• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bakan Yumaklı Roma'da 10 yıllık Ulusal Su Planı'nı anlattı, erken uyarıda hedef 2027

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Bakan Yumaklı Roma'da 10 yıllık Ulusal Su Planı'nı anlattı, erken uyarıda hedef 2027

Bakan İbrahim Yumaklı, FAO'nun Roma'daki Dünya Gıda Forumu'nda 10 yılı kapsayan Ulusal Su Planı'nı anlattı; kuraklık erken uyarı sistemlerinde hedef 2027.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin gelecek 10 yılını kapsayan bir Ulusal Su Planı hazırladıklarını, Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemlerinin ise 2027 yılında tamamlanmasının planlandığını açıkladı. Yumaklı bu sözleri, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlediği “Dünya Gıda Forumu-Roma Su Diyaloğu Yüksek Düzeyli Oturumu”nda katılımcı ülke temsilcilerine hitap ederken kullandı.

Su yönetimi ile kuraklık ve taşkınlara karşı geliştirdikleri projelere değinen Yumaklı, “Amacımız, kuraklık çıktıktan sonra müdahale etmek değil, riski önceden belirlemektir” dedi.

Bakan, planın içeriğini şöyle anlattı: “Bu planda özellikle suyu merkeze alan bir üretim planlamasıyla hangi ürünün nerede üretilebileceğini de planlamış durumdayız. Böylece çiftçilerimize hem suyu koruyan hem de gelirini güvence altına alan bir üretim deseni sunuyoruz.” Kuraklık yönetimini bu yaklaşımın değişmez parçası olarak niteleyen Yumaklı, 25 havza için tamamı kuraklık yönetimi planlarına dahil olacak şekilde bir plan hazırladıklarını söyledi.

Yumaklı, tarım, sanayi ve kentlerde suyun verimli kullanılması için çok farklı projeler yürüttüklerini belirtti; su yönetiminin hukuki ve kurumsal boyutunun da büyük önem taşıdığına işaret etti.

Yumaklı'dan Gazze mesajı: Gıda ve su siviller üzerinde baskı aracı olmamalı

Mevcut suyun kullanıcılar, sektörler ve ekosistem ihtiyaçları arasında adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir biçimde tahsis edilmesinin önemine dikkat çeken Bakan, suyu yalnızca tahsis edilmesi gereken ya da yönetilmesi gereken bir doğal kaynak olarak ele alamayacaklarını, suyun gıda üretiminin olduğu kadar insan hayatının da temeli olduğunu ifade etti. Kriz ve çatışma dönemlerinde suya ve gıdaya erişimin korunmasına işaret eden Yumaklı, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden krizlerin bu temel ihtiyaca erişimin ne kadar hayati olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

“Gazze'de yaşanan ağır insani durum, bunun en acı örneklerinden birisidir” diyen Yumaklı, özellikle çocukların yeterli gıdaya, temiz suya ve insani yardıma erişimde yaşadığı güçlüklerin herkesi derinden üzdüğünü dile getirdi. Bakan, “Gıda ve suyun hiçbir koşulda siviller üzerinde baskı veya cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğine inanıyoruz” ifadesini kullandı; bu temel ihtiyaçlara güvenli ve kesintisiz erişimin sağlanmasının ortak insani sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun sadece kriz dönemleriyle sınırlı olmadığını ekledi.

“Su, gıda ve iklim arasındaki bağı COP31'in gündemine, merkezine taşıyacağız”

Su kaynaklarının korunması, gıdaya erişimin güvence altına alınması ve ülkelerin değişen iklim koşullarına hazırlanmasının güçlü bir uluslararası iş birliğini gerekli kıldığını vurgulayan Yumaklı, FAO'nun kapasite geliştirme, veri ve bilgi paylaşımıyla teknik iş birliği yoluyla ülkelerin kendi su yönetim sistemlerini güçlendirmesine vermiş olduğu desteği önemsediklerini belirtti. Kuraklık erken uyarı sistemleri, havza bazlı su tahsisi, modern sulama ve dijital su yönetimi alanlarında deneyim paylaşımının artırılması gerektiğini de dile getirdi.

Uluslararası kuruluşlarla geliştirilen ortak projelere örnek olarak Türkiye'nin FAO ve Küresel Çevre Fonu ile Gediz Havzası'nda yürüttüğü Sürdürülebilir ve Entegre Su Kaynakları Yönetimi Projesi'ni gösteren Yumaklı, şöyle devam etti: “Önümüzdeki ay ülkemizde COP31 düzenlenecek. Su, gıda ve iklim arasındaki bağı COP31'in gündemine, merkezine taşıyacağız. Bu amaçla başlattığımız Turkuaz Nexus Girişimi su, gıda ve iklim bağlantılarını, ülkelerin kendi şartlarına göre yön vereceği ortak bir mekanizmada bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu girişimde sahada uygulanabilecek somut çözümleri de desteklemek istiyoruz.”

Bakan, konuşmasını “Hepinizi Antalya'da bu çabaya katkı sunmaya davet ediyorum” sözleriyle tamamladı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23