Avustralyalı Relectrify, invertör gerektirmeyen batarya teknolojisiyle enerji depolamada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Hücre bazlı yönetim sistemi sayesinde bataryaların ömrü uzuyor, verim artıyor ve maliyetler düşüyor.
Güneş ve rüzgâr enerjisinin payı arttıkça, birçok ülke gündüz saatlerinde üretilen fazla elektriği kullanamadan şebekeden atmak zorunda kalıyor. Bu dengesizlik hem enerji kaybına hem de şebeke maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor. Evlerde ya da işletmelerde kullanılacak bataryalar ise bu tabloyu değiştirme potansiyeline sahip. Fazla enerjinin ucuz olduğu saatlerde depolanması ve pahalı dönemlerde şebekeye geri verilmesi, hem gelir yaratıyor hem de acil durumlarda jeneratör görevi görüyor.
İNVERTÖRSÜZ BATARYA: RELECTRIFY’IN OYUN DEĞİŞTİREN YAKLAŞIMI
Batarya teknolojisinde devrim genellikle kimyasal yeniliklerden gelir. Ancak Relectrify, kimyadan ziyade batarya yönetim sistemine odaklanarak farklı bir çözüm geliştirdi. Firma, hücrelerin her birini ayrı kontrol eden PCB tabanlı mimarisiyle invertör olmadan alternatif akım üreten dünyanın ilk batarya sistemini geliştirdi. CellSwitch adı verilen bu teknoloji, bataryayı tek bir blok gibi yönetmek yerine her hücreyi bağımsız biçimde açıp kapayarak sinüs eğrisi üretebiliyor.
Bu yaklaşım, Nissan Leaf araçlardan çıkan eski bataryaların yeniden kullanımını hedefleyen bir proje olarak başladı. Zaman içerisinde firmanın geliştirdiği sistem, hücrelerin yaşlanma farklarını dengeleyen, verimi artıran ve bataryaya gerçek zamanlı esneklik kazandıran bir yönetim modeline dönüştü.
UZAYAN ÖMÜR, ARTAN VERİM: TEKNOLOJİNİN SUNDUĞU KAZANÇ
Relectrify’ın hücre bazlı kontrol sistemi, batarya ömründe çarpıcı iyileştirmeler sunuyor. Her hücrenin kapasitesine göre çalışan yapı sayesinde paket genelindeki en zayıf hücre performansı aşağı çekmiyor. Firma bu modelle bataryaların ömrünü yaklaşık yüzde otuz oranında uzattı. Sistemin kullanım süresi boyunca yüzde yirmi daha fazla enerji sağlayabildiği ve yirmi yıl sonunda bile kapasitesinin ilk haline kıyasla yüzde kırk daha fazlasını koruyabildiği belirtiliyor. İnvertörün ortadan kalkması ise maliyetleri düşürürken arızaların önüne geçiyor.
İLK ÜRÜN GELDİ: 1 MWh KAPASİTELİ AC1
Relectrify, teknolojiye yönelik Ar-Ge çalışmalarını Avustralya Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın desteğiyle tamamladı ve on altı milyon dolarlık yeni yatırımla üretime geçmeye hazırlanıyor. Şirketin ilk ürünü AC1 adı verilen, bir megavatsaat depolama kapasitesine sahip ve iki yüz elli kilovat güç verebilen sistem oldu. Bu batarya çözümü özellikle sanayi tesisleri ve büyük binaların elektrik yönetimine yönelik tasarlanıyor.
Piyasadaki birçok enerji depolama sistemi iki saatlik deşarj süresine sahipken, AC1 dört saatlik deşarj imkânı sunuyor. Bu, güneşlenme süresinin uzun olduğu bölgelerde bataryanın gün boyunca rahatça dolmasını ve elektrik fiyatlarının en yüksek olduğu dönemlerde devreye girmesini mümkün kılıyor.
HEDEF 100 MWh ÜRETİM VE GELECEKTE EVLER İÇİN SÜRÜMLER
Şirket şu an için bireysel konutlara yönelik bir model piyasaya sürmese de teknolojinin ölçeklenmesiyle ev tipi bataryaların da yolda olduğu ifade ediliyor. İlk teslimatlar Nisan 2026’da yapılacak. Relectrify, Mayıs 2028’e kadar yüz megavatsaatlik üretim kapasitesine ulaşmayı ve teknolojiyi seri üretime uygun hâle getirmeyi hedefliyor. Maliyetlerin düşmesiyle invertörsüz batarya sistemlerinin gelecekte yaygın bir ev çözümüne dönüşmesi bekleniyor.
Kaynak: Donanım Haber