CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazandığı yerel seçimlerden sonraki ilk 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını "İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşu" olarak nitelendiren Cumhuriyet yazarı Zafer Arapkirli, AK Partililerin burunlarından fitil fitil getirecekleri tehdidini savurdu. "İktidar değişikliğinde bunları unutmaya ve unutturmaya çalışacak olanlar, bugün muhalefette ne kadar doğru tespit ve söylemler içinde olurlarsa olsunlar, iki elimizin onların da yakasında olacağı bilinmeli. Affedeni de affetmemek, andımız olsun" diyen Arapkirli, bu sözlerle de Temel Karamollaoğlu, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın da içinde bulunduğu isimlere açıkça gözdağı verdi.
CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazandığı yerel seçimlerden sonraki ilk 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını "İstanbul'un düşman işgalinden kurtuluşu" olarak nitelendiren Zafer Arapkirli, yine “kirli” bir yazıya imza attı. AK Parti'nin ekonomiyi kötü yönettiğini iddia eden Cumhuriyet yazarı, "Seçimi ne kadar ertelerlerse ertelesinler, ne kadar 'top çevirirlerse' çevirsinler, akıbet kaçınılmaz. İlk sandıkta ve sandığın sonrasında bu kepazeliklerin hesabı burunlarından fitil fitil getirilmelidir" tehdidini savurdu. "Gelecekte, yani iktidar değişikliğinde bunları unutmaya ve unutturmaya çalışacak olanlar, bugün muhalefette ne kadar doğru tespit ve söylemler içinde olurlarsa olsunlar, iki elimizin onların da yakasında olacağı bilinmeli. Affedeni de affetmemek, andımız olsun" herzelerini yumurtlayan Arapkirli, bu sözlerle de Temel Karamollaoğlu, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın da içinde bulunduğu birtakım isimlere açıkça gözdağı verdi. İşte Arapkirli'nin, bir köşe yazarından ziyade mafya üyesinin sözlerini andıran o cümleleri:
"(…) Memleketi adeta yeşil çuhalı bir kumar masasına ve bin bir renkli spot ışıklarının yanıp söndüğü, “hoppala-zıppala” insanların raks ettiği bir pavyonun dans pistine döndürdüler.
(…) Ekonomide ve finans sisteminde her gün yeni bir çare, yeni bir plan, yeni bir sözde çıkış yolu bulabilmek adına, “kesik başlı tavuk” misali her gün yeni bir “enstrüman imalatı”na giriştiler. O enstrümanlardan çıkan garip seslere, artık herkesin kulaklarını tıkadığını bile bile.
Kısacası, hem ülkenin tüm kaynaklarını tükettiler hem mevcut çıkış yollarını bile tıkadılar, hem de en önemli gereksinim olan “güveni” sıfırladılar. Sadece ülke yönetimine yani o yönetimin temsil ettiği devlete vatandaşın duyduğu güveni değil, dünyanın bu ülkeye duyduğu güveni de sıfırladılar.
Bu ülkenin ekonomik iklimine, hukukuna ve demokrasisine duyulan güven, neredeyse “eksi seviyelere” kadar düştü.
Tam bir hovarda zihniyetle, dün Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı yerinde bir tanımla “Beytülmal ile kumar oynamaya” devam ettiler. Devletin hazinesi ile kumar oynarken, malum türkünün dönüştürülmüş halini, yani “Nas Nas Paraları Leyla’ya” türküsünü söylemeye devam ettiler.
Bu topraklar, bu ülkenin onuruna düşkün halkı, bütün bunların hesabını, gelecek seçimde ağır biçimde ödetmeye artık iyice kararlıdır.
Seçimi ne kadar ertelerlerse ertelesinler, ne kadar “top çevirirlerse” çevirsinler, akıbet kaçınılmaz. İlk sandıkta ve sandığın sonrasında bu kepazeliklerin hesabı burunlarından fitil fitil getirilmelidir.
Gelecekte, yani iktidar değişikliğinde bunları unutmaya ve unutturmaya çalışacak olanlar, bugün muhalefette ne kadar doğru tespit ve söylemler içinde olurlarsa olsunlar, iki elimizin onların da yakasında olacağını bilinmeli.
Affedeni de affetmemek, andımız olsun."