Bir iman mücadelesi: Çanakkale
Bugün Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümü. Tarihçi Ahmet Anapalı, “18 Mart 1915’te bizim kapımıza İngiliz, Fransız dayanmıştı. Yine bir 18 Mart, Avrupa yine kapımıza dayanmış durumda. 18 Mart Çanakkale Zaferi bitmedi, hâlâ devam ediyor. Bugün Çanakkale Zaferi’nin versiyonlarını görüyoruz” dedi.
UĞUR BAHRİ DAVARCI / İSTANBUL - Bugün dünyayı sömürge imparatorlukları haline getiren İngiliz ve Fransız ordularının donanmalarıyla Çanakkale’ye saldırılarının 18 Mart 1915’te püskürtüldüğü gün. Çanakkale Savaşı, yalnız Türkiye tarihinin değil, yakın dünya tarihinin de en önemli savaşlarından bir tanesi. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’u almak istiyorlardı. 1914 yılında 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada’dan Boğaz’ın ağzına doğru yaklaştılar ve uzun sürecek bir savaşın startını vermiş oldular. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yaptılar ama İtilaf devletleri gemileri, diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının sebebi olarak görüyorlardı.
BOĞAZI KOLAYCA GEÇECEKLERİNİ SANIYORLARDI
18 Mart 1915 günü İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı’na girdi. Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayınlar, görevlerini yapmışlardı. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri, Çanakkale Boğazı’nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek Çanakkale Boğazı’nın geçilemeyeceğini öğrendiler. 250 bin askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekildi. Bu zafer, Türk ve dünya tarihine bir ‘destan’ olarak geçti. Çanakkale Savaşları’nın denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlandı.
ÇANAKKALE ZAFERİ HÂLÂ DEVAM EDİYOR
“18 Martların varlığı bize, gerek 1915 yılında gerek 2017 yılında, bu topraklarda yaşayan insanların akıllı, şuurlu ve ayakları yere basar şekilde olması gerektiğini anlatıyor” diye konuşan Tarihçi Ahmet Anapalı, “18 Mart 1915’te bizim kapımıza İngiliz, Fransız dayanmıştı. Yine bir 18 Mart, Avrupa yine kapımıza dayanmış durumda. İstikbalimizi ve istiklalimizi hegemonya altına almak, bizi tekrar IMF’nin önünde düğme ilikleyen bir hale getirmek için uğraşıyorlar. 18 Mart 1915’te “İngiliz ve Fransızlarla iş birliği yaparsak Osmanlı için iyi olacaktır” diyen içimizdeki bilinen hainler bugün de hala var. 18 Mart Çanakkale Zaferi bitmedi, hala devam ediyor. Bugün Çanakkale Zaferi’nin versiyonlarını görüyoruz. Hala bizi bölmeye, parçalamaya çalışan bir Avrupa ve ona direnen bir Türkiye var. 1915’te Çanakkale’de işgal planı yürütenler şimdi yine İslam coğrafyalarında aynı amacı güdüyorlar. 18 Mart bize, eğer bu topraklarda yaşıyorsak her daim şuurlu olmamız gerektiğini anlatıyor” ifadelerini kullandı.
