Çarpıcı rapor ortaya çıktı! Otonom robotlar hakkında yeni gerçek
MIT tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, bugün “otonom” olarak pazarlanan insansı robotların büyük bölümünün aslında uzaktan insan operatörlere bağımlı olduğunu ortaya koydu. Sektördeki pazarlama dili ile teknik gerçeklik arasındaki fark yeniden tartışma konusu oldu.
ABD’nin önde gelen araştırma kurumlarından Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yürütülen çalışma, insansı robot endüstrisinde “tam otonomi” iddialarının gerçeği tam olarak yansıtmadığını ortaya koyuyor.
Rapora göre birçok robot demosunda, sistemler kendi başına hareket ediyormuş gibi sunulsa da kritik anlarda uzaktan bağlanan insan operatörler devreye giriyor.
GİZLENEN TELEOPERASYON GERÇEĞİ
MIT’nin bulgularına göre sektör genelinde yaygın biçimde kullanılan yöntem, teleoperasyon yani uzaktan insan kontrolü. Robot; sensörleri, kameraları ve motor sistemleriyle fiziksel ortamda bulunuyor ancak karar alma ve ince motor kontrol süreçlerinde insan desteğine ihtiyaç duyabiliyor.
Örneğin 1X Technologies tarafından geliştirilen Neo adlı insansı robot, tanıtımında uzaktan operatör desteği alabileceği açıkça belirtilen nadir örneklerden biri olmuştu. Şirket, operatörlerin VR başlıkları üzerinden robota bağlanarak gerçek zamanlı kontrol sağlayabildiğini kamuoyuyla paylaşmıştı. MIT raporu ise bu yaklaşımın istisna değil, sektör genelinde daha yaygın bir pratik olduğunu öne sürüyor.
ROBOTU EĞİTEN DE İNSAN
Araştırma, yalnızca canlı kontrol sürecine değil, eğitim aşamasına da dikkat çekiyor. İnsansı robotların nesne kavrama, yürüme ve denge gibi karmaşık hareketleri öğrenebilmesi için geniş ölçekli fiziksel gösterim verisine ihtiyaç duyuluyor.
Bu veriler çoğu zaman insan operatörler tarafından üretiliyor. Örneğin Tesla bünyesinde geliştirilen Optimus için operatörlerin hareket yakalama kıyafetleri ve VR sistemleriyle robotu uzaktan kontrol ederek veri oluşturduğu biliniyor. Bu süreç, robotun “öğrenme” kapasitesinin arkasında yoğun bir insan emeği bulunduğunu gösteriyor.
EV ORTAMI İÇİN HENÜZ ERKEN
Uzmanlara göre kontrollü fuar ortamları ile gerçek hayat senaryoları arasında hâlâ ciddi bir teknik boşluk var. Robotların karmaşık, düzensiz ve öngörülemez ev ortamlarında güvenilir şekilde çalışabilmesi için algı, planlama ve motor kontrol entegrasyonunun daha da gelişmesi gerekiyor.
Bu nedenle kısa vadede teleoperasyonun tamamen ortadan kalkması beklenmiyor. Aksine, hibrit insan-makine modeli sektör için operasyonel bir standart olmaya devam edebilir.
ŞİRKETLER NE DİYOR?
Robotik şirketleri, insan bağımlılığını azaltmak için yeni yazılım çözümleri geliştirdiklerini belirtiyor. 1X’in duyurduğu “World Model” güncellemesi, robotların internet ölçeğinde video verilerinden öğrenerek daha bağımsız hareket edebilmesini hedefliyor. Benzer şekilde birçok girişim, büyük dil modellerine benzer genel amaçlı “dünya modelleri” geliştirme arayışında.
MIT’nin raporu, insansı robotların bugünkü durumuna dair net bir tablo çiziyor: Sahnedeki makine ne kadar gelişmiş görünürse görünsün, perde arkasında çoğu zaman insan var. Bu durum, otonomi kavramının teknik tanımı ile pazarlama söylemi arasındaki farkı yeniden gündeme taşıyor.