Bakan Akar, Esper ile görüştü! ABD'ye son uyarı!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, güvenli bölge konusunda oyalama veya geciktirme olması durumunda çalışmaların biteceği bilgisini aktardı.
Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Bakan Akar, ABD'li mevkidaşı Esper'e Güvenli Bölge konusunda oyalama veya geciktirme olması durumunda çalışmaların biteceği bilgisi aktarıldı. Ayrıca Bakan Akar, Esper'e ABD'nin terör örgütü PKK/PYD/YPG’ye yaptığı silah desteğinin tamamen sonlandırılması gerektiğini dile getirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklama şu şekilde:
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir.
Görüşmede Bakan Akar tarafından ABD ile devam eden Güvenli Bölge tesisine yönelik çalışmalara ilişkin;
- Fırat Kalkanı Harekatında 3000’den fazla DEAŞ’lıyı etkisiz hale getiren Türkiye’nin güneyinde bir terör koridoru kurulmasına izin vermeyeceği,
- Fırat'ın doğusunda takriben 30 kilometrelik derinlikte, sınır boyunca ağır silahlardan ve teröristlerden arındırılmış Güvenli Bölge / Barış Koridoru kurulması,
- Oyalama, geciktirme olursa bu çalışmaların biteceği ve bunda son derece kararlı olduğumuz,
- Türkiye’nin ABD’den beklentisinin silah ve mühimmat başta olmak üzere terör örgütü PKK / PYD/ YPG’ye desteğini tamamen sonlandırması,
-Türkiye’nin sadece kendi ülkesi ve milletinin güvenliğini değil, aynı zamanda bölgede yaşayan Kürtler, Araplar, Asuriler, Hristiyanlar ve Yezidiler gibi diğer dini ve etnik grupların da güvenliğini istediği,
- Nihai hedefimizin Suriye'nin kuzeyinde DEAŞ/PKK/PYD/YPG ile her türlü teröristin varlığını sonlandırmak, burada bir barış koridoru tesis ederek ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarına, evlerine dönmelerini sağlamak olduğu hususları dile getirilmiştir.
- Ayrıca görüşmelere devam etmemizin, sorunu stratejik ortaklık, NATO’da müttefiklik ruhuna uygun barışçıl yöntemlerle çözmek istememizin bir zafiyet, gerektiğinde planlarımızın hazır olduğunu söylemenin de bir tehdit olarak algılanmaması gerektiği ifade edilmiştir.