Avukat Ali Cahit Polat: Aile konusunda alarm zilleri çalıyor!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye’nin aile politikaları ve mevcut nafaka yasasıyla ilgili yeniakit.com.tr’ye önemli açıklamalarda bulunan Av. Ali Cahit Polat, “6284 sayılı özel ceza yasası aile kurumunun insicamını bozuyor. En az 3 çocuk isteği bu yasalarla mümkün değil. Süresiz nafaka azami 1 yıl ile sınırlandırılmalıdır” dedi.
Hakan Öztürk Ankara
Mahalli İdareler Genel Seçimleri nedeniyle çalışmalara 24 Şubat Pazar günü ara verilen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 23 Nisan Salı günü özel gündemle açılacak. Meclis’in açılmasıyla birlikte süresiz nafaka meselesi de gündemin ana maddelerinden biri olacak. Peki, TBMM’de görev yapan milletvekilleri süresiz nafaka konusunda nasıl bir yol izlemeli? Avukat Ali Cahit Polat, Türkiye’nin aile politikaları ve mevcut nafaka yasasıyla ilgili yeniakit.com.tr’ye önemli açıklamalarda bulundu.
6284 sayılı özel ceza yasası aile kurumunun insicamını bozmuştur
Aile politikaları ve mevcut nafaka yasası nasıl bir mağduriyet ortaya çıkardı bugüne kadar?
Öncelikle evliliklerin ve ailenin yeni yasalar ve uygulamaları karşısında düştüğü hazin durumu anlatmamız gerekmektedir. Anayasa’da aile, “Türk toplumunun temelidir.” (m.141) şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak, 2002 yılında yürürlüğe giren Yeni Medeni Kanun, 2005 yılında yürürlüğü giren Ceza Kanunu, 2010 yılında yapılan referandumla Anayasanın 10. Maddesinde yapılan değişiklikle kabul edilen pozitif ayrımcılık ilkesi, yargıda “kadının beyanı esastır “ anlayış ve uygulaması, 2011 yılında imzalanan İstanbul Sözleşmesi ve 2012 yılında yürürlüğü giren 6284 sayılı özel ceza yasasının ilgili bölümleri aile kurumunun insicamını bozmuş, disiplini sağlanamaz hale getirmiştir.
En az 3 çocuk isteği bu yasalarla mümkün olmayacaktır
Araştırmalara baktığımız zaman evliliklerin azaldığını ve boşanmaların arttığını görüyoruz. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Boşanmaların arttığı doğru. 14.05.2016 tarihli Meclis Araştırma Komisyon raporunda Evliliklerin azaldığı ve boşanmaların arttığı açıklanmıştır. Evliliklerin yıllar içerisinde azaldığı, boşanmaların arttığı ve evlilik yaşının yükseldiğini TÜİK’in istatistik verileri de doğrulamaktadır. Evliliklerde 1-5 yıl aralığında boşanma oranı % 35.5 seviyesine çıkmıştır. Ülkemizde, evlilik yaşı kadınlarda ortalama 24,erkelerde 28 yaşına yükselmiştir. Yasal evlenme yaşı 2 yaş büyütülmüştür. Evlilik oranında azalma ve boşanma sayılarında artışla birlikte aile kurumu zayıflamaktadır. Yasaların uygulanması sonucu EVLENMEK ağır riskler taşıdığından kaçınılmaktadır. Evlilik dışı ilişkilere yönelme arttığından sağlıklı bir nesil oluşamayacaktır. En az 3 çocuk isteği bu yasaların uygulamaya devam edilmesi karşısında mümkün olamayacaktır.
Süresiz nafaka veya yoksulluk nafakasıyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Yoksulluk nafakası (Medeni kanun 175. m) evli eşler arasında geçerli olan ve boşanmadan sonra devam eden bir hukuk kurumudur. Yoksulluk nafakası 1988 yılından önce 1 yıl olarak uygulanıyordu . Türk Medeni Kanun’unda 12. Mayıs.1988 yılında yapılan değişiklikle SÜRESİZ hale getirilmiştir. 2002 yılında kabul edilen yeni Türk Medeni Kanununda da aynı görüş kabul edilerek süresiz nafaka uygulaması devam ettirilmiştir. Yoksulluk nafakası ile birlikte boşanma aşamasında TEDBİR NAFAKASI ve müşterek çocuklar için İŞTİRAK nafakası düzenlenmiştir. Tüm bu nafaka yükümlülüklerini yerine getirmeyen nafaka borçlusu hakkında alacaklının şikayeti üzerine İcra ve İflas kanunu 344. M. Gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine karar verileceği hükmü mevcuttur.
Yoksulluğun ortadan kalktığının kanıtlanması…
Yoksulluk nafakasının azaltılması mümkün değil mi?
Boşanma davası açılması ile birlikte kadın ve çocuklar lehine tedbir nafakası, boşanma ile birlikte yoksulluk ve iştirak nafakası kararı verilmektedir. Yoksulluk nafakası süresiz olarak verilmektedir. Yoksulluk nafakasının azaltılması mümkün olmakla birlikte uygulamada pek karşılığı bulunmamaktadır. Kaldırılması ise yoksulluğun ortadan kalktığının kanıtlanması ve kadının evlenmesi ile mümkün olabilmektedir.
Süresiz nafaka adaletsizliğe yol açıyor
Milyonları ilgilendiren süresiz nafaka önümüzdeki günlerde Meclis’in gündemine gelecek. Sizce nasıl bir nafaka yasasını Meclis gündemine almalı?
Boşanma davalarında yoksulluk nafakaları SÜRESİZ verilmektedir. Diğer ülkelerde (Almanya ve Hollanda ) evlilik süresi dikkate alınmaktadır. Süresiz nafaka adaletsizliğe yol açtığı gibi erkek için yeni aile kurulmasına mani olmaktadır. Kadın bakımından ise haksız bir gelir kapısı oluşturmaktadır. Nafaka borcunu ödemeyenlere İcra İflas Kanunu 344 md. gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi düzenlenmiştir. Boşanma davalarında çocukların velayeti (akıl hastalığı ve/veyahut haysiyetsiz bir hayat yaşadığı kanıtlanmadan) anneye verilmektedir. Velayetle birlikte iştirak ve tedbir nafakalarına hükmedilmektedir. Nafaka miktarları genellikle eş/babanın ödeme imkanlarını zorladığından ödemede gecikme nedeniyle hapis kararı ile sonuçlanmaktadır. Eş/baba ayrıca çocuğunu kararda açıklanan günlerde icra uygulamaları sonucunda görebilmektedir. Anne çocuk adına aldığı nafakayı herhangi bir denetim sağlanmadığından keyfi olarak kullanabilmektedir.
Nafaka süresi azami 1 yıl ile sınırlandırılmalıdır
Nafaka tartışmalarında özellikle süre konusunda değişik görüşler dile getiriliyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Yoksulluk nafakası bağlanan bir kısım kadınlar süresiz nafaka haklarının ortadan kalkmaması için kayıt dışı çalışmakta, mal varlıklarını ve gelirlerini gizlemektedirler. Süresiz nafaka almaya devam etmek amacıyla yeni bir evlilikten kaçınarak evlilik dışı ilişkiler yaşanan örneklerle karşılaşmaktayız. Bu uygulamalar sonuç itibariyle ahlaki çöküntüye , husumete ve şiddetin artmasına sebebiyet vermektedir. Pozitif ayrımcılık ve kadının istihdamı politikaları da dikkate alınarak yoksulluk nafakası azami 1 yıl ile sınırlandırılmalıdır. Çocuklar adına hükmedilen iştirak nafakası da denetim altına alınarak, nafakaya karar veren Mahkeme veyahut Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının İl Müdürlüklerinde oluşturulacak birimler aracılığı ile her yıl alınan nafaka bedellerinin harcama dökümlerinin sunulmasının sağlanarak denetim altına alınmalıdır. Nafaka bedelini amacına aykırı kullanan hakkında cezai yaptırım uygulanarak çocukların istismarı engellenmelidir.
Süresiz nafakaya 5 yıl süre getirilmesi evlilikleri imkansız hale getirir
MHP’nin kanun teklifine göre süresiz nafakaya 5 yıl sınırı getirilmesi düşünülüyor. Siz bu süreyi doğru buluyor musunuz?
Süresiz nafakanın 5 yıl gibi uzun bir süre devamı dahi yeni evlilikleri imkansız hale getirecektir. Haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır. Nafaka kararları ödeme güçlüğüne sebebiyet verdiği gibi ceza yaptırım karşısında kişinin çalışma özgürlüğünü de ortadan kaldırmaktadır. Boşanma esnasında işi ve geliri bulunan erkeğin işini veya gelirini kaybetmesine rağmen nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Duruşmada “ .. işten çıkarıldım, gelirim yok..” nafakanın kaldırılmasını talep eden erkeğe, “.. bir ip al, hamallık yap , nafakanı öde..” diyen sesi unutamıyorum.
Boşanmaların kolaylaştırılması evliliklerin artmasına neden olacaktır
Boşanmaların daha da kolaylaştırılması gerektiğini mi düşünüyorsunuz?
Elbette...Boşanmaların kolaylaştırılması evliliklerin artması sonucunu doğuracaktır. Katolik İtalya’da kiliseye rağmen yasal bir düzenleme ile boşanma süresini 3 yıldan 6 aya indirmiştir. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte evlenenlerin sayısında ciddi artışlar olmuştur. “Giornale gazetesi baş sayfadan verdiği haberde "Boşanmak kolaylaştığı için evlenenler arttı" başlığını kullandı. Il Messaggero da, "Hızlı boşanmanın da sayesinde evlilik yeniden moda oldu" diye yazdı.
YARIN: Feminist örgütler aile kurumuna neden karşı?