam bir dava adamıydı. İnandığı gibi yaşadı. Mustafa Ağabeyin iyi bir insan iyi bir Müslüman olduğuna şahitlik de ediyorum. Hakkım varsa da helal olsun. Rabbim hatalarını kusurlarını affetsin. Allah’tan ailesine, yakınlarına, dostlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum.”
O’nda hiç yılgınlık yoktu
Kadim Dostlar Genel Koordinatörü Yakup Sucuoğlu: “Abimiz bir mücahitti. Yorulma nedir bilmezdi. Onda yılgınlık yoktu, bahane yoktu. Gece gündüz hep davasına koşturdu. Dünyalığa hiç meyletmedi. MSP dönemlerinde hep birlikte koşturduk. Rabbim rahmet eylesin,mekanı cennet olsun, Efendimiz’in (sav) sancağı altında, Erbakan Hocamızın karargahında hepimizi buluştursun. Akit Medya Grubu’na, ailesine ve yakınlarına sabırlar diliyoruz.”






