Bahamalı Scott’un hidayet yolculuğu: Ezandan etkilendi, İslam’la şereflendi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Bahamalı İlyas Conor Scott, New York'taki bir kilisede duyduğu ezanla başlayan manevi arayışını, uzun süren araştırma ve sorgulamaların ardından İslamiyet'i kabul ederek taçlandırdı. Kilise otururken duyduğu ezan sesinden çok etkilenerek ‘İşte doğru olan bu’ dediğini ifade eden İlyas, “İnsan İslam'la birlikte disiplin kazanıyor, hedeflerin oluyor ve hayatın yeniden inşa ediliyor" dedi.
35 yaşındaki Conor Scott, Atlantik Okyanusu'ndaki turkuaz denizi ve tropik doğasıyla tanınan Bahamalar'da Hristiyan bir ailede büyüdü. Bankacılık ve hukuk eğitiminin ardından ABD'de çalışmaya başlayan Scott, eğlence, alkol ve gece hayatının içinde bir yaşam sürdürürken farklı inançları araştırarak manevi bir arayışa yöneldi. Bu süreçte New York'taki bir kiliseye konuk olan imamın okuduğu ezandan derinden etkilenen Scott, bankacılık sektöründe çalıştığı yıllarda sık sık ezan dinledi ve kişisel araştırmalarının ardından İslamiyet'i seçti.
Müslüman olma sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Scott, Hristiyan bir ailede dünyaya geldiğini ve gençlik yıllarının eğlence kültürünün yaygın olduğu Bahamalar'da geçtiğini anlattı.
İSLAM’DAN ÖNCE SÜREKLİ PARTİLİYORDUM
Müslüman olmadan önce çok farklı bir hayat yaşadığını belirten Scott, "İslam'ı seçmeden önce Hristiyandım. Sürekli eğleniyor, partilere katılıyor çok fazla alkol tüketiyor ve pek çok farklı şey yapıyordum. Bahamalar'da, Kanada'da ya da Birleşik Krallık'ta olmam fark etmiyordu. Yaşam tarzım her yerde aynıydı" dedi.
Hayatının uzun yıllarını eğlence odaklı geçirdiğini anlatan Scott, gençlik döneminden itibaren yaşamın anlamını sorguladığını ve manevi bir arayışa yöneldiğini söyledi.
Manevi arayışı sırasında New York'taki bir kilisede hayatını değiştiren bir "sesle" karşılaştığını anlatan Scott, "O dönemde Tanrı'yı hayatıma daha fazla dahil etmek istiyordum. Bu yüzden kiliseye düzenli olarak gitmeye başladım. Bir gün New York'taki kilisede düzenlenen bir programa davetli olarak gelen bir imam ezan okudu ve Kur'an-ı Kerim tilavetinde bulundu. O kadar etkilendim ki bunu kelimelerle anlatamam. İçimden sadece 'İşte doğru olan bu.' dedim. Sanki her şey kusursuz bir uyum içindeydi. O andan itibaren araştırmaya başladım. Bu süreç beni tamamen kendi çabalarımla İslam'a götürdü." diye konuştu.
İLK BAKARA SURESİ'Nİ OKUDUM
Çevresinde kendisine rehberlik edecek bir Müslüman bulunmaması nedeniyle bu sürecin daha zorlu geçtiğini belirten Scott, İslam'ı tamamen kendi çabalarıyla araştırdığını dile getirdi.
ABD'den Bahamalar'a döndükten sonra yeni bir sürece adım attığını aktaran Scott, "İlk olarak Bakara Suresi'ni okumaya başladım. Sürekli ezan dinliyordum bir yandan da. Bahamalar'a döndüğümde oradaki camiye gittim ve namaz kılmayı, ibadet etmeyi ve İslam'ı büyük ölçüde kendi çabalarımla öğrendim. İslam'a girmek kolay değildi. Her şeyi değiştiren mucize bir an yok. İnsan Allah'a dönerken sorumlulukları da beraberinde geliyor ama bunun güzel tarafı da bu. İnsan İslam'la birlikte disiplin kazanıyor, hedeflerin oluyor ve hayatın yeniden inşa ediliyor" ifadelerini kullandı.
CAMİDEKİ TEK BEYAZ BENDİM
Bahamalar'daki Müslüman topluluğunun kendisini samimiyetle karşıladığının altını çizen Scott, ülkedeki ırksal ayrımlara rağmen camide gördüğü kardeşlikten etkilendiğini kaydetti.
Scott, daha sonra yaşadığı süreci şöyle anlattı: "Bahamalar'da ciddi ölçüde ırkçılık da var. Camideki tek beyaz kişi hatta tek beyaz Bahamalı bendim. Buna rağmen Müslüman kardeşler bana çok sıcak davrandılar. Bilgiyi büyük ölçüde kendi kendime öğrendim ama birkaç yıl sonra tanıştığım Yemenli bir Müslüman bana gerçek anlamda kardeşliği hissettirdi. Hikayemi dinledi, bana gerçekten değer verdi. Bence beni İslam'da en sağlam şekilde tutan şey de buydu. İnsan ruhları arasında çok nadir görülen gerçek bir sevgi hissiydi."
TÜRKİYE’Yİ ÇOK SEVİYORUM
Türkiye'nin kendisi için özel bir yere sahip olduğunu dile getiren Scott, İstanbul'a ilk geldiğinde hiç Türkçe bilmemesine rağmen insanların kendisine büyük misafirperverlik gösterdiğini anlattı.
Bahamalı İlyas Conor Scott, Türkiye'deki tecrübelerine ilişkin şunları kaydetti: "Apartman sahibim İngilizce bilmiyordu, ben de Türkçe bilmiyordum. Buna rağmen beni alıp Avrupa yakasındaki camileri tek tek gezdirdi. Bana kültürünü ve Türkiye'yi göstermek istedi. Bu beni çok etkiledi. İstanbul muhteşem bir şehir. Burada camiler, Cihangir, eğlence hayatı ve kulüpler var ama bana göre gerçek Türkiye, İstanbul'un dışında yaşayan insanların kültüründe ve samimiyetinde yatıyor. Türkiye'yi çok seviyorum ve hep geliyorum."



