Değişim ve istifa çağrılarına kulak tıkayarak onurlu bir şekilde CHP Genel Başkanlığı koltuğunu terk etmek yerine, diğer seküler yobazların yaptığı gibi Atatürk’ün arkasına sığınıyor.
HABER MERKEZİ
Değişim ve istifa çağrılarına kulak tıkayarak diğer seküler yobazlar gibi Mustafa Kemal’in arkasına sığınan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, onurlu bir şekilde koltuğu terk etmek yerine istifa çağrılarını savuşturmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimlerinde Başkan Recep Tayyip Erdoğan’dan fark yiyerek hezimete uğrayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, parti üyelerine seçimdeki başarısız sonuç sonrası bir mektup gönderdi.
Tabanı uyutmaya devam ediyor
Herkesi uyutmaya çalışan Kılıçdaroğlu, CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘değişim’ talebiyle başlayan genel başkanlıktaki koltuk kavgasında “Mücadelemizi eskisinden daha güçlü sürdürmek zorundayız” ifadeleriyle partinin başında yola devam edeceğini ilan ederek bir sonraki seçimler içim mücadeleyi daha güçlü sürdürme çağrısında bulundu.
Atatürk'ün arkasına saklandı
Kimsenin umutsuzluğa kapılmamasını isteyerek “Daha büyük bir güç ve azimle çalışılması” talebinde bulunan ve Kılıçdaroğlu, diğer seküler - laikçi yobazlar gibi alıntılar yaptığı Mustafa Kemal’in arkasına saklanarak suçunu bertaraf etmeye çalıştı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, mektupta şunları kaydetti: “Cumhuriyet tarihimizin en kritik seçimlerinden birini geride bıraktık. Karanlığın baskının iftiraların yanında yalanların, hilelerin ve hukuksuz bir biçimde devlet olanaklarının kullanıldığı adaletsiz bir seçimden çıktık. Süreç çalıştığımız beklediğimiz ve dilediğimiz gibi sonuçlanmadı. Demokrasi mücadelemizde birlikte yol almak için gösterdiğiniz büyük çaba ve kararlılığın çok değerli olduğunu bilmenizi isterim. Elini taşın altına koyma cesareti gösteren sizler sayesinde partimiz daha da güçlendirmektedir.
Pişkin PİŞKİN ‘hak, hukuk ve adalet’ dedi
“Adil ve özgür bir Türkiye için hak, hukuk ve adalet için mücadelemizi eskisinden daha güçlü sürdürmek zorundayız. Bu tarihin bize yüklediği bir sorumluluktur. Bu nedenle partimizin hedefine daha büyük kararlılıkla ulaşmasını sağlayacak adımları hep birlikte atacağız. Atatürk’ün ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim’ sözü partimize gönül vermiş olanların hiç unutmaması gereken temel bir ilkedir.”