• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Asıl faiz artışları ülkeyi batırmış

Yeniakit Publisher
2021-11-24 10:39:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Asıl faiz artışları ülkeyi batırmış

‘Faizin düşürülmesi, hayat pahalılığına neden oluyor’ söylemlerinin aksine, AK Parti dönemi öncesi yüksek faiz uygulaması olduğu halde enflasyon yüzde 90’lara dayanıyordu. Ekonomistler düşük faiz politikasının üretime zemin hazırladığını vurguluyor.

HAKKI BİLİR  İSTANBUL

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP önderliğindeki zillet ittifakının, dış kaynaklı operasyonlarla yükselen enflasyonu, Başkan Erdoğan’ın yürüttüğü faiz karşıtı politikaya bağlama çabalarının bütünüyle yalan olduğu ortaya çıktı. AK Parti öncesinde yüzde 5 binlere varan faiz oranlarına rağmen enflasyonun yüzde 200’lere yaklaştığı öğrenildi. 1996 yılında yüzde 80 oranındaki mevduat faizine rağmen enflasyonun yüzde 80 olduğu, 1997’de faiz kurunun yüzde 115’e yükseltildiği enflasyonun ise yüze 99’a tırmandığı bildirildi. 1998’de faiz yüzde 120’yken, enflasyon yüzde 70, 1999’da yüzde 40 iken enflasyon yüzde 69, 2000 yılında ise yüzde 2500 olan faize rağmen enflasyonun yüzde 39’a çıktığı öğrenildi. 2001 yılında faiz yüzde 5000 iken enflasyonun yüzde 96 bandında seyrettiği, 2002 yılında yüzde 50 olan faiz kuruna rağmen enflasyonunu yüzde 30 bandında olduğu kaydedildi.

Üretim odaklı büyüyoruz

Ekonomist CFO Mustafa Özbay, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yatırım, istihdam, sanayileşme, ihracat ve global ölçekli firmalar oluşturmanın önündeki en büyük engel tamamen yüksek faizdir. Günümüzde yüksek faizin hiçbir ekonomik gerekçesi bulunmamaktadır. Yüksek kur, düşük faiz politikaları birçok gelişmiş ülkede rahatlıkla uygulanabilirken söz konusu Türkiye olunca büyük yaygaralar koparılmasının hiçbir temel dayanağı bulunmamaktadır. Dışa bağımlılıktan kurtulma ve ihracatın ithalatı karşılama oranlarında en uygun yerlere gelinmesi ancak düşük faizlerle gerçekleştirilebilmektedir. Ekonomik anlamda önümüze gelen tarihi fırsatı engelleme gayretinde olan odaklar faiz indirimine aşırı bir tepki göstermektedirler. Yüksek faiz ile ekonomik kalkınmanın gerçekleşemeyeceği görüşü dünya ekonomilerinde hakimdir. Söz konusu Türkiye iken farklı söylemlerde bulunulması kabul edilebilir bir durum değildir. Bunun yanında düşük faizlerle ihracatçıların ve yatırımların desteklenmesi durumunda önümüzdeki 5 yıl içerisinde hem ihracat hem de GSYİH’da yepyeni rekorlara imzalar atılabilir.”

Halka umutsuzluk aşılıyorlar!

Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Toplum Bilimci Prof. Dr. Ahmet Akın da, şunları söyledi: “Küresel güçler, kuvvetli bir Türkiye’yi istemiyor. Halkımızın bunu iyi analiz etmesi lazım. Biz bağımsızlıkla ilgili adımlar attıkça, ‘söz konusu vatandır gerisi teferruattır’ dedikçe küresel güçler operasyon çekiyor. Lakin muhalefet bunu böyle lanse etmek istemiyor. Muhalefet halka umutsuzluk aşılayarak iktidarı itibarsızlaştırmak istiyor. Bunun tutar yanı yok. Bir vatan mücadelesi veriyoruz. Bugünkü konjonktürü bu perspektiften okumalıyız. Muhalefet ekonomi ile görüşürken, dünyada sanki her şey güllük gülistanlık da bizim ülkemizde sorun var gibi algı yürütüyorlar. Lakin gerçek bunun çok dışında. Türkiye küresel sisteme başkaldırıyor. Ülkenin dizginlerini tam olarak ele almak gerekiyor. Kaldı ki kısa vadede enflasyonda bir artı, olsa da ihracatta müthiş bir artış söz konusu.”

Milletimiz geçit vermeyecek

Sosyolog İsmail Öz ise, şunları ifade etti: “Bugün yapılması gereken şey bu ülkeye güvenmek ve gündemi havayı toz-dumana boğmak isteyenlere, suyu bulandırma çabalarına kaptırmamaktır. Küresel gerçekleri, tehditleri bir kenara itilerek, bütün bu yaşananların ülkenin kendi dinamikleri ve yönetim zaafı ile ilgili olduğunu iddia etmek, hiçbir insaf kriteriyle bağdaşmıyor. Ülke batacak, yanacak, yıkılacak diyenler her dönemde, işte bu ülke insanının derin tarihsel kodları tarafından hep yanıltılmıştır. İktidar bekleyenlerin, gündemi manipüle ederek belirsizlik oluşturmaya çalışması ve bulanık suda balık avlama düşüncesi anlaşılabilir bir durumdur. Para piyasalarıyla ilgili insan ürünü psikolojik, sosyolojik, kültürel bütün faktörlerin dışarda bırakıldığı standartlaştırılmış, lineer yorumlarına alıştığımız yorumcular, tabir yerindeyse bir duvara toslamış gibiler.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Emrk

Vatandaşın aldığı faizi düşür doları 13 yap uzun vadeli devlet faizi % 20 leri bulmuş bu kime çalışmak demek vatandaş bankadaki parasını dolara çeviriyor haklı olarak bankadan kredi alıp dolara yatıranlar var MB olağan dışı hareketlere müdahale var diyor dolar 2 saatte %20 artmış bu normalmi piyasada 1500 yakın ilaç yok şu an itibariyle benzine 1 tl mazota 90 krş LPG ye 65 krş Zam çiftçi tarlamı sürer faiz +eflasyonmu yoksa dolar+eflasyonmu

Neco

Şimdimi aklınıza geldi bu.gecen yıl faiz yüzde 19 olduğunda neredeydiniz
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23