Azeri analist yazdı! Batı Azerbaycan topraklarının sürgün tarihi
Batı Azerbaycan topraklarında üç aşamada uygulanan sürgün politikalarının en karanlık dönemi olan 1948-1953 sürgünü, Ermenistan'ın genişleme stratejileri ve Sovyet yönetiminin kararlarıyla binlerce Azerbaycanlıyı yurtlarından kopardı. Kafkasya Bölgesi Uzmanı Hasan Ahmadov, Stalin dönemi kararnameleriyle meşrulaştırılmaya çalışılan ve 1948-1953 yılları arasında zirveye ulaşan zorunlu göç ve sürgün politikalarının tarihi arka planını kaleme aldı.
Batı Azerbaycan topraklarında 20. yüzyıl boyunca uygulanan sistematik sürgün politikaları, binlerce Azerbaycanlının tarihi topraklarından koparılmasıyla sonuçlandı. Temel olarak üç ana döneme (1905-1918, 1948-1953 ve 1987-1991) ayrılan bu sürecin en trajik aşamalarından biri olan 1948-1953 sürgünü, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Ermeni milliyetçilerinin Sovyet lideri Josef Stalin ile yürüttüğü stratejik görüşmelerle şekillendi. Kafkasya Bölgesi Uzmanı Hasan Ahmadov, Sovyet hükümetinin "pamuk üretimi için iş gücü ihtiyacı" bahanesiyle maskelediği ve 100 binden fazla Azerbaycanlıyı Kür-Aras Ovalığı'na sürgün eden kararların perde arkasını ve tarihi gerçeklerini analiz etti.
İşte Ahmadov'un yazısı:
Batı Azerbaycan topraklarında uygulanan sürgün politikaları temel olarak üç ana aşamaya ayrılmaktadır: 1905-1918, 1948-1953 ve 1987-1991 yılları. Bu sürgünler sonucunda binlerce Azerbaycanlı katledilmiş ve doğup büyüdükleri tarihi topraklarından göçe zorlanmıştır. 19. yüzyılın sonlarına ait istatistiki verilere göre, Dereleyez kazasında 154 köy bulunmaktayken, bunlardan 45’i 1905-1907 olayları sırasında tamamen yıkılıp yok edilmiştir.
Sovyetler Birliği’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan (1939-1945) zaferle çıkmasının ardından Ermeniler, milliyetçi politikalarını sürdürmeye devam etmişlerdir. 19 Nisan 1945 tarihinde Eçmiadzin Kilisesi Başpiskoposu Gevorg Çorekçiyan, Sovyet lideri Josef Stalin ile bir araya gelmiştir. Bu görüşmenin ardından, 100.000 Ermeni’nin Batı Azerbaycan topraklarına göç ettirilmesi ve bölgedeki Azerbaycanlıların ise sürgün edilmesine yönelik karar alınmıştır. Sovyet hükümeti bu zorunlu göçü, Mingeçevir Barajı’nın inşasından sonra Azerbaycan SSC’nin Kür-Aras Ovalığı’ndaki pamuk üretimi için ortaya çıkan iş gücü ihtiyacı bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışmıştır.
15 Mayıs 1945’te Ermenistan Komünist Partisi Merkezi Komite Birinci Sekreteri Grigori Arutinov, Stalin’e bir mektup göndererek yurt dışında yaşayan Ermenilerin Ermenistan’a geri getirilmesini talep etmiştir. Arutinov, 27 Ekim’de Stalin ile yaptığı görüşmede ayrıca Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi’nin (DKÖB) Ermenistan’a bağlanması teklifini sunmuştur. Bu teklif, Azerbaycan Komünist Partisi Merkezi Komite Birinci Sekreteri Mir Cafer Bağırov’u iletilmiştir. Bağırov, Ermenistan SSC sınırları içinde yer alan ve yoğun olarak Azerbaycanlıların yaşadığı Azizbeyov, Vedi ve Karabağlar rayonlarının (Şuşa hariç) Azerbaycan SSC’ye bağlanması şartıyla bu teklifi değerlendirebileceğini bildirmiştir. Bağırov’un bu haklı ve kararlı talebinin ardından toprak iddiası meselesi rafa kaldırılmış, ancak bunun yerine Azerbaycanlıların Batı Azerbaycan’dan sürgün edilme süreci başlatılmıştır.
19 Ekim 1946’da SSCB Yüksek Sovyeti, yurt dışındaki Ermenilerin Ermenistan’a göç ettirilmesine izin veren bir kararname yayımlamıştır. Yapılan araştırmalar; Suriye, Yunanistan, Lübnan, Irak, Bulgaristan ve Romanya’dan Ermenistan’a 50.900 Ermeni’nin getirildiğini göstermektedir. Bu göç politikasının devamı olarak 1947 yılında Filistin, Suriye, Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan, Mısır ve Irak gibi ülkelerden 35.400 Ermeni daha Ermenistan’a yerleştirilmiştir. İstatistiki veriler, 1946-1949 yılları arasında toplam 96.000 Ermeni’nin Ermenistan’a göç ettiğini, bunların büyük bir kısmının Erivan ile Nor-Areş, Zeytun ve Nor Kilikya gibi bölgelere yerleştiğini ortaya koymaktadır.
23 Aralık 1947’de SSCB Bakanlar Kurulu, "Ermenistan SSC’deki Kolhozçuların ve Diğer Azerbaycanlı Nüfusun Azerbaycan SSC’nin Kür-Aras Ovalığı’na Göç Ettirilmesi Hakkında" başlıklı bir karar kabul etmiştir. Söz konusu karar, Ermenistan SSC’de yaşayan 100.000 Azerbaycanlı kolhoz işçisi ve diğer bölge sakinlerinin 1948-1950 yılları arasında, sözde "gönüllülük esasına göre" Azerbaycan SSC’nin Kür-Aras Ovalığı’na sürgün edilmesini öngörmekteydi. Plana göre 1948 yılında 10.000, 1949 yılında 40.000 ve 1950 yılında ise 50.000 kişinin göç ettirilmesi hedeflenmiştir.
Kararın 11. maddesi, Ermenistan SSC’ye, boşaltılan mülkleri ve evleri yurt dışından göç eden Ermenilere tahsis etme yetkisi vermiştir. Sovyet hükümeti, ilk etapta belirlenen 100.000 Azerbaycanlıyı sürgün etme hedefine tam olarak ulaşamayınca, 1951-1955 yılları arasında 15.000 Azerbaycanlının daha sürgün edilmesine karar vermiştir. 1948-1953 yılları arasında gerçekleştirilen bu büyük sürgün; Çeçenlerin, İnguşların, Balkarların, Karaçayların ve diğer etnik toplulukların Kazakistan ile Orta Asya’ya sürülmeleriyle aynı mahiyette ve trajik ölçektedir.
1953 yılında Stalin’in ölümü ve yurt dışındaki Ermenilerin Ermenistan’a göç etme konusundaki isteksizliği bu süreci zayıflatmıştır. Bu tarihi sürgüne yönelik ilk hukuki ve siyasi değerlendirme, 18 Aralık 1997 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Ümummilli Lider Haydar Aliyev tarafından yapılmıştır. Aliyev, Azerbaycanlılara karşı işlenen bu suçların araştırılması, bu tarihi faciaya resmi ve hukuki bir statü kazandırılması ve sürgün konusunun uluslararası topluma duyurulması amacıyla bir devlet komisyonu kurulmasını öngören tarihi kararnameyi imzalamıştır.
