Bilinçli birer saldırı! 'Millî bekamıza yönelik operasyonlar cezalandırılmalı'
Avukat Mücahit Birinci, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında Riyad’da oynanacak Süper Kupa final maçının iptali ve Kelime-i Tevhid yazılı sancağı taşıması gerekçesiyle İsmail Aydemir’in darbedilmesini Akit’e değerlendirdi. Birinci, “Her iki olayda da mütedeyyin insanlarla kemalistlerin hassasiyetlerini kaşıyacak bir operasyon silsilesi izledik” dedi. Birinci, olayları provoke edenlerden hesap sorulması gerektiğini ifade ederek, yaşananların milli bekamıza yönelik bilinçli birer saldırı olduğunu söyledi.
Taha Emre Özdemir Ankara
Süper Kupa ve Galata Köprüsü etkinliğine yönelik provokasyonları Akit’e değerlendiren Avukat Mücahid Birinci, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına yönelik bir operasyonlar silsilesi görüyoruz. Bu olaylarla mütedeyyin insanların ve Atatürkçü kesimin hassasiyetlerini kaşıdılar” dedi.
Süper Kupa final maçından yaşananlara dikkat çeken Birinci, şunları dile getirdi:
'Amaç Atatürk değil provokasyon'
“İlk önce İstiklal Marşı okutulmayacakmış, şehitlerimize saygı duruşu yaptırılmayacakmış gibi gerçek dışı beyanlarla bazı yalanları topluma inandırmaya çalıştılar. Bunun yalan olduğu ortaya çıkınca bu kez Atatürk üzerinden sahte bir hassasiyet oluşturarak forma üzerindeki Atatürk resminin Suudi Arabistan’da yasak olduğu şeklinde yine gerçek dışı bir algı oluşturuldu.
TFF bir protokol imzalamış. Bunu kulüp yöneticileri onaylamış. Ali Koç, son anda ‘Ben maç öncesi ısınmaya Atatürk baskılı formayla çıkacağım’ demiş. Madem o formaları giyecektiniz protokolde bunu neden belirtmediniz? ‘Yurtta sulh cihanda sulh pankartıyla maça çıkacağız’, ‘Atatürk baskılı formayla ısınacağız’ deseydiniz. Son dakika dayatma olduğu için Suudi yöneticileri de diyor ki; ‘Biz bunları kabul edersek FIFA’dan ceza yeriz, imajımız sarsılacak’.
İptalle birlikte CHP’li yöneticiler harekete geçiyor. Vatandaşa SMS atıyorlar, ‘toplanalım’ diye. Bereket ki milletimiz itidalli davrandı.”
'Özdağ bir defa ifadeye çağrıldı mı?'
Galata saldırısına da değinen Birinci şöyle devam etti:
“Bu çocuk tutuklandı ama onu ve onun gibi gençleri kullanmaya çalışarak faşizan bir şekilde sürekli kışkırtmaya çalışan mihraklara ne yapıyoruz? Asıl üzerine gidilmesi gerekenler bu gençleri kışkırtan şahıslardır. Bu çocukların bu hale gelmesine sebep olan, dışarıya hizmet eden bazı kişiler var bu memlekette. Asıl bataklığı kurutmama noktasındaki bir hareket doğru bir hareket olmaz. Bizim sivrisinekle uğraşmayı bırakıp bataklığı kurutmamız lazım.
Mesela Ümit Özdağ hakkında soruşturma açıldı. Merak ediyorum, Özdağ bir kere ifadeye çağrıldı mı? Kelime-i Tevhid sancağının tartışma konusu olması cahilce bir iştir. Bu millet bu sancağı tartışma konusu yaptırmaz. Burada kemalist-mütedeyyin mücadelesi yok. Bunu yıllarca kaşıdılar ama başaramadılar. Ülkemizdeki asıl mücadele mandacı ve bağımsızlıkçıların mücadelesi. Bu bağımsızlıkçıların içinde samimi Atatürkçüler de var, mandacıların içinde de mütedeyyin gibi görünenler var. Atatürk kalkanının arkasına sığınıp mandacılık yapan şahıslara dikkat etmeliyiz.
Sözcü gazetesi ve Oda TV, ‘hilafet’ tartışması başladıktan hemen sonra bir haber yaptı. Sözde bir kişi Anıtkabir’de ‘şeriat isterim’ diye bağırmış. Bazı kesimleri nasıl kışkırtmaya çalıştıklarını görüyorsunuz. Hepimizin çok uyanık olması gerekir.”