• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Azgın azınlığın İskilipli kini! Önce astılar, şimdi itibar suikastı yapıyorlar

Yeniakit Publisher
2021-02-11 09:48:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Azgın azınlığın İskilipli kini! Önce astılar, şimdi itibar suikastı yapıyorlar

İskilipli Atıf Hoca, şapka kanunu çıkmadan 18 ay önce basılan “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı kitabı gerekçe gösterilerek idam edilmesine rağmen, laikçi yobazlarca “vatan haini” olarak gösterilmeye çalışılıyor. İskilipli’nin günümüzde itibar suikastına maruz kaldığını belirten tarihçiler, “Milli mücadele aleyhine tek bir açıklaması olmayan İskilipli, iftiralarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor” dedi.

1924 yılında kaleme aldığı "Frenk Mukallitliği ve Şapka" isimli küçük bir risale, dönemin Maarif Vekaleti tarafından takdirle karşılanan İskilipli Atıf Hoca, kitabın yayınlanmasından 18 ay sonra çıkarılan Şapka Kanunu gerekçe gösterilerek 4 Şubat 1926’da idam edildi. Din ve İslâm hukuku ilimleri sahasında büyük bir otorite olan Atıf Hoca, Haçlı şapkası karşısında, İslam sarığının izzet ve şerefini koruduğu için idam edilmesine rağmen, laikçi yobazlar tarafından ‘vatan haini’ olarak yaftalanmaya devam ediyor. Yunanlılara destek vermek ve uçaklardan dağıtılmak üzere İstiklal mücadelesi karşıtı bildiri yazmakla itham edilen Atıf Hoca, hakkındaki iftiraları dönemin Vakit gazetesinin 1034. nüshasında mahkeme kararıyla tekzip ettiği halde her yıl aynı yalanlarla hedef alınıyor. İskilipli Atıf Hoca’nın şehadetinden sonra bile maruz kaldığı dramla ilgili gazetemize konuşan konuşan tarihçi ve araştırmacı yazarlar, okuyucularımıza özel açıklamalarda bulundu.

İtibarsızlaştırmak istiyorlar

Tarihçi yazar Mustafa Armağan, birtakım hayali senaryolar vasıtasıyla İskilipli Atıf Hoca üzerinden Müslümanların itibarsızlaştırılmak istendiğine dikkati çekerek, şunları söyledi: “1924 yılındaki risale, bakanlık izniyle basılmıştır. Şapka kanunu 1925 yılında çıkmasına rağmen kanun geriye doğru işletilerek hukuk dramı yaşatılmıştır. Bugün bunu savunamadıkları için vatan hainliği yaftası ile durumu örtbas etmek istiyorlar. Oysa İskilipli Atıf Hoca’nın milli mücadele aleyhine bir bildiri yayınladığı yoktur. Bu bildiri iddiası o dönem ortaya atılınca hemen iki gün sonra 25 Ekim 1920 tarihinde, ‘böyle bir bildiriyle ilgimiz yoktur’ yazısını, dönemin Vakit gazetesinde tekzip yayınlatmıştır. İskilipli Atıf Hoca’nın şapka kanuna muhalefetten haksız yere asılmıştır. Bugün bunu savunamıyorlar, iftirayla itibarsızlaştırmak istiyorlar. Kimse kıvırıp da ‘Yunan uçaklarından bildiri attığı için idam edildi’ demesin. Şapka yüzünden idam edilmeyi savunamadıklarından, meseleyi vatana ihanet boyutuna getiriyorlar. Nazım Hikmet de İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanıp mahkum olmuşken, onu gizleyip sürekli olarak İskilipli Atıf Hoca’yı gündeme getirmeleri de manidar.” 

Bu iftiraları Abdülhamid döneminde de yaptılar

Araştırmacı yazar İsmail Nacar ise İskilipli Atıf Hoca’ya yapılanların, Abdülhamid dönemi de dâhil birtakım operasyonlar içerisinde olan İttihatçıların ve onların kültürüyle, kafa yapısıyla yetişenlerin öteden beri başvurdukları iftiraya dayalı siyaset anlayışından kaynaklandığını söyledi.

Nacar açıklamasında önceki gün CHP’den istifa eden Muharrem İnce’nin, Atıf Hoca’ya yönelik sarf ettiği ‘vatan haini’ sözlerine değinerek, “Muharrem İnce söylese ne olur söylemese ne olur. Ancak Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’ın önceki günkü yazısında okuduklarımı bir tarihçi olarak ilk defa duydum. Bugüne kadar İskilipli Atıf Hoca'ya pek çok iftiralar yapılmıştı. Ama böylesine temelsiz bir yakıştırmayla hiç karşılaşmamıştım” sözleriyle eleştirdi.

Acar, şöyle devam etti: “Çorum Valisi, anma törenine katılarak çok doğru olanı yapmıştır. İstiklal Mahkemeleri’nde Atıf Hoca başta olmak üzere verilmiş bir sürü haksız kararlar var. O yüzden, Atıf Hoca’nın mezarının başına milletvekillerinin ve Çorum Valisinin gitmesi, tarihle ve kendi manevi değerlerimizle barışmaktır.”

Mahkeme başkanına tarihi cevap

26 Ocak 1926 Salı günü Ankara İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanan ve 4 Şubat günü Ankara Samanpazarı Meydanı’nda asılarak idam edilen Atıf Hoca, mahkemedeki ilk savunmasında yazdığı risaleyi kanunun çıkarılmasından önce yayınlamış olduğunu, içerikleriyle ilgili görüşlerinden vazgeçmemiş olduğunu, bununla birlikte kanuna karşı bir harekette bulunmadığını beyan etti. Mahkeme başkanının şapka ve sarığı karşılaştırarak, ikisinin de bez parçasından ibaret olduğunu söylemesine karşılık Atıf Hoca, hakime arkasındaki bayrağı göstererek, onun hammaddesi ile İngiliz bayrağının hammaddesinin aynı olduğunu ancak birinin Türk, diğerinin ise İngiliz bayrağı olduğunu söyleyerek tarihi bir cevap vermişti.
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Arif

İskilipli hocanın ruhu şad olsun allah rahmet eylesin

Aaaaa

Atıf hocam Allah rahmet eylesin biz kimlerin vatan haini dinsiz olduğunü biliyoruz hocam sen rahat uyu
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23